Sefalet ve cehalet

01.10.2019         

Viktor Hugo şöyle söylemiş; 'Sefalet, sadece bir sınıfın malı veya kaderi değildir. O, bütün insanlığın ve içinde sefaletin kol gezdiği cemiyetlerin ayıbıdır.

  Eğer bir evde sefalet varsa, bir aile yoksulluğun, cehaletin, düşkünlüğün korkunç pençelerinde can çekişiyorsa; bundan sırası ile o evin komşuları, o mahallenin sakinleri, o şehrin kalabalıkları, o memleketin devleti sorumludur.’

**
Sefaletin ve cehaletin baş rol oynadığı ülkelerin gelecekle ilgili planlamaları da doğal olarak sağlıksız olacaktır.  Viktor Hugo’nun bu sözlerini okurken, takdir edersiniz ki aklıma bizim ülkemiz geldi, sonra sefaleti tartışma hakkımı bilahare kullanmak üzere bir kenara bırakıyorum. Asıl sıkıntının cehalet olduğu konusunu tartışmanın daha yararlı olacağına inanıyorum. Sanırım bu konuda hemfikiriz. 
Sefaletin giderilmesi, ortadan kaldırılması mümkün olabilir. Cehalet böyle bir şey değil, cehalet kalıcı genetiklerin ürünüdür. 
Cehaletin tarihsel geçmişi çok eskiye dayandığından hem sefalet içindekini hem de şatafat içinde yaşayanları etkisi altında tutabilir. 
Söylenmiş sözlerin bir kısmına baktım. 
Mustafa Kemal Atatürk şöyle demiş; 
‘Efendiler asıl düşmanımız cehalettir.’ 
Büyük adammış, boşuna etmemiş bu lafı. 
Alt başlıklar ise şöyle anlatıyor cehaleti;
Cahil sual sormaz. 
Cehalet gönüllü talihsizliktir.
Cahiller cesur olurlar. 
Cehalet korkunun anasıdır. ...
Cahil sulak alanda bile susuzdur. ...
Herkes cahildir ama farklı konularda. ...
Cahillik dertlerimiz için etkisiz bir ilaçtır. ...
Cahil olanların merhameti ve lütfu azdır.
Yazıyı yazmamın hiç bir kuralı yok. Başıboş bir yazı yazmak istedim, ortaya. Cehaletten de sefaletten de sorumlu olanlara pay biçmek için.

762

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER