Terörü gördüm…

24.08.2015         tkoc@comu.edu.tr

Evet evet terörü gördüm ve hatta yaşadım. Dahası terörü görüyorum ve yaşıyorum.

 Dostlar merhaba. Konumuz terör gibi can acıtıcı bir konu olsa da birbirimizden sıcacık merhabayı eksik etmek bize yakışmaz.

Evet, terör can sıkıcı konu ama üzerinde ayrıntılı konuşmamız gerekiyor. Bildiğiniz gibi ele aldığım konuların tanımlarını paylaşmak hoşuma gider. Çünkü bu şekilde daha iyi anlaşıldığımı düşünüyorum.

Terör (Fr. Terreur)  Yıldırı:“Terör olaylarının tedirgin, sancılı seyircileriyiz.” -A. Ağaoğlu. Yıldırı (a.)Yıldırma, cana kıyma ve malı yakıp yıkma, korkutma, tedhiş, terör. (http://www.tdk.gov.tr/)

 

Öncelikle belirteyim ki hak arama mücadelesinin şiddet, silah, öldürme ve/veya benzeri yöntemler ile sürdürülmesine karşıyım. Şiddet yani terör hep egemenlerin yöntemi olmuştur. Emek, hak ve özgürlük mücadelesinin gücü haklılığından gelir. Emek, hak ve özgürlükler mücadelesinin başarı şansı da “Özgürlüklerin bedeli; isteyenlerin sayısı arttıkça azalır, azaldıkça artar.” yaklaşımını hayata geçirebilme becerisinden geçer.

 

Gelelim gördüğüm ve/veya görmekte olduğum terör olaylarına:

Bir ülke düşünün yönetimin en üst noktasındaki kişi, ülke borç içinde yüzerken ve mahkemeler/hukuk bu sarayın yapılmasının hukuki olmadığına karar vermişken, bir sarayda yaşar.

“Ülkenin yönetim sistemi değişti iş bunun hukuksal değişikliklerini yapmaya kaldı” sözü anayasaya uymak birinci görevi olan yönetici tarafından söylenir.

Bir ülke düşünün binlerce faili meçhulleri vardır. Çetin Emeç’i öldüren kişi askeri kışladan kaçar (!). Bahriye Üçok, Muammmer Aksoy, Turan Dursun, Uğur Mumcu, Metin Göktepe, Hrant Dink ve daha daha binlercesi.

Yer Soma ve 301 emekçiyi kar hırsı katletmiş. Acılı çalışanlar ve yakınlar feryat ediyor. Devlet görevlileri kendilerine isyanlarını haykıranları ya marketin içine alıp bizzat tokatlıyor ya da danışmanına tekmeletiyor. Hukuk ne yapıyor? Hukuk tekmelenen madenciye danışmanın ayağını incittiği için dava açıyor.

Sivas karanlık bir gün yaşıyor. İnsanlık tarihinde devletin seyrinde ve/veya kontrolünde ve hatta izninde insanlar yakılıyor. Yakanlar daha sonra milletvekili oluyor. Hatta millet meclisinde İnsan Hakları Komisyonu başkanı oluyor.

Devletin uçakları Uludere’de halk üzerine bomba yağdırıyor.

Çocukları ya paralı askerlik yapan ya da çürük raporu alıp askere gitmeyenler çocuklarımızın FEDA edilmesinden bahsediyor.

Bir üniversite düşünün ölüm yatağındaki akademisyen işten atılıyor. Bunu da terör uzmanı Rektör yapıyor. Bir akademisyen hak ettiği kadroya yıllardır atanmazken bir başkasının kadrosu o unvanı hak edeceği sınav tarihinden önce çıkıyor.

Eğitim kurumlarının yöneticileri siyasi parti temsilcisi oluyor.

Benim gibi düşünmüyorsan ölmelisin deniyor ve öldürülüyor.

Ben bu seçim sonuçlarını beğenmedim seçimleri yenileyin deniyor.

Yol kesip insan öldürülüyor.

“Hamile kadınlar sokağa çıkmasın.” Deniyor.

Onlarca kişi tecavüz ediyor ve mahkeme “rızası vardı” diyor.

TERÖR HER YERDE

TERÖR BİR YÖNETİM ŞEKLİ OLARAK UYGULANIYOR.

 

Kardeşini teröre kurban veren bir vatandaş haykırıyor:

“Gazeteciler yazın. Allah rızası için… Kardeşi kardeşe kırdırıyor. Genç kardeşimi gönderdim cesedini alıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı bunu bilsin. Ben bunu bu yaşa getirene kadar ne kadar çektim biliyor mu? Allahtan hiç mi korkmuyor? Kardeşi kardeşe kırdırıyor. Kendi oğlu olsa böyle olur muydu?”

“Bu kan dursun. Kürdü de Türkü de aynıdır.”

“Zengin parayı versin yatsın evde. Garibanın çocuğu ölsün.”

“Şehit diyorlar onlar için ama boş. Bunlardan ikisi Halik ve Recep. İkisi de Kürttü. Benim kardeşlerim her şeyden önce insandılar.”

 

Dostlar çaresiz miyiz?

Elbette hayır.

Çözüm HAZİRAN mantığının anlaşılması ve yaşanmasıdır. Hatırlayın Haziran 2013 sürecini. Bütün çirkinliklere karşı; emek, sanat, müzik, mizah, dans, ötekileştirmenin ortadan kaldırılmasını, özetle insanı insan yapan bütün güzelliklerle karşı durmuştuk. Nasıl da ezberlerini bozmuştuk. Ne yapacaklarını şaşırmışlardı ve terör yöntemleri işe yaramamıştı.

            Bu Haziran olmaz Kasım olur.

            Bizim için hiç fark etmez.

            Hiçbir güzelliğimizi kimden gelirse gelsin, TERÖR’e kurban etmeyeceğiz.


1218

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun