Teslim olmanın şartları ya da direnmenin diğer yanı

19.10.2016         gemici@yandex.com

İnsan davranışları arasında en ilginç tepki `ret etmek.` Gerçeği ret etmektir... Bunu da `saçmalık` kelimesiyle ifade ediyoruz. “Ne saçma” diye karşı çıktığımız durumlar hep kabul etmek istemediğimiz, içine düştüğümüz çıkmazları kabul etmeme içgüdüsünün kelimelerle vücut bulmuş halidir.

 “Dayatılan gerçeklik, sunulan gerçeklik…” Aralarında ne fark var? Bize sunulan gerçeklikle dayatılan gerçeklik arasında fark yok. Hepsi de dayatılan durumlardır. Bunun en güzel son örneğini de Nalbant vermiştir. Sadece bencil, egoist duygularını “ben yaptım olacak” sahtekarlığını tatmin etmek için dediğini yaptırmıştır… Bunu da “ben solcuyum diyen” arkadaşlar yutmuştur.

Tehlike sadece iktidardan gelmiyor görüldüğü gibi… Cahilliğin beden bulmuş halinden de geliyor. Bu gibi durumlara karşı dikkatli ve kararlı olmak durumundayız. Kişiliksizlerle, kendilerini onarmak zorunda olanlarla yola devam edemeyiz. Onları ayıklayıp yola devam edebiliriz… Yalnızlaştıracağız başka yolu yok! Bunları ayıklamazsak ayakta kalma şansımız da yok!

Gerçek ile dayatılan arasında fark var...  "Yalan söyle, söyleneni duyma" politikası bize Göbels`ten miras kalmış tarihi bir politikadır. Çoktan yok olup gitmesi gerekirken bugün bizim geleceğimiz gibi karşımızda durmaktadır.

Kısa sefer de olur, felsefe de... (Şimdi buna felsefeciler ifrit olacak... :) Sakıncası yok.)

Bugün içinde bulunduğumuz duruma “saçma” diyerek geldik ve gördük ki, hiçbir şey saçma değil ve gerçeğin tam kendisidir…

Koskoca Çanakkale muhalefetinden sadece bir kişi ses veriyor… O da Belediye Başkanı Ülgür Gökhan… (“ben de varım” diyen birkaç kısık sesi saymazsak.) Belediye Meclis toplantılarında verdiği “insan olma hali” dersleri bire bir demokrasi dersleridir. Kendi partisinden bile algılanıp algılanmadığı konusunda ciddi şüphelerim var… Yoksa bu kadar yalnız bırakılır mıydı? Zaten bunu da hak ediyor; sonuçta hiçbir iyilik cezasız kalmaz kuralı her koşulda işliyor…

Zaten hep bu gerçeklikle karşı karşıya değil miyiz? Yetersiz, cahil kişilerin lider diye çıktığı, muhalefet gerçeğinden olabildiğince uzak, hatta ondan kaçabildiği kadar kaçan insanların elinde oyuncak niyetine kaldıkça “Ülgür Gökhan” adına daha çok ihtiyaç duyacağız…

“Hadi kent muhalefetini güçlendirelim” desem, hemen hemen herkes kendi hükümranlık alanında direnecektir. Bu hep böyle olmuştur ve söylenen her cümlenin başınsa “saçmalık” kelimesi yer alır.

Şimdi…   

Mevzileri boşaltırsan hayatın nallarını sana çakarlar… Ivır zıvır tipler abuk sabukluklarıyla ortalarda dolanır. Ve koskoca “sol muhalefet” yerlerde sürünür. Bunun sonucu da dibin dibini bulmaktır, zaten oradayız…

Dibe çapalarla demirlenmiş duruma ne deniyordu?

“İyi bir başlangıç!”

-geMici-

gemici@gmail.com

BATI-feneri ÇAKMAYA DEVAM EDİYOR…

 


624

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun