Türker SAVAŞ

20.07.2014         tsavas@comu.edu.tr



"Genel anlamda ahlak değerlerinin mutlaka ulvi bir kaynağa dayanması gerektiği gibi bir algı var. Hâlbuki son olaylar da gösteriyor ki her iki kelamından birisi kutsal bir yerlere işaret edenlerin çoğunlukta olduğu yapılar çürümüş… Hangi kutsala olursa olsun, o kutsala samimi duygularla bağlı olan insanları tenzih ederek söylüyorum tüm bunları." (01.05.2014)
"Öteki dünyada bunların hesabının sorulacağına inananlar, cehennemin öfkesiyle insanların etlerinin çayır çayır yanacağından şüphesi olmayanlar neden zulmederler, neden şerefsizlik yaparlar?" (06.07.2014)
"Dünya’yı bir bütün olarak algılayabilme görgümüz, zihinsel yetilerimiz nedeniyle, empati kurabilmemiz, geleceği öngörebilme yeteneğimiz bizleri Dünya’nın sorumluluğunu yüklemektedir. Bunları anlamayan, Dünya’ya hakim olduğumuzu düşünen zihniyet insanlığı hem toplumsal hem de çevresel felakete sürüklüyor." (14.04.2014)
"Başarı göreceli değildir, somut göstergeleri vardır. Ancak başarısızlar da olmamaları gereken yerde olabiliyorlar. Çünkü belli yerlerde beceriksizlere ihtiyaç vardır. Beceriksizlik aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya yayılabilir. Kendi beceriksizliklerini örtmek için bazıları beceriksizlere beceremeyecekleri görevler verirler." (27.10.2013)
" Yalan iyi bir araçtır; sevgisizliğin, kötülüğün, çirkinliğin aracı... Çakallar için araçtır... Ne yazık ki yalan ve yalancıların sayısı artıyor. Yalanın ve yalancılığın bu denli fütursuzca yayıldığı bir ortamdan hayır gelmez!" (05.10.2013)
" Ulusal bayramların "militarist" görüntüsü beni hep rahatsız etmiştir. 12 Eylül sonrasında daha bir belirgindir bu militarizm sanki... Zira 12 Eylül öncesinde özgürlükçü bir Anayasa`sı var Türkiye`nin; her ne kadar o güne değin "bol geliyor" gerekçesiyle tırpanlanmış dahi olsa... Elbette 12 Eylül`den önce de militarist bir görüntüsü vardı Türkiye`nin, ancak görece özgürlükçü Anayasa en azından sosyal ve kültürel yaşamı olumlu etkiliyordu. Özellikle 70`lerin ikinci yarısıyla birlikte artan siyasi olaylar bu olumluluğu gölgelese de, insanlar geleceğe umutla bakıyorlardı." (30.10.2013)
" Ekip işi ortak çalışmaların neden başarılı olabileceğini hepimiz biliriz. Ön koşul, ekibi oluşturan her bir kişinin gerçek anlamda katkısını sunması, egoların ekip dışına itilmesidir. Aksi ekip işi olmuyor zaten." (03.11.2013)
"Narsizmin en önemli özelliklerinden biridir empati kuramamak. Empati yoksunu hiçbir ahlaki değer tanımaz. Empati yoksunları arkadaşlık kuramazlar; dost olamazlar. Biliyorsunuz dostluk karşılıksız olarak birbirine destek olmayı gerektirir. Empati kuramayan birinin bir insana destek olması mümkün mü? Değil!" (07.12.2013)
" Ülkenin çok kısa bir sürede ütopya olmasını beklemiyoruz. Bizim göremeyeceğimize de eminim. Ama gelecek kuşaklara, çocuklarımıza borçluyuz. İnsanlığın birikimi gelecek kuşakların idealize koşullarda yaşayabilmesine olanak sağlayabilecek düzeydedir. Yeter ki bizler görevimizi layıkıyla yerine getirelim." (15.01.2014)
" Faydacılık toplumda entelektüel ve kültürel değerlerin gelişmesini sekteye uğratıyor; hatta yozlaşmaya dahi götürebiliyor. Zira bu anlayışa göre sanat ve kültüre ilişkin faaliyetler faydasızdır. Hâlbuki bunların toplumsal yararlarını, bireyin yaşamına kattıkları anlamı bilmeyenimiz yoktur. Herkesin kültürel gereksinimleri vardır; bu durumu açıklamaya bile gerek yok, bunu biliyorsunuz." (12.02.2014)
Bunları hatırlıyor musunuz?

1083

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun