Türkiye İranlaşıyor mu?

22.06.2021         



Değerli okurlarım;

Bugün farklı bir meseleyi konu alacağım. Türkiye`miz İranlaşıyor mu? 

Evet, bence İran`a benziyoruz. Hem de hızlandırılmış şekli oluyoruz.

Bundan 8 yıl önce İran`ın başkenti Tahran`da bir toplantım vardı. Bir İranlı profesör dostumla akşam yemeğinde İran`ı konuşuyorduk. O güzelim ülke, Humeyni sonrası karalara bürünmüş, sokaklarda ölü toprağı serilmiş gibi dolaşan insanlar... Şah Rıza Pehlevi zamanını anlattı bana biraz. Kanım dondu bir ara neredeyse... "Kanlı bir darbeden sonra eskiden insanlar eğlenirdi. Gazinolar, müzik evleri vardı. Hepsi Humeyni sonrası yasaklanınca, her ev neredeyse alkol imalathanesi haline geldi.” dedi. İran sokaklarında her kadın çarşaflı gezmek zorunda. Aksi taktirde cezası var. Para ya da dayak cezası, fakat evlerde işler farklı. Modern, dekolteli bir toplum gördüm İran`da. Tanrı ve yasaklar yalnızca sokaklarda. Evlerin içine henüz girememiş. Allah bizi bu tür uygulamalardan muhafaza etsin. Toplumu germenin bir anlamı yok.  Maalesef o gün profesör dostumu tam olarak anlamamıştım. Şimdi daha iyi anlıyorum.

O dostum Türkiye`de okumuş, iki ülkeyi de iyi bilen, iyi analiz eden biri olarak, ne yazık ki haklı olduğunu kısa sürede göstermeye başladı bana. En son marifetimiz de müzik dinleyen, şiirler okuyan, sanatçılara eşlik eden Cumhurbaşkanımıza neler oluyor? Kimler bu kararları veriyor? Bu türden uygulamalar, yasaklar ne anlama geliyor? Atatürk`ün ismi silinmeye mi, yoksa Cumhuriyet ortadan kaldırılmaya mı çalışılıyor? Bu çelişki nedir? Dünyadaki İslam devletleri bizi örnek almaya çalışırken biz de Araplaşıyoruz. Bunun böyle olmasını İngilizler mi istiyor? Bir parlamentoyla konuşacağımıza bir kralla tek konuşuruz, anlaşırız. Bir kralı ya da padişahı, kendi adamımızı başa koyarsak istediğimiz topu koştururuz diye düşünen bir düşman ülkelerle karşı karşıyayız.  Şimdi müzik dinlemeyen birini tanıyor muyuz?

Herkesi aklıselime davet ediyorum. Germenin, gerilmenin zamanı değil. Zaman, birlik ve beraberlik, kardeşlik ve huzur zamanı. Katillerle, yolsuzluklarla, teröristlerle, vatan hainleri ile uğraşma zamanı. Ekonomimizi toparlayıp, insanlara koli göndererek, aş evlerinden yardım göndererek gururlarıyla oynayacağımıza, iş verelim, maaş bağlayalım. Örnek Almanya, zor değil. Gider araştırır, aynısını yapabilirsiniz. Ocu, bucu, şucu olacağımıza devletçi, vatancı olalım yeter. Başarısız olan çekip gitmesini bilecek. Ülkemiz bir kaç kişinin babasının ülkesi değildir. Dünyada ölüm var. Doğmamış evlatlarımızı düşünerek hareket etmeliyiz. Tekrarlıyorum acilen milli mutabakat hükümeti kurulup, Kuvva-ı Milliye ruhuyla, her şeye bir çizgi çekerek yeniden devletçi bir Anayasa, kim gelirse gelsin çizgiden şaşmayacak devlet geleneği, kimsenin kimseyi ötekileştirmesine izin vermeyecek kanun ve hukuk devletini tesis etmeliyiz…


557
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER