TÜRKİYEDE DAĞCILIK SPORUNUN TARİHİ

28.12.2014         ercan@manyapi.com



 
İLK TÜRK ÇIKIŞLARI
 
İlk Türk dağcısı olarak bilinen isim, Ali Vehbi Türküstün’dür. Fransa’da Paris’te Tıp öğrenimi yaparken 4 Fransız dağcı arkadaşı ile birlikte 26 Temmuz 1906 günü Alp Dağları ‘nın en yüksek noktası olan Mont Blanc zirvesine tırmandığı bilinmektedir. Bu tırmanış Türk dağcılık tarihinde bilinen ilk tırmanıştır. Türklerin dağcılık sporuna ilgileri daha çok askeri amaçlı alarak Birinci Dünya Savaşı yıllarında başlamıştır. Savaş sırasında İtalyan cephesinde Avusturyalı dağcı birliğinin bir tatbikatını izleyen Pertev Paşa, Osmanlı ordusu bünyesinde böyle bir birliğin kurulması için çalışmıştır. Pertev Paşa’nın isteği üzerine Avusturyalı bir dağcı olan Albay Bilgeri, 5 subay ve 40 Astsubaydan oluşan Türk askerlerine temel dağcılık bilgileri vermiştir.
 
Miralay ( Albay ) Cemil Cahit Toydemir’ in 1924’te Kayseri’deki Erciyes Dağı zirvesine ( 3.916 m.), yanında 6 subay ve 1 erle birlikte doğu yönünden tırmanışı ile Türkiye’de dağcılık etkinlikleri başlamıştır. Cemil Cahit Toydemir böylece Türkiye dağlarında dağcılık sporunu başlatan ilk kişi olarak kabul edilmiştir. Miralay Cemil Bey Erciyes Dağı zirvesine tırmandıktan sonra kendisiyle birlikte zirve yapan subay ve erlerin isimlerini bir kağıda yazıp metal bir sigara tabakası içine koyarak zirveye bırakmıştır. Bu metal sigara tabakası aynı zamanda yurdumuzun ilk zirve defteri olma özelliğini taşımaktadır.
Ülkemizde ilk dağ gezileri Uludağa düzenlenmiştir. 1925 yılında Bursa ‘lı bir doktor olan Osman Şevki Bey, Bursa’daki Keşiş Dağı zirvesine ( 2545 m. ) ilk tırmanışı yapmıştır. Tırmandığı bu dağa Uludağ adını vermiştir. Bu adlandırma Atatürk tarafından da beğenilmiş ve dağın adının Uludağ olarak değiştirilmesine karar verilmiştir. Soyadı kanunu çıktıktan sonra Dr. Osman Şevki Bey’e Atatürk tarafından Uludağ soyadı verilmiştir.
3 Ağustos 1934 tarihinde 9. Kolordu’ya bağlı askeri birlikten 8 kişilik ekip, Küçük Ağrı Dağı ( 3868 m. ) zirvesine tırmanmış. Tırmanışı gerçekleştirenlerden biri 8 yaşlarında bir subay çocuğudur. 3 Eylül 1934 tarihinde Yüzbaşı Rüştü ve Teğmen Bekir komutasındaki bir askeri ekip Büyük Ağrı Dağı’nın zirvesine ( 5165 m. ) ilk çıkışı gerçekleştirir. Zirveye çıkan ekip 14 kişiden oluşmaktadır. Bu tırmanışlar Büyük Ağrı ve Küçük Ağrı Dağı zirvesine yapılan ilk Türk tırmanışıdır.
Büyük Ağrı Dağı zirvesine yapılan kayıtlara geçmiş ikinci Türk çıkışı ise, gene askeri bir birlik tarafından 1937 yılında yapılan tırmanıştır. Binbaşı Cevdet Sunay başkanlığında 15 subay ve 50 askerden oluşan bir birlik zirve tırmanışına geçmiştir. Zirveye ulaşan 8 kişilik bir grup olmuştur. Zirveye Atatürk büstü dikilmiştir. Tırmanış sırasında 38 yaşında olan Binbaşı Cevdet Sunay daha sonra Türkiye’nin 5. Cumhurbaşkanı olarak 1966 – 1973 yılları arasında görev yapmıştır.
 
TÜRK DAĞCILIK CEMİYETİ VE ÖRGÜTLENME
Bu yıllarda ülkemizde dağcılık biri askeri diğeri sivil olmak üzere iki koldan yürütülmektedir. Başlangıçta askeri tırmanışlar ön plandadır. Sonraları sivil ve sportif amaçlı tırmanışlar git gide yaygınlık kazanmıştır. 1926 yılında Türk ordusu içinde bir dağcılık talimgahı kurulmuştur. Bu okul ülkemizde açılmış ilk dağcılık okuludur. Birinci Dünya savaşı yıllarında Türk Ordusu’ndaki subaylara dağcılık eğitimi veren Avusturyalı dağcı Albay Bilgeri, Cumhuriyetin ilanından sonra 1927 ve 1928 yıllarında tekrar Türkiye’ye gelerek Eğridir’de 3 er ay süre ile dağcılık kursları düzenlemiştir
Bu çalışmalar sonrasında 1928 yılında “Türk Dağcılık cemiyeti” adı altında ilk dağcılık örgütü ülkemizde kurulmuştur. 1933 yılında ise “Türk yürüyüşçülük, Dağcılık Kış sporları Kulübü” adı altında bir klüp faaliyete başlamıştır. Bu kulüp sonradan “Tenis, Eskirim ve Dağcılık Kulübü” adını almıştır. Bu kulübün kurucusu, dönemin İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı olan Muhiddin Bey’ dir. Muhiddin Bey’e dağcılık sporuna karşı yakın ilgisi nedeniyle soyadı kanunu çıktıktan sonra Atatürk tarafından Üstündağ soyadı verilmiştir.
1939 yılında Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü bünyesinde “Dağcılık ve Kış Sporları Federasyonu” oluşturulmuştur. Aslında federasyonun ilk kuruluşu 1936 yılında olmuştur ancak yasal anlamda işlerlik kazandığı yıl 1939’dur. Federasyon içinde uzun yıllar dağcılık ve kayak birlikte yürütülmüştür. Kayak çoğu zaman ön planda tutulmuş ve bu birliktelik 1966 yılına kadar devam etmiştir. Daha sonra dağcıların yoğun çabaları sonucu dağcılık için ayrı bir federasyon oluşturulmuştur.
1940 LI YILLAR
1941 yılında Erciyes ve Bolkar dağlarında dağcılık federasyonu tarafından düzenlenen tırmanışlar bulunmaktadır. 1941 yılındaki Bu tırmanışlar, ülkemizde devlet tarafından düzenlenen ilk sivil dağcılık hareketi olarak bilinmektedir. Asım Kurt’un federasyon başkanlığı döneminde 1945 yılında Latif Osman Çıkıgil’in çabalarıyla Federasyon adına Cemil Oka liderliğindeki bir ekip Aladağlar’ a etkinlik düzenlemiş ve Demirkazık zirvesine klasik rotadan çıkılarak zirveye defter bırakılmıştır.
Bu tırmanış Demirkazık zirvesine ilk Türk ekip çıkışıdır.
1945 yılında Hakkari bölgesindeki Cilo ve Sat dağlarında da ilk Türk etkinliği organize edilmiştir. Bu etkinliğe Prof. Dr. Reşat İzbırak araştırmacı olarak katılmıştır. Bu etkinlikte Gelyano zirvesine ( 3650 m. ) tırmanılmıştır. Reşko zirvesi ( 4136m. ) denenmiş ancak 4030 m.ye kadar tırmanılabilmiş ve geri dönülmüştür. Bu zirveye ilk çıkış 5 Ağustos 1947 tarihinde MT A adına araştırma yapan bir jeolog ekip tarafından yapılmıştır. Zirveye çıkan ekip içersinde, Hayri Ünsal, Süleyman Türkünal, Ali Güzel, İbrahim Şenocak ve avcı Osman bulunmaktadır. 1948 yılında ise aynı bölgeye dağcılık federasyonu tarafından ikinci bir etkinlik organize edilmiştir. Bu etkinliğe ise Prof. Dr. Sım Erinç araştırmacı olarak katılmıştır. Bu etkinlik sırasında Reşko zirvesine çıkış gerçekleştirilmiştir. Bu tırmanışı gerçekleştiren kişiler arasında Latif Osman Çıkıgil, Muvaffak Uyanık, Asım Kurt, Şinasi barutçu gibi kişiler bulunmaktadır.
Asım Kurt’un federasyon içinde daha çok kayağa ağırlık vermesi dağcılık adına fazla bir etkinliğin organize edilememesine neden olmuştur. Bu durum federasyon içinde yoğun tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Dağcılık Federasyonu içinde ikinci kuşak olarak bilinen Dr. Bozkurt Ergör, Muzaffer Erol Gez ve arkadaşları bu durumu şiddetle eleştirmişlerdir.
1950 Lİ YILLAR
1952 yılında Aladağlar’da Kaldı zirvesinin ilk Türk çıkışı yapılmıştır. Ancak bu zirveye çıkan kişi bir dağcı değildir. Şahap Tanyolaç adlı bir mühendis bölgede yapılmakta olan yol hattını daha iyi görebilmek için yüksek bir yere çıkma ihtiyacı duymuş ve Kaldı zirvesine ( 3736 m. ) tırmanmıştır.
Bu tırmanış Kaldı zirvesinin bilinen ilk Türk çıkışıdır.
1953 yılında ilk Türk – Avusturya ortak ekspedisyonu Aladağlar’ da gerçekleştirilmiştir. Türk ekibi içersinde, Ersin Alok, Muvaffak Uyanık, Rasim Akın ve Selehattin Dipçin bulunmaktadır. 15 gün süren bu etkinlik sırasında Demirkazık, Kaldı, Küçük Demirkazık (3400 m. ), Alaca ( 3582 m. ) ve Emler ( 3723 m. ) tırmanışları gerçekleştirilmiştir. Tırmanılan zirvelerden son üçü ilk kez Türk ekipleri tarafından çıkılmıştır.
1954 yılında Esin Alok ve Rasim Akın önderliğindeki Türk ekibi, Kızılkaya batı rotası ve Demirkazık Peck kulvarı rotasından ilk Türk çıkışlarını gerçekleştirmişlerdir. Aynı yıl federasyon tarafından Büyük Ağrı Dağı çıkışı organize edilmiştir. 1954 yılında Erdal İnönü Kayseri’den arkadaşı Necdet Nakipoğlu ile birlikte Erciyes zirvesine tırmanmıştır. 1950 li yıllarda Manisa Tarzanı olarak bilinen Ahmeddin Çarlak, Manisa Dağcılık Kulübü ekibi ile birlikte Büyük Ağrı, Demirkazık ve Cilo Dağları’nda tırmanışlar yapmıştır.
1955 yılında Bozkurt Ergör, Trabzon’da askerlik yaptığı dönemde bir hafta sonu Kaçkar Dağları’na gitmiş ve ilk çıkışını kendi gerçekleştirdiği için adını Ergör Tepe ( 3589 m. ) koyduğu zirveye tırmanmıştır.
1956 yılında federasyon tarafından Aladağlara’da bir tırmanış etkinliği daha organize edilmiştir. Etkinliğe Türkiye’nin değişik bölgelerinden 53 dağcı katılmıştır. Bu etkinliğe misafir olarak Avusturyalı dağcıların da katılmasıyla büyük bir ekspedisyon oluşturulmuştur. Bu etkinlik sırasında Demirkazık ( 3756 m. ) ve Emler ( 3723 m. ) zirvelerine tırman ekip arasında Bozkurt Ergör, Muzaffer Erol Gez ve Engin Kongar bulunmaktadır. Bu tırmanıştan 1 ay kadar sonra Demirkazık zirvesine tekrar tırmanmak üzere gelen Engin Kongar 8 Eylül 1956 tarihinde batı yüzünde tırmanış sırasında düşerek hayatını kaybetmiştir.
Bu olay ülkemizde ölümle sonuçlanan ilk dağ kazasıdır. Dr. Bozkurt Ergör yıllar sonra Aladağlar’ın haritasını yaparken bugün Emler adıyla bilinen zirveye “Engin Tepe” adını vermiştir. Engin Kongar’ ın mezarı Aladağlar’ da, Niğde – Çamardı yolu üzerinde Çukurbağ Köyü kavşağı yakınında bulunmaktadır.
Haftaya 70’li, 80’li yıllar..
Kaynak: Türkiye Dağcılık Federasyonu

1038

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2501
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    882