Sıra 14 yabancıda...

23.11.2020         mail@canakkaleolay.com



Zamanın Futbol Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören`in, Fatih Terim patentli yabancı kontenjanına onay vermesiyle yürürlüğe giren Süper Lig takımlarındaki 14 yabancılı dönem maalesef devam ediyor. Oysa ki, köprünün altından çok sular aktı. Takımlarımıza şöyle bir göz taraması yaptığımızda önemli değişiklikleri görebiliyoruz. Yıllardan buyana Türk Futbolu`nda Teknik Direktör olarak görev yapan yabancılar, şimdilerde yok denecek kadar azaldı. Çaykur Rizespor, Gaziantep FK ve Yukatel Denizlispor dışında tam 18 takımın çalıştırıcısı Türk hocalardan oluşuyor. Milli Takımla birlikte futbolumuzun lokomotifleri olan 4 büyüklerin başında yerli çalıştırıcıların bulunması insana ayrıca gurur veriyor. Değişim, elbette Teknik Adamlar`la sınırlı değil. Süper Lig takımlarının kalecileri yıllarca yabancılardan seçilirken, şimdi roller çok farklı. Artık, kulüp yönetimleri yerli kalecileri tercih ediyor. Anlaşıldı ki, Türk kaleciler yabancı meslektaşlarından daha yetenekli. İftiharla söylemek gerekiyor ki, 4 büyüklerin kalesini de yine yerli file bekçileri koruyor. Bu konuda, TFF`yi, Sistemi ve Kaleci Antrenörlerini kutlamak gerekir. Kalecilerin geldiği bu başarı noktasında futbolun unsurlarının önemli katkıları bulunuyor. Şimdi ise sıra 14 yabancı kontenjanına geldi. Hoca ve kaleci sorununu yerliden yana kullananlar, Türk Futbolu`nda 14 olan yabancı sayısını indirime giderek, çözemez mi? Elbette çözer. İlerleyen sezonları düşünerek, bunu yapmalıdır da. En çok 3 yıl içinde bu rakam minumuma düşmelidir. Futbol severler 11 yabancı oyuncu ile sahaya çıkan takım istemiyorlar. Dikkat ederseniz, sahaya tamamen yabancı oyuncu kadrolarıyla çıkan 4 büyüklerin futbolcularında, renk aşkı, takım ruhu, taraftarın mutluluğu, kulübün geçmişi ve hedefleri göz ardı ediliyor. Hemen herkes seramonide İstiklal Marşımızı Türk oyuncuların coşku içinde hep bir ağızdan okumasını istiyor ve bekliyor. Seyircinin de olmadığı maçlarda ise bireysel futbol ortaya çıkıyor. Yabancı futbolcu kendi yeteneklerini sergilemek derdinden, becerilerini takım performansına dönüştüremiyor. Falcao`yu düşünün. Aklında ne var dersiniz?. Hemen söyleyelim. Galatasaray`ın kazanması değil. Kendisinin gol atması. İsterse takım mağlup olsun, yeter ki, Falcao gol atarak, görevini yerine getirmiş olsun. Bunun Milli Takım ayağı da var. Ay-Yıldızlı takımın hocası, Ulusal maçlar öncesi bir tarama yapıyor. Avrupa`nın değişik liglerinde yer alan hazır futbolcuları portföyüne alarak, kadro oluşturuyor. Tıpkı küme düştüğümüz UEFA Ulusal Liginde olduğu gibi. Bunu yapmak için Teknik Direktör olmaya gerek var var mı?. Kardeşim, kendi futbolcunu sen bulup, yetiştireceksin, yıldızını da sen yaratacaksın. Türkiye`de yetişen futbolcuların da Süper Lig`de oynayabileceğini, hatta Milli formayı giyebileceğini göstereceksin. Evet, şimdi sıra 14 yabancıda. Taşıma su ile değirmen dönmüyor. Biteviye giden süreçte, Türk Futbolu gerilemeye devam ediyor.

Cahit Göveren
Klasman E Gözlemci
 


1452
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER