Sağlık Emekçileri, Ankara'da buluşacak "Krizin faturası emekçilere çıkartılamaz"

12.04.2019         

Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Çanakkale Şubesi Yönetim Kurulu tarafından, ekonomik krizin sağlık emekçileri üzerindeki olumsuz etkileri ile ilgili açıklama yapıldı. Emekçilerin yoksulluk sınırı altında yaşadığı belirtilen açıklamada, sağlık emekçilerinin talepleri sıralandı. Açıklamada; "11 Mayıs'ta ülkenin dört bir yanından gelen emekçilerle; fiili hizmet süresi zammı, 3600 ek gösterge ve en az temel ücret 6 bin 500 TL olsun diye Ankara?da bir buluşma gerçekleştireceğiz" denildi.

  Ekonomik krizin etkileri emekçileri üzerindeki olumsuz etkilerini gösterirken, emekçiler krizin faturasının kendilerine kesilmek istendiğini belirterek konuyla ilgili açıklama yapmaya devam diyorlar. SES Çanakkale Şubesi Yönetim Kurulu sağlık emekçilerinin yoksulluk sınırı altında yaşamak zorunda kaldığı,  fiili hizmet süresi zammı, 3600 ek gösterge ve en az temel ücretin 6 bin 500 TL olması talepleri ile Ankara’da bir araya gelecekleri açıklamasında bulundular.  Sağlık ve sosyal hizmetler alanında çalışanların temel ücretlerinin 2015 Temmuz’undan bugüne ortalama 270 dolar ile 373 dolar arasında bir kayıp yaşandığı ifade edilen açıklamada; “Ek ödemelerinin/ döner sermaye ödemelerinin emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle de ücretlerimizde ciddi oranda azalma olmaktadır” denildi.  Açıklamada ayrıca; “Performansa göre ücretlendirme politikalarından vazgeçilmeli, ek ödeme ve performans ödemeleri yerine insanca yaşamaya yetecek temel ücret belirlenmelidir” ifadelerine yer verildi.  TÜİK verilerine göre sağlık emekçilerinin yoksulluk sınırı altında yaşadığı belirtilen açıklamada; “Ekonomik kriz ile artan hayat pahalılığı milyonlarca emekçinin yaşamını alt üst etmeye devam ediyor. TÜİK’in ve sendikaların yapmış olduğu araştırmaların sonuçlarını da göz önüne aldığımızda sağlık ve sosyal hizmet emekçileri,  yoksulluk sınırının altında ücret alıyor. Yoksulluk sınır altında almış olduğumuz ücretlerimiz her gün erirken, gelirimizin büyük bir bölümü de temel gıda maddelerinin yanı sıra elektrik, su, doğalgaz gibi tüketim maddelerine gitmektedir. Her gün elektrikten doğalgaza, benzinden temel gıda maddelerine yapılan zamlarda göstermektedir ki, emekçilerin yaşadığı enflasyon resmi kaynaklarca açıklanan enflasyon rakamlarının kat be kat üstündedir. Yaşadığımız yüksek orandaki enflasyon ve buna bağlı olarak temel tüketim maddelerine yapılan zamlar ücretlerimizin erimesine neden olurken, ücretlerimizin iyileştirilmesi talebimiz ise bizlere döner sermaye ödentileri gösterilerek ya reddediliyor ya da toplu sözleşme masasında yandaş sendika ile birlikte düşük oranda zamlarla geçiştiriliyor” denildi.

 
“Çalışanların temek ücretleri 270 dolar ile 373 dolar arasında bir kayıp yaşamıştır”
Döner sermaye ve temel ücretlerin ger geçen gün erimeye devam ettiği ifade edilen açıklamada; “Sağlık alanında çalışanlar arasında çalışma barışının bozulmasına, adaletsiz katsayı hesaplamalarıyla gelir eşitsizliğinin derinleşmesine ve sağlık hizmeti sunumunun dengesinin bozulmasına neden olan ek ödeme/döner sermaye ödemeleri emekliliğe yansıtılmazken son zamanlarda artık ‘gelirler azaldı’ denilerek ya komik rakamlarla ifade ediliyor, ya da hiç ödenmiyor. Üniversite Hastaneleri’nin büyük bir bölümünde döner sermaye ödemeleri sıfırlanmışken, nöbet ücretleri ödenmezken, Eğitim ve Araştırma Hastaneleri’nde ise döner sermaye ödentilerinde büyük oranda düşüşler olmaktadır. Gün geçtikçe de döner sermaye ödemelerindeki sorunlar artarak devam etmekte, tüm emekçileri kapsayan bir sorun alanı oluşturmaktadır.   Ek ödemelerde durum böyleyken temel ücretlerimizde de erime her geçen gün devam etmektedir. Sağlık ve sosyal hizmetler alanında çalışanların temel ücretleri 2015 Temmuz’undan bugüne ortalama 270 dolar ile 373 dolar arasında bir kayıp yaşamıştır. Emekli olduğumuzda ise, ek ödemelerinin/ döner sermaye ödemelerinin emekliliğe yansıtılmaması nedeniyle de ücretlerimizde ciddi oranda azalma olmaktadır. Emekli maaşlarımızdaki bu düşüş, insanca yaşamaya yetecek düzeyin çok be çok altına ücret almamıza neden olması nedeniyle ağır ve tehlikeli iş koşullarına rağmen emekli olmaktan imtina ediyoruz. Bu nedenle; Performansa göre ücretlendirme politikalarından vazgeçilmeli, ek ödeme ve performans ödemeleri yerine insanca yaşamaya yetecek temel ücret belirlenmelidir. Ancak bu süre içerisinde de; Bu güne kadar ücretlerimizde yaşanan kayıplar ek zam ile karşılanmalı, gasp edilen döner sermaye ödentileri de faizleri ile birlikte ödenmeli. Sabit ödemelerde enflasyon farkı ödenmeli, iki katına çıkarılarak maaşa ve emekliliğe yansıtılmalı. Maaş hesaplamalarımız Sayıştay’ın ifadesi ile ‘çok karmaşık’tır. Bu karmaşıklık ortadan kalkmalı, tüm ücretlerimiz temel ücret olarak ödenmeli ve TÜİK’in Eylül 2018 için açıkladığı yoksulluk sınırı 6 bin 167 TL, Türk İş’in Aralık 2018 için açıkladığı yoksulluk sınırı 6 bin 322 TL olması nedeniyle sağlık ve sosyal hizmet işkolunda çalışan bir emekçinin bugün için alması gereken en az temel ücret 6.500 olmalı ve tüm ödemeler emekliliğe yansıtılmalıdır” denildi. 
 
“İnsanca yaşamı içeren taleplerimizin de bir an önce karşılanmalı”
Açıklamada son olarak; “Yaşanan krizin faturasının emekçilere kesilmek istendiği bu günlerde sağlık ve sosyal hizmet emekçileri sendikası olarak krizin faturasının krizi yaratanlar tarafından karşılanması, insanca yaşamı içeren taleplerimizin de bir an önce karşılanması için siyasi iktidarı uyarıyoruz. Bugün insanca yaşamaya yetecek ücret için yapmış olduğumuz açıklamayı burada bitirirken, 11 Mayıs’ta ülkenin dört bir yanından gelen emekçilerle; Fiili hizmet süresi zammı, 3600 ek gösterge ve en az temel ücret 6.500 TL olsun diye Ankara’da bir buluşma gerçekleştireceğiz. Tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini SES’siz kalmamaya, hakları için mücadeleye davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi. 
(Eren Aşnaz)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

İKİ ACI KAYIP..
10.07.2019    664