YENİ "COVID" İSTEMİYORSAK...

29.04.2020         turgutcamer@hotmail.com

Değerli okurlarım sağlık uzmanları yeni virüslerle karşılaşma olasılığımızın yüksek olduğunu ve çok dikkatli olmamız gerektiğini sık sık dile getiriyorlar. Demek oluyor ki bu işin artık şakaya gelir yanı kalmadı!

 

 

            Dünyada ve ülkemizde “benmerkezci” yönetimlerin virüsün ilk tespitinde ‘adam sendeci’ tavırları ve yaklaşım yanlışlıkları olmasaydı insanlık bu salgını yaşar mıydı diye sorgulamak istiyorum.

·         İçinde yaşadığımız şu kaos günleriyle ilgili bir neden-sonuç ilişkisi kurmak zor olmasa gerek.

Gelin şöyle bir beyin fırtınası yapalım:

            - Silah satanlar BARIŞ isterler mi? İSTEMEZLER.

            - İlaç satanlar SAĞLIK isterler mi? İSTEMEZLER.

            - Din satanlar BİLGİLİ İNSAN isterler mi? İSTEMEZLER.

            Bu saptamalara itirazı olan varsa itiraz edebilir!.. Gündem sağlık ağırlıklı olunca ülkemizden örnekleme yaparsak; acaba biz “Koruyucu Sağlık Hizmetlerine” yeterince önem veriyor muyuz? Yoksa küresel ilaç şirketlerinin insanlarımızı kobay olarak kullanmalarına seyirci mi kalıyoruz! Biz adeta önce insanımızı hasta ediyor sonra da tedavi etmeye çalışıyoruz.. Size katılmıyorum demekte özgürsünüz!

*Bence insanlığın geleceği “Önce Rant-Kar” diyen küreselcilikte değil, “Önce insan, önce toplum, önce doğa” diyen sistemdedir.

            Maalesef sağlık alanı, dünya genelinde büyük bir pazar olarak görülmekte ve küresel şirketler bu alanın özelleştirilmesi için var güçleriyle çabalamaktadırlar. Bu çaba, ülkemizi de hedef almıştır. Sağlık alanı salt ekonomik bir sektör olarak görülmeye başlanmış, bu hizmeti istemenin temel bir insan hakkı olduğu göz ardı edilerek hastaya müşteri gözüyle bakılmıştır.

Sağlık alanını özelleştirmek ve ticarileştirmek gibi, sağlık hizmetlerini piyasanın vahşi koşullarına terk edilmesine dönük politikalar kesinlikle ortadan kaldırılmalıdır. Sağlık her yurttaşın kolayca erişebilmesi gereken bir kamu hizmetidir. Devlet sosyal devlet karakterini ancak, sağlık hizmetlerinde sergilediği tavrı ve başarısı ile kazanır.

“GENEL DÜŞÜN”, “YEREL UYGULA” ilkesi sağlıkta başarıyı getirir. Bu slogan benim değil, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)nün…

***

            Sevgili Çanakkale OLAY okurları Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi(ÇOMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde görevli sağlık çalışanı hemşerimiz Selin GÜMÜŞ, iki günlük sokağa çıkma yasağının ilan edildiği gece alış veriş için market ve fırınlara gidilmesini sosyal medya hesabında yayınladığı video ile bakın nasıl eleştirmiş:

            “Ben sokağa çıkma yasağıyla alakalı marketlere akın eden o insan topluluğu için birkaç şey söylemek istiyorum. Bizim ecdadımız yıllar önce bu topraklarda bir kuru ekmekle üzüm hoşafıyla savaş kazanmış. Kimse 2 gün aç kalsa ölmezdi….. Gerçekten bizi Korona değil, cehalet öldürecek. Umarım çok mutlusunuzdur bu durumdan.”

            Soruyorum.. Hemşire Selin isyanında haksız mı?

            *Bu değerli sağlık çalışanı hemşerimi tanımıyorum ama onu ve onun şahsında tüm sağlık çalışanlarımızı çabalarından dolayı yürekten kutluyor, kolaylıklar diliyorum.

NOT: “HIFZISSIHHA” ve “COVİD-19” SALGINI başlıklı yazılarımı okuduysanız eğer, başkaları da okusun diye paylaşır mısınız… T.Ç. 


4578

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER