Üniversitede siyaset

02.11.2014         tsavas@comu.edu.tr



Bu topluma, siyaset yapmanın hep kötü olduğu empoze edildi. İyi insanlar, samimi ve doğru insanlar siyasetten uzak kaldılar. Siyasetçi dediğinde toplumda alavereciler, dalavereciler, yalancılar akla geliyor. Öte yandan siyasetçilere karşı abartılı, yapmacık bir saygı (!) görüyorsunuz. Korkudan, başka bir şey değil, tamamen korkudan; öyle hastalıklı bireyler var ki toplumuzda saygıyı (!) zorla istiyorlar. Yoksa! Yoksa sürdürürüm, süründürürüm, mahvederim...
Diğer bir konu, bizim gibi ülkelerde siyaset yapanların toplumu ayrıştırıcı, farklı düşünenleri ötekileştirici bir yapısının olması. Ya bendensin ya da sana hayat yok! Evrimini tamamlamamış ilkel teritoryal rekabet dürtüsünün bir sonucu. Her yerde görmek mümkün, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri vardı belki, ama Batı`da bu tür davranışlar daha da şiddetle lanetlenirken bizde aksine 2000`li yıllara doğru daha da gelişti sanki. Her kurumda farklı düşünceye sahip insanlar ötekileştirilmekte, hatta kovulmaya çalışılmaktadır. Bu tip davranışları hayvanlarda görebilirsiniz, eh biraz fark var tabi ki, onlarda etken genetik yakınlık, Homo sapiens`te ise fikirsel yakınlık...
Siyaset kötü bir şey değil. Siyaseti, toplumda bireylerin ortaklıklarını şekillendiren, bireysel mutluluğu, huzuru ve refahı sağlamaya yönelik gayretler olarak tanımlarsanız çok iyi toplumsal bir araç olduğunu görebilirsiniz. Bu anlamda siyasetsiz modern bir toplum düşünülemez (diyeceksiniz ki yaşam zaten siyasettir, sen ne diyorsun; beylik bulduğum için bu söylemden özellikle kaçınıyorum, yaşam siyasettir dedikten sonra analiz edecek bir şey kalmıyor gibi geliyor bana).
Ancak eğer siyaseti bir hükmetme aracı olarak kullanırsanız toplumun bir önemi kalmıyor; toplum yalnızca hükmetme aracına aracılık eden bir unsur. Bizim gibi toplumlarda siyasiler siyaseti böyle görüyorlar. Toplumumuzda siyasi davranışların kayırmacılıkla eş tutulması siyasilerin ya da siyasi olmadığını söyleyen yöneticilerin bu tür yaklaşımlarının sonucudur. Bunlar siyaseti, toplumu iyiye, güzele, refaha, mutluluğa sevk etmek amacıyla yapmazlar; egolarını tatmin etmek için ve kendilerini refaha götürecek nemaları edinmek için yaparlar.
Bu türler bir yerlere siyaset sokuldu, siyaset yapılıyor diye feryat ettiklerinde popolarını kurtarma peşindedirler. Hiç de utanmazlar. Zaten narsis kişiliklerde utanma yoktur. Daha önce de defalarca tekrarladım, narsisin bir şeyleri söylemesi için ona inanması gerekmez; kolayca yalan söyler.
Üniversitelerde siyaset olması neden kötü olsun ki, gerçek anlamda siyasetten bahsediyorsanız ve eğer toplumsal kuralları bireylerin huzuru, mutluluğu, refahı için geliştirmeyi amaçlıyorsanız. Üniversitelerde siyasetin bilimi yapılır ve kürsüsü bile vardır. O zaman siyasetin en fazla konuşulduğu ve tartışıldığı yer üniversite olmalı, değil mi ya?
Ama siz öğretim elemanlarının ve öğrencilerin siyaseti dillendirmelerinden rahatsız oluyorsanız bunun tek bir nedeni vardır o da siyaseti nemalanmanın bir aracı olarak görmeniz. Aksi takdirde öğretim elemanlarının ve öğrencilerin siyasetlerini dillendirmelerinden neden korkarsınız ki? Ya da barışçıl bir siyasi faaliyette neden onların üzerine güvenlik güçlerini salarsınız? Ya da neden barışçıl siyasi faaliyetleri korumazsınız?
Gayet basit, sizin için siyaset koltuk demek, nemalanmak demek...
Siyaseti siyaset gibi yapan hangi siyasi görüşten olursa olsun bırakın düşüncelerini serbestçe söylesin. Savaş çığırtkanlığı ve nefret söylemine başvurmadığı sürece ne zararı var ki... Savaş çığırtkanlığı ve nefret söylemi yukarıda tanımladığımız siyaset kavramına girmiyor zaten.
Siyasi eleştiri iyidir, toplumu geliştirir. Yalnızca kökleri hala derinde yatan feodalitenin yaşadığı toplumlarda gençlerin siyaset yapmalarından korkulur.
Gelin geleceğimizi kurtarmak için gerçek siyasetçiler yetiştirelim. Siyaseti toplumsal bir görev olarak gören ve siyaseten hata yaptıklarında istifa etme erdemini gösterebilecek siyasetçiler...
Sizleri kandıran siyasetçi ve yöneticilerden bıkmadınız mı?

1359

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun