Suriye; Çok bilinmeyenli denklem!

18.04.2018         

Çok bilinmeyenli Suriye denklemini kim/kimler nasıl çözer, nasıl bir sonuca ulaşır, doğrusu şimdiden çok net öngörmek, söylemek, yazmak riskli.

 Çok uluslu kararlar, anlaşmalar söz konusu olduğu içindir ki risklidir. O nedenle; bilimsel verilerle buna cevap vermek zor, hatta çok zor. Sabun köpüğü politikalarının uygulandığı Ortadoğu’dan söz ediyoruz. Hala dostluk parametrelerinin nasıl işlediğini kimsenin çözemediği bir durum var Suriye’de.

 

ABD, Rusya, Türkiye, Fransa, İran, İsrail, İngiltere, bu ülkelerin tamamı müdahil, daha kimler dahil olur, bilemiyoruz!

 

Odakta, tam ortada Esad, PYD, YPG duruyor. Onlar Suriye’nin asli unsurları, aynı zamanda birilerinin dostu, birilerinin ise düşmanı.

 

Peki; ne olacak?

 

Kim/kimler galip çıkar, kimler kazanır?

 

Kimyasalı kim kullandı?

 

Ortak kanaat Esad kullandı yönünde, ya da öyle olması gerekiyor!

 

Rusya, ‘kullanmadı’ diyor, Esad’da kullanmadım diyor, ancak baskılar kullandığı yönünde. Yani Suriye yönetimi bu anlamda uluslar arası kamuoyu karşısında zor durumda.

 

‘O zaman bu yönetim gitmeli, bütün Suriye’yi temsil edecek, müdahil ülkelerinde üzerinde ortaklaşacağı bir yönetim biçimi sağlanmalı’ gibi bir durum söz konusu olabilir. Saddam’lı Irak’ta da böyle olmuştu, hatırlarsanız. (1993-2003 ve sonrası yılların gelişmelerini şöyle bir hafızamızda canlandırdığımızda karşımıza bir özet çıkıyor.)

 

Kimyasal iddiası Saddam’ı götürdü, mezhepler, kimlikler, Sünni-Şii kavgası nedeniyle Cumhurbaşkanı seçimi tıkandı. Uluslararası güçler karar verdi, çözümün adresi ise Kürt bir Cumhurbaşkanı oldu. Saddam döneminde terörist ilan edilen, hakkında idam kararı olan Talabani uzun süre Cumhurbaşkanlığı yaptı, başarılı da oldu. Durumun özeti şuydu; Kürt Cumhurbaşkanı, Sünni ya da Şii, Arap bir Başbakan. Geçiş dönemi, geçiş süreci, adını ne koyacaksak koyalım, çatışmalı sürecin sona erdirilmesi amaçlanmış, bunda da başarılı olunmuştu.

 

Şimdi,  başka bir Ortadoğu ülkesi uluslar arası güçlerin kıskacında, konu yine kimyasal, hedef ise, Saddam örneğinde olduğu gibi Esad. Bu nedenle bulunduğu yerden indirilebilir, yeni bir yönetim biçimine zemin hazırlanabilir. Şimdi mi, önümüzdeki bir yıl içinde mi bilemiyorum. Kısa bir süre önce o alanlarda çalışan ve durumu iyi analiz eden gazeteci bir dostumla konuştum, ne olur diye sordum, o da bana ’10 yıl daha devam eder Suriye’deki bu durum’ dedi.

 

Sadece bir öngörü yapıyorum, olur ya da olmaz;

 

ABD Kürtlerin bulunduğu alanda kalır (Irak’ta olduğu gibi).

 

Rusya, İngiltere, Fransa, İran, Türkiye gibi ülkeler, çok kimlikli Suriye’nin diğer alanlarında ‘güvenliği sağlama, tesis etme’ gerekçesiyle kalıcı olur, yeni, her kesimin içinde olacağı bir yönetim oluşumuna zemin hazırlanır.

 

Bu zemin Esad’ın gidişini hızlandırır.

 

Esad giderse ne olur?

 

Irak’ta olduğu gibi karşılıklı savaşan mezhepler, kimlikler Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortaklaşamaz, ikna olamazlarsa ne olur?

 

Rejimle savaşmayan, diğer kimliklerle çatışmayan, sadece kendi bölgesinde beklemede olan Kürtler devreye sokulabilir, bir Kürt Cumhurbaşkanı, Arap Başbakan önerisi devreye girebilir, O Cumhurbaşkanı adayının adı da Salih Müslim olabilir.

 

Olur mu, olmaz mı, bilemiyorum.

 

Irak içinde olmaz deniyordu, oldu.  

 

Başka şeylerde olabilir, ancak, bu yöntem denenmiş bir yöntem olduğu için Suriye’de de denenecek yöntemler arasında yerini alır.  


549

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER