Spor basını mı?

28.12.2015         mail@canakkaleolay.com

Türkiye`de bugünkü sosyal ve ekonomik koşullara dayalı olarak pekçok kurumdaki standartlar erozyona uğradı. Ne yazık ki, kendilerinin haber, kültür, edebiyat sattığını iddia eden görsel ile yazılı ulusal kanallar da bundan nasibini aldı. Nasıl mı?, hemen izah edelim.

 

Gazetecilikte yazı yazan kişinin iki ana görevi vardır. Ya 5 N 1 K ilkelerine bağlı kalarak `Haberci` olacaksın. Ya da olayları irdeleyip, ortaya koyduğun tezlere destek sağlayacak şekilde analiz yapıp,  "Yorumcu` ünvanı taşıyacaksın. İşte bu iki unsur, bugünün Medyası`nda birbirine karışmış durumda. Bu bilgi kirliliğine maalesef ne Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ne de Türkiye Spor Yazarları Derneği ses çıkarmıyor. Çok yazık. Ağzı olan konuşuyor. İnsanlar da bunları doğru kabul ediyor. Ulusal televizyon kanallarındaki spor programlarında yaşanan tiyatroya bir bakarmısınız. Kim bunlar, hangi bilgi birikim ve kariyerle değerlendirmede bulunuyorlar. Öte yandan;  Bir televizyonun ana haber bülteninde şöyle deniyor. `Türkiye`nin en farklı Haber Kanalına hoş geldiniz`  Kardeşim, sen habercilik değil, yorumculuk yapıyorsun. Böyle bir program yine yapabilirsin ama, bunun adına haber değil "Yorum" etiketini ekleyeceksin. Kandırma bizi. Teşbihte hata olmaz. At ile it izi birbirine karışmış, kimse umursamıyor. Televizyonlardaki spor programlarında yorum yapanlar Beynelmilel Futbol Oyun Kurallarını biliyorlar mı ?. Hak getire. Bu konuda mürekkep yalayan, FİFA kokartı takmış Erman Toroğlu ile Ahmet Çakar bile kısır döngü içinde, alacağı parayı düşünerek , reyting peşinde koşuyor.  Bu spor programlarının, Evlenme, pardon `Evlenmeme` programlarından bir farkı var mı ? Elbette yok. Ancak,  dahası da var. Değişik televizyon kanallarında canlı maç yayını anlatan spikerler sahaların Kale Alanına `Altı pas`, Ceza Alanına `Onsekiz içi` Penaltı ceza vuruşuna `Penaltı Atışı`, Kale Vuruşuna `Aut Atışı" yakıştırmasında bulunuyor. Bu ne eğitimsizlik, bu ne sorumsuzluk. Şimdi buradan ifade ediyorum. Futbol sayesinde cebini dolduran bilgisizler sizlere sesleniyorum. Beynelmilel Futbol Oyun Kuralları 17 maddeden ibarettir. (Hıncal Ul,uç`un söylediği gibi 5-6 madde değildir) Tüm oyun kurallarında elle kullanılanlara `Atış`, ayakla kullanılanlara `Vuruş` denir. Türk Futbol`unda profesyonel ve yerel müsabakaların sağlıklı şekilde yönetilmesi isteniyorsa, önce hakemleri izleyip, not veren Gözlemcilerin çok sıkı biçimde seçilmesi ve her altı ayda bir yazılı ve sözlü sınavlardan geçirilmesi gerekir. Şunu kesinlikle söylemeliyim. Üst klasman gözlemcileri de dahil olmak üzere bugün gözlemcileri ciddi bir sınavdan geçirsek, inanın yüzde 80`i sınıfta kalır. Hemen hemen tüm illerde olduğu gibi, ahpap - çavuş ilişkileri içinde yolunuza devam ederseniz  spora ve onun en çok sevilen dalı futbola  ihanet edersiniz.. Türkiye`de asgari ücret 1300 lira olacak. Ama, Süper Ligde bir hakemin aylık kazancı 40 ile 50 bin lira civarında. Bu ülkenin ekonomik gerçekleri, bunu kaldırır mı hiç? Söylenecek daha çok şey var, ama, bugünkü yazımızı bu şekilde noktalayalım..


478

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun