Sürdürülebilirlik

23.04.2014         tsavas@comu.edu.tr



Sürdürülebilirlik dendiğinde başlanan herhangi bir işin her tür koşulda devam ettirilmesi şeklinde algılanıyor. Halbuki kavramın bu şekilde anlaşılması yanlış. Eskiden bu kavramı bu kadar sıkça kullanmadığımız dönemlerde de başlanılan bir işin sürmesi istenmez miydi? Doğal olarak istenirdi. E o zaman sürdürülebilirlik farklı bir tanımı barındırıyor içerisinde.
Gerçi yukarıda belirttiğim gibi yanlış anlaşılmaya da çok müsait bir sözcük. Daha iyisi bulunamamış ne yazık ki. Bu kavramın yaygın olarak kullanılmaya başlanması, dikkat ederseniz çevresel kaygıların ayyuka çıktığı bir döneme denk geliyor. İngilizce sustainability ve Almanca Nachhaltigkeit sözcükleri sürdürülebilirlik olarak çevrilmiş. Örneğin İngilizce ve Almanca sözlüklerde sürdürülebilirliğin kökü olan sürdürmek fiilini ararsanız yukarıda sürdürülebilirliğin karşılığı olarak verilen sözcüklerle alakası olmayan sözcüklerle karşılaşıyorsunuz. Hem sustainability hem de Nachhaltigkeit terimleri "geri dur, biraz yavaş" gibi bir algı yaratıyorlar.
Dolayısıyla sürdürülebilirliğin gerçek anlamına geldiğimizde insan faaliyetlerinin çevreye zarar vermeden sürdürülmesi demek olduğunu bilmemiz gerekiyor. Örneğin bu sözcüğün çokça şu şekilde kullanıldığını görürsünüz:
"Üretimin ekonomik, ekolojik, sosyal sürdürülebilirliği"
Hâlbuki eskiden ekonomik "sürdürülebilirlik" diye bir kavramımız yoktu. Bir işin ekonomik olması vardı, rantabl olması vardı. Aynı şekilde toplumsal ya da sosyal sürdürülebilirlik diye bir olgu bilmiyorduk. Toplumsal ya da sosyal yapıya uyum söz konusuydu. Dolayısıyla kardeşim, bir insan faaliyetinin sürdürülebilirliğinden bahsediyorsak bunun çevresel ya da ekolojik sürdürülebilirlik olduğunu aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.
Çevre duyarlılığının ön plana çıkması sonrası ortaya çıkan "sürdürülebilirlik" kavramını yine kapitalizm evirdi, çevirdi ekonomik bir kavram olarak kullanmaya başladı. Ama işin ilginç yanı TDK sözlüğüne sokmayı henüz başaramamışlar...
Olmazsa olmaz herhangi bir üretimden bahsediyorsak ekolojik sürdürülebilirliği garanti altına almak için şu ilkelere mutlaka uyulmalıdır.
Bir kere sosyal ve ekonomik gelişme ile ekosistemin sıkı sıkıya birbirine bağımlı olduğu, dolayısıyla doğal kaynakların kullanılması aşamasında ekolojinin öncelenmesi gerektiği unutulmamalıdır. Gelecek generasyonların kaynaklarını kullanmadan mevcut generasyonun gereksinimlerinin karşılanması prensibiyle hareket edilmelidir. Yani kısaca:
Torunlarının kaynaklarıyla yaşamını sürdürme!
Sosyal açıdan adil ol!
Ortak hareket et!
Küresel düşün, yerel gerçekleştir!

1418

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun