Şut...

30.09.2020         mail@canakkaleolay.com



Modern ve çağdaş futbol anlayışında, özellikle kapalı savunmaları aşmak için; ya duran topları değerlendireceksin ya oyunu kanatlara taşıyıp, sert kenar ortalar yapacaksın ya da demarke durumda kaleye mesafe tanımaksızın etkili şutlar atacaksın. Son oynanan derbi maçında gördük ki, Fenerbahçe`nin Galatasaray kalesini bulan hiçbir şutu yok. Peki, duran toplarda maharetin var mı ? O da yok. Etkili kenar ortalar yapılıyor mu ? O zaten hiç yok! O zaman golü nasıl atacaksın ki. Şunun bilinmesinde fayda var ki, Siyasi Partiler İktidar olmak, futbol takımları da sahada kazanmak için var olurlar. Deniyor ki, Fenerbahçe olumlu futbol sergiledi. Neyi olumlu bunun, al gülüm-ver gülüm-orta sahada top gezdirmek, savunma yapmak mı olumlu. Geçiniz bunları. Futbolun sahada 2 yönünü de sergileyebiliyorsanız, işte o zaman başarılısınız. Şimdi asıl meselemiz futbolun olmazsa olmazı Şut`a gelelim.. Futbol oyununda; çeviklik, önsezi, kararlılık, sürat, ustalık, ayrıca şut atan oyuncunun vücudunu pozisyonunun durumuna göre kullanması son derece önemli. Şut pozisyonuna giren futbolcu, bu sorumluluğu mutlaka üstlenmeli. Bu anlayışta, gol atmak da vardır, atamamak da. Ancak, futbolcular şunu iyi bilmeli. "Hataların en büyüğü şut pozisyonuna girip de vuruş yapmamaktır." Bir müsabakada 20 şut atmak size fazla gelebilir. Eğer, kale alanı içinde, ceza sahasında ya da yayda, önünüz boş ise sürüp, vurursanız inanın bu sayı daha fazla olabilir. Gelecek tepkilere göğüs gerer, yani sorumluluk alırsanız, şut sayısı fazlalaşır. Bildiğimiz pek çok futbolcu maalesef bu sorumluluğu üstlenmiyor. Önemli prensiplerden biri de inanmaktır. İnanmak başarmanın yarısıdır. Bir işi başaracağınıza kalben inanmıyorsanız, o işin üstesinden gelmeniz gerçekten çok zordur. Kaleye şut attığınızda gol olmazsa "Seyirci, hocam, arkadaşlarım ne der" diye düşünürseniz, o şutu atamazsınız, mücadeleyi de kazanamazsınız. Evet, sorumluluk almalısınız. Çünkü, bu işten para kazanıyorsunuz. Milyonlarca insan size güveniyor. Başarıda bir başka prensip ise disiplindir. Bu konuda hiç taviz verilmemelidir. İş, aşk ve aile hayatında olduğu gibi sporda da disiplin ön planda gelir. Futbolcu, çıkıp topunu oynasın "Disiplinsizliği beni entrese etmez" diyemezsiniz. "Başarının temeli disiplin ve kurallara uyumdur" Ekmeğini bu meslekten kazanan oyuncu yaşantısına dikkat etmeli, taşıdığı ünvanın sorumluluklarını yerine getirmelidir. Zira, ona verilen ödün yarın başkalarına da verilmek durumunu ortaya çıkacak. O zaman; "Cin çalıp, şeytan oynayacak" seyirciler ve yöneticiler de kahrolacaktır. Bu özellikleri ve ana ilkeleri yürürlüğe koyacak Teknik Direktör`dür. Teknik adamda liderlik vasıfları da olmalıdır. Ülkemizde Fatih Terim, Şenol Güneş, Mustafa Denizli, Ersun Yanal, Abdullah Avcı ve Rıza Çalımbay`ı diğerlerinden ayıran da budur. Teşbihte hata olmaz `At sahibine göre kişner.` İşte düdük, işte bölük. Çalacaksın düdüğü yürüteceksin bölüğü.


Cahit Göveren
Klasman `E` Gözlemci

266
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER