TAŞINMA

29.09.2021         turgutcamer@hotmail.com



Değerli okurlarım çocuk yaşlarda dünyamız önce evimiz kadardır. Erişkin yaşa geldiğimizde de o ilk evin yeri bizim için hep ayrıdır. Yılların zamanı tüketişini saat ve takvimler üzerinden izlesek te geçip giden yılları en çok da çocuklarımız ve yaşlanan yetişkinler üzerinden fark ederiz.

***

Bu köşe yazımı on beş gün gecikmeli kaleme alabildim. Nedeni, Ankara`dan Çanakkale`nin Kepez Beldesine taşınma telaşı...

Taşınma yaşamımızda sürekli karşımıza çıkan bir kavram değil mi? "Emekli olmak", "İş değişikliği", "Okul değişikliği", çeşitli nedenlerden dolayı "Ev değişikliği", "Kent" ya da "Ülke değişikliği"...

Taşınmak, eğer fazla eşyaya sahipseniz oldukça zor ve zahmetli bir iştir. Taşınmak bir gününüzü alırken, yerleşmek ise aylarınızı alabilir.

*53 yıllık Ankara maceramı sonlandırıp doğduğum yere Kepez`e yaz-kış temelli oturmak üzere taşındım. Daha doğrusu; otomobilimin alacağı miktarda götürebileceğimiz bazı değerli eşyalarımızı paketleyerek, kendimi ve eşimi taşıdım.

Son 40 yıldır Yenimahalle 100. Yıl Sitesinde ikamet ediyordum, evimi sattım.

Kırk dört yıl önce babam Sait ustanın kendi elleriyle yaptığı eşi benzeri olmayan özel tasarım salon takımı, yemek odası, yatak odası takımı mobilyaları kullandım. Dört-beş yılda bir onları cilaladım. O eşyaların benim ve eşim için farklı bir öyküsü olduğuna inanıyorduk. Ev dekorasyonu fazlasıyla yenilik isteyen bir alan olmasına karşın biz babamın dayanıklı mobilyalarını yıllarca sıkılmadan kullandık.

***

Sevgili Çanakkale OLAY okurları kullanılmış mobilya ve aksesuarlarımızı ikinci el eşya alıcılarına verirken duygulu anlar yaşadık. Bu taşınma sürecinde dört bir yanımızı anılar ve yorgunluk sardı... Acaba, sonbahara dönen günlerin yorgunluğu mudur bilemiyorum ama dilimde hep yinelenen ve nedense bir türlü tüketemediğim "Çok yorgunum - Çok yorgunum" nakaratı dolanıyor. Hiç sevmem yorgun, bıkkın olmayı... İzin verirseniz, işin kolayına kaçarak bu yorgunluk suçunu mevsime yükleyeceğim!

Aslında şanslıyım... Çünkü evimizin konuşlandığı yer eşsiz bir panoramik manzarayı gözlerimize sunuyor. Şimdi Kepez`de Porto-Mare Yazlık Sitesindeki evimde Çanakkale Boğazının rüzgarını ve denizin kokusunu ciğerlerime çekip, geceleri mavi-karanlık deniz suyunda yakamozların oynaşmalarını seyrederken yorgunluğumun azaldığını hissediyorum.

Evet... Hiç kuşku yok ki 19 yaşımda gittiğim Ankara`dan bunca yıl sonra ayrılmanın verdiği bir burukluk var, ama çabuk geçer. Öyle olmasaydı şu Atasözümüzü büyüklerimiz kullanır mıydı? "Tebdil-i Mekanda Ferahlık Vardır."

*Her Şey Gönlünüzce Olsun... T.Ç. 


572

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER