Soğuk Ölüm

04.05.2014         ercan@manyapi.com



"Tırmanmaya ilk kez başladığım günün sonunda, bu eylemin daha önce deneyimini edindiğim her şeyi kat kat aştığını anlamıştım. Dağlar benim yaşamımın içsel gücü oldu. Tırmanmak gibi bir tutkudan kaçış yok; ölüme giden yol olsa bile.”
 
 
Yukarıdaki sözler Wanda Rutkiewicz`e ait. 1943 Şubat`ında, Polonyalı bir ailenin dört çocuğundan ikincisi olarak dünyaya gelen Wanda dağcılıkla 1961`de, Varşova Politeknik Üniversitesi`ndeki öğrencilik yıllarında tanışır ve bu spordan çok etkilenir. Bu etkileniş, ne yöne giderse gitsin onun peşini bırakmayacaktır. Wanda`nın hayatı ardarda gelen başarılarla birlikte dağcılık ve tırmanış merkezinde şekillenir.
 
 
1964-1967 arası her yıl Alpler`e beş parasız yolculuklar yapar. 1970 yılına geldiğinde birçok kaza geçirip ayak bileğini kırmasına rağmen Peak Lenin`e ilk büyük tırmanış seferine çıkar. İlk 7000`lik zirvesine ulaşmıştır, fakat büyük tırmanış seferlerinin beraberinde getirdiği zorluklar onu epey hırpalamıştır.
 
 
“Pamirlerden eve döndüğümde, bir daha asla büyük bir dağ seferine katılmamaya yemin ettim.”
 
Büyük dağ seferlerine tövbe etmesinden sadece iki yıl sonra, 1972`de, Afganistan`da bulunan Hindikuş dağlarının en yüksek ikinci zirvesi olan Noshaq Dağı`na (7492m) tırmanan Polonyalı ekibin içinde yer alır. Bu faaliyet ona, “Eğer 7500 metreye tırmanabilmişsek 8000 metreye neden tırmanamayacaktık?” dedirten bir tırmanıştır; Wanda için 8000`lik zirvelerin yolunu açar. 1975 yazına geldiğinde Gasherbrum II`ye tüm zorluklara rağmen çıkmayı başarır. 1976`da Wanda bu kez Nanga Parbat`a (8125m) düzenlenen bir tırmanış seferine katılır. Ancak tırmanışın daha başında, ekipten Sebastian Arnold hayatını kaybeder. 1990`lı yıllara kadar 8000’lik 14 dağın altı tanesine çıkmıştır. Aynı yıl geriye kalan 8 tane 8000`liğin hepsine birden, bir yıldan biraz daha fazla bir süre içerisinde tırmanmayı planlar. Çılgın projesini “Hayaller Kervanı” adıyla basına duyurur. Bu proje birçok arkadaşına mantıksız ve imkansız gelmiştir. Onu her zaman desteklemiş olan Messner bile temsilcilerine bu projenin gerçekleşemeyeceğini öngördüğünü belirtmiştir. Birçok sponsoru da çok katı bir kuralı da dahil ederek, ancak zirveye ulaşıldığı takdirde paranın ödeneceği şartıyla anlaşmayı imzalarlar. Herşeye rağmen, Wanda her zamanki inadı ve inancıyla projesini başlatır. 
 
 
1991`de Khanchenjunga`ya ikinci tırmanış denemesinde bulunur ve bu sefer de zirveye ulaşamaz. Aynı yıl Cho Oyu (8021m) ve Annapurna (8091m) tırmanışlarını başarıyla gerçekleştirir. Annapurna`da, daha ana kamptan ikinci kampa doğru yeni çıkmışken üzerine düşen bir taş yığını bacağını yaralar ama bu kaza da Wanda`yı tırmanıştan geri bırakmaz. Wanda bu tırmanışı yaralı bir bacakla oldukça yavaş hareket etmek zorunda kalarak yapar.
 
 
1992`de Khanchenjunga`ya üçüncü tırmanış denemesi sırasında Wanda ortadan kaybolur. Onu en son, 8300 metredeki bir kar mağarasında yorgunluktan tükenmiş ve soğuktan titrer vaziyette, geceyi geçirmeye hazırlanırken Meksika`lı Carlos Carsolio görür. Geri dönmesi için Wanda`yı ikna edemez. Her zaman olduğu gibi bu kez de sonuna kadar zorlamaya, üçüncü kez denediği Khanchenjunga`nın zirvesini denemeye karar verecektir.
 
 Wanda Rutkiewicz birçok başarılı tırmanış yapmış ve bu başarılarından dolayı birçok ödül almış bir dağcıdır. Wanda`nın arkadaşı olan Gertrude Reinisch Wanda`nın kendi içinde çelişkiler barındıran bir yapısı olduğunu, kendi hedefleri uğruna gözünün hiçbir şeyi ve hiç kimseyi görmediğini belirtmektedir. Kimseden yardım kabul etmeyecek kadar da dik kafalıdır. Elbette ki Wanda Rutkiewicz mükemmel değildi, ancak bu onun, döneminin en başarılı dağcıları arasına girmesini engellememiştir.
 
 
 
 
Wanda, “Bu kadınlara göre bir spor değil. Kadınlar bunun için çok zayıf...” düşüncesinin yaygın olduğu bir dönemde yetişen bir dağcıdır. O dönemde, kadın tırmanıcıları baş belası olarak görüp onlarla tırmanmak istemeyen erkek ekiplerde tırmanmaktansa, sadece kadınlardan oluşan ekiplerle tırmanmak için özel çaba sarfetmiştir.
 
 Wanda’nın hayatına yakından bakmak isteyenler Nedim Sipahi’nin çevirisi “Hayaller Kervanı” (Homer kitapevi) isimli kitabı edinebilirler.
 
 
 
Ercan Karaman

1927

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2501
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    882