Süzülüp gelen

13.03.2017         tkoc@comu.edu.tr

Doğa ile uğraşmak çok önemli ve zevkli. Doğada ne ise o. Anladığım kadarı ile Mevlana’nın “Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün” sözü doğanın gözlemlenmesi ile ulaşılmış bir sözdür.

 Doğa’nın işleme yasaları, kuralları ve ilkeleri bellidir. Kişiye ve adamına göre işlemez. İşte “Süzülmek” kavramı da bunlardan bir tanesidir.

Geçen hafta doğadaki su döngüsünün bir aşaması olan damla ve yağmur ilişkisi üzerinde sohbet etmiştim. Gerçekten damlaların damla olabilmesi süreci yanı sıra birleşerek yağmur olabilmeleri de çok önemli ve doğa/insan için gerekli bir konudur.

İnsan için de diyorum.

Çünkü insanın doğadan gözlemleyerek kişiliğini gerçekleştirme sürecinde öğrenebileceği çok önemli değerler olduğunu düşünüyorum.

İşte bu nedenle bu gün “Süzülmek” kavramı üzerinde sohbet etmek istiyorum.

 

Süzülmek: 1. nsz Süzme işine konu olmak "Bal süzüldü." 2. Akmak "Gözlerimden yaşlar süzüldü." 3. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek "Kuş, gene havada süzülüp daireler çiziyor." - M. Ş. Esendal 4. Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek "Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal." - Y. K. Beyatlı 5. İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek "Bir daha vurdum ve cevap alamayınca her zaman yaptığım gibi usulca kapıyı açıp içeri süzüldüm." - H. Taner 6. Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak "Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu." - P. Safa 7. Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek "Bir tanesinin elinde -muhakkak çalmış olacak- bir şık şemsiye, o günün sosyete hanımlarını taklit ederek kırıtıyor, süzülüyorlardı." - H. E. Adıvar 8. Yüzüne nazlı bir anlam vermek 9. Çok zayıflamak "Yedi sekiz gün içinde kızcağız, süzülmüş, solmuş, gözleri çukura kaçmıştı." - M. Ş. Esendal

 

Doğrusu sözlük anlamına bakmadan ben bu kelimenin bu kadar zengin anlamı olabileceğini bilmiyordum. Bununla birlikte bu yazımda ben kelimeyi yine de ilk anlamı ile ilgili olarak kullanmak istiyorum. Bilindiği gibi balın süzülmesi işi; balın peteğinden ayrılması aşamasında balın petek ve diğer katı parçacıklardan ayrılması işidir. Bu süreç bir anlamda saflaşma yani süreç sonucunda yalnızca “bal” olanın kalması işidir.

İşte süzülmek kavramı bu anlamda kullanıldığında da saflaşma ve işin özünün anlaşılması kapsamında kullanılır.

Bu kapsamda “Tarihten süzülüp gelen” denildiğinde; güncel durumda bazı engeller nedeniyle gerçek yönü ile anlaşılamayan konuların zamanla anlaşılması önündeki engellerin kalkması sonucunda bütün gerçekliği ile anlaşılması durumudur.

“Yaşamdan süzülüp gelen” denildiğinde de hem yaşamın anlamı hem de insanın insan olma çabasında doğru olanların bütün kültürlerde ortaklaşması anlamındadır diye düşünüyorum. Yaşamdan süzülüp gelenler, hem inançların temelinde hem de ideolojilerin temelinde vurgulanmaktadır.

Eksik veya yanlış ifade edebilirim ama her inanç, ideolojik ve temelde ahlak aşağıdaki doğruları ifade eder:

Öldürmeyeceksin.

Çalmayacaksın.

Yalan söylemeyeceksin.

Saygı göstereceksin.

Emek vereceksin.

Düşüneceksin.

Üreteceksin.

Paylaşacaksın.

Yardımlaşacaksın.

Zulmetmeyeceksin.

Dinleyeceksin.

Farklılıkların varlık hakkını tanıyacaksın.

Üreteceksin.

Dedikodu yapmayacaksın.

Emeğe saygı göstereceksin.

Hakaret etmeyeceksin.

İki yüzlülük yapmayacaksın.

gibi daha pek çoğu sıralanabilir.

 

Sevgili dostlar yukarıda sıraladıklarım bana göre insanı yaşamdan süzülmesi sonucu ulaşması gereken değerlerdir. Damla’nın birleşerek yağmur olma süreci ne kadar önemli ise aynı zamanda “Damla’nın” süzülüp gelmesi de önemlidir. Su buharlaşırken kimyasal süreçler gereği “saf su”dur. Buharlaşma suyun sıvı halden buhar haline dönüşmesi bir anlamda saflaşma temizlenme yani süzülme sürecidir. Buharlaşma/saflaşma süreci emek gerektiren bir süreçtir. Suyun buharlaşmasında enerji/emek güneş enerjisidir. İnsanın süzülüp gelmesinde de insanın da kendisine felsefe temelli olarak emek vermesi gerekir.

Bana göre özetlemeye çalıştığım insanın süzülüp gelmesi sürecinin başarılabilmesi sonucunda insanın bir damla olarak birleşip yağmur olabilmesi bereketli yağmurların oluşmasına ortam hazırlar.

Damlanın süzülüp gelmesi sürecinde eğer ortamdaki kirleticilerden (duman ve tozlar gibi) kirleniyorsa o zaman yağmur bereket değil felaket olur.

Eğer insan süzülüp gelmeyi başaramıyorsa sorun çıkıyor.

İnsanın; sahip olmak, egemen olmak, tüketme ve daha fazla tüketmek, kendisini kanıtlamak ve bunlar gibi kirleticiler ile kirlenmesi felakete neden olmaktadır. Bu şekilde kirlenmiş insan tam da kapitalizmin/emperyalizmin istediği insandır.

Başarabildiğimce yaşamdan süzülerek geçme ve insan olma çabasındayım. Böylesi bir süreci herkese öneririm. Yaşamımda karar verirken de insanın süzülüp geçenlerini arıyorum.

Benim için;

Yaşamda,

Üretimde,

Örgütlenmede,

Siyasette,

Karar vermede,

Demokraside,

Bu süreçler belirleyicidir.

Bana göre her ortam ve işte de bu şekilde olmalıdır.

 

Ne dersiniz?

 

 


411

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun