VASİYETİMDİR…

02.05.2016         tkoc@comu.edu.tr

Merak etmeyin bu yazıyı herhangi bir hastalık ya da sorundan hareketle yazmıyorum. Aksine kendimi hayli sağlıklı hissediyorum.

 

 

            Bu yazıyı neden yazıyorum?

            İki gün önce 10 Ekim 2015 Ankara katliamında kaybettiğimiz Ercan Adsızın eşi ve sendikada kadın sekreteri olarak beraber çalıştığımız arkadaşa telefon ettim. Eşini emperyalizmin saldırısında kaybetmiş bir yoldaşım ile konuşmak ne kadar zor. Konuşma konumuz 1 Mayıs mitingi sırasında ne yapacağımız idi. 10 Ekim 2015 katliamında Ercan arkadaşı yitirdiğimiz yerden birkaç dakika önce geçmiştik.

            1 Mayıs 2016 için sistem ne hazırladı bilmiyorum.

            Yeni ve daha büyük katliamlar hazırlamış olma olasılığı hayli yüksek. Bu konuda uzun uzun çalışıp bir sürü önlem aldık. Ama sistem istedikten sonra öldürüyor.

            Örnek mi istersiniz?

            Siz de biliyorsunuz ki binlerce örnek verebilirim. En sonuncusu ise 10 Ekim 2016 katliamının bütün yetkililerin bilgisinde adım adım geldiği bütün ayrıntısıyla ortaya çıkarıldı.

            Şiddet emperyalizmin beslendiği en önemli kaynaktır. Emperyalizm “Ölümü gösterip sıtmaya razı etme” işini çok iyi becerir. Güncel durumda ise Ortadoğu ve Türkiye ile ilgili bir plan adım adım ilerliyor.

            Planı hazırlayan EMPERYALİZM onu biliyorum da, hangi cinayeti kime işlettiğini bilemiyorum. Ama işin içine şiddet ve/veya ölüm girdiğinde kaybedenlerin çocuklar, kadınlar, yoksullar, emekçiler, işsizler yani kısacası toplumun büyük çoğunluğunun olduğunu biliyorum.

            Emperyalizmin maşalarının pislikleri; taciz, tecavüz, hırsızlık, yalancılık, ikiyüzlülük, kan, ölüm, korku kısacası FAŞİZM olarak çıkıyor.

            İşte tam da bu nedenle vasiyetimi yazıyorum. Bütün çirkinliklerin kaynağı sömürüyü önlemenin yolunu buldum ve paylaşmak istiyorum. Bu yazıyı yazdıktan sonra 1 Mayıs etkinliklerini gerçekleştireceğiz ve sistemin ne oyun hazırladığını bilmiyoruz.

            Buldum evet buldum.

            Sistem halkı inancı, milliyeti, konuştuğu dil, ten rengi, yaşadığı şehir, tuttuğu takım, giydiği elbise, sevdiği renk gibi herhangi bir nedenle bölüyor ve YÖNETİYOR.

            Çevreme bakıyorum ve emek, bilim, hak, özgürlük, adalet gibi insanı insan yapan değerler için uğraşan fakat birbirinin kuyusunu kazan küçük gruplara ayrılmış olduğumuzu görüyorum. Böyle olunca halk kendi katili ve kan emicisi olan emperyalizm veya taşeronları ile mücadele etmesi gerekirken birbiri ile uğraşıyor.

            Çözüm BİRLEŞMEK

            Evet, evet siz bunu biliyordunuz.

            O halde neden gerçekleştiremiyoruz?

            Çünkü yaşantımızı sorgulayıcı akıl ve bilimden yararlanarak verilen emek ile örmüyoruz. Savunduğumuzu sandığımız düşüncelerin felsefi altyapısına sahip değiliz. Sonuçta birleşemediğimiz için koyun gibi güdülüyor, sömürülüyor ve öldürülüyoruz.

            Çok mutlu olduğum bir mesleğim var.

            Eğitim ve bilim ile uğraşmaktan mutlu oluyorum.

            Buna ek olarak aynaya utanmadan bakabilmek için emek, demokrasi ve barış mücadelesi içinde yer alıyorum.

            Emperyalizm ve onun uşaklarının çirkinliklerini önlemek ve halkın hakkını alması için o kadar emek veriliyor ki anlatamam.

            Oturup konuşarak aşabileceğimiz sorunlar ve birbirimizi güzelleştirmek için kullanabileceğimiz düşünceler nedeniyle bölünüyoruz.

            Ama ….

            Ama ….

            Gibi pek çok şey sıralanabileceğini biliyorum.

            Bana göre hiçbir gerekçe emek, demokrasi ve barış isteyenlerin birlikte iş yapmasına engel olamaz veya olmamalı.

            Birleşmemizi engelleyen ayak oyunlarını aşmayı beceremiyorsak başarısız demektir. Bu konuda bahane sıralamanın bir anlamı yok. Ne gerekçe bulursak bulalım birleşemediğimizde emperyalizm kazanıyor/öldürüyor.

            Haziran 2013 yılını hatırlayalım.

            Birleştiğimizde neler oluyor?

            Çok güzel oluyor.

 

            Az önce 1977 1 Mayıs katliamında kaybettiğimiz Kıymet Kocamışı anma etkinliğinde idik. Emek, demokrasi ve barış mücadelesinde kaybettiğimiz ve şimdiki mücadelemizde yolumuzu aydınlatan yıldızları birleşik ve başarıya ulaşmış emek mücadelesini hediye etme sorumluluğumuz var.

 

            İşte bu nedenle dostlar içinde bulunduğum emek, demokrasi ve barış mücadelesini yaşadığım sürece devam ettireceğim. Bu mücadelenin başarıya ulaşmasının ön şartı olan birleşme mücadelesi de yaşamımın en temel mücadelesi olacak. Bunu mutlaka başaracağız.

            Olurda emek, demokrasi ve barış mücadelesinde başarıyı göremezsek bu mücadeleye sahip çıkacaklara vasiyetimdir; BİRLEŞELİM/BİRLEŞİN.

            Oturup konuşup, birbirimizi anlayalım ve emek, demokrasi ile barış mücadelesinin başarısı için birleşelim. Bunu başaramazsak emperyalizm bütün çirkinliğiyle hepimizi boğacaktır.

            Konuşalım ve birleşelim.

            İşte o zaman dünya daha yaşanılabilir olacak.

 

 


670

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2524
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    1252
Kaza mı, kasıt mı?
23.01.2017    905