Yetmez mi?

27.06.2016         tkoc@comu.edu.tr

Dostlar merhaba. Nasılsınız? Bakın ben yine sizinle dertleşmeyi özlemişim ve buradayım.

 

 

            Konuşmak, dertleşmek ve düşünceleri paylaşmak çok iyi geliyor. Bunu yaptıkça yaşamı ve kendimi daha iyi tanıdığımı hissediyorum ve mutlu oluyorum.

            Gerçi günümüzde mutlu olmak bile fazla imiş gibi hissediyor insan.

            Yaşamı ve gerçekleri görmek ve bilmek hem mutlu hem de mutsuz hissettiriyor.

            Çünkü toplumda ilişkiler her gün daha fazla “Nefret Suçu” üzerine oturuyor.

            Nefret suçunun siyasi malzeme olarak kullanılması önceleri olumsuz bir davranış olarak tanımlanırdı. Fakat şimdi “Nefret Suçu” üzerinden siyaset yapmak şimdilerde “Liderlik” olarak algılanıyor.

            “Bütün renler kirleniyordu. Birinciliği beyaza verdiler” (Özdemir Asaf).

            Sanayi devrimi sonrasında emperyalizmin güncel duruma uyması ve azgınlaşması çevre sorunları gündeme getirdi.

            Uzun süre çevre sorunlarının varlığı tartışıldı. Fakat şimdi çevre sorunlarının varlığını herkes kabul ediyor.

            Bununla birlikte çevre sorunları yalnızca doğanın bozulması olarak algılandı ve insan işe dahil edilmedi. Oysa çevre sorunlarının hem oluşması hem de etkileneni olarak “insan” işin tam da merkezinde. Doğada her hangi bir ortamdaki sorun diğer ortamları da etkiliyor ama söz konusu insan olunca kirlenme, kokuşma ve/veya bozulma daha çirkin oluyor. Bu nedenle çevre sorunlarının yoksulluk, savaş, haklarını kullanamama gibi sosyal sorunları da kapsayacak şekilde ele alınmasını önermişimdir.

            Bu durumun o kadar acı ve çirkin örnekleri var ki anlatmak hayli zor.

            Fakat bu hafta 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamını hatırlamamak mümkün değil.

            Ne diyelim Sivas Katliamı için?

            Bu katliamı yapanları savunanların sonra AKP’den milletvekili olduğunu mu?

            Nefret söylemlerinden: Komünist, solcu, ateist/dinsiz, Ermeni, Kürt, alevi, kızılbaş, Rum, gavur, Yahudi, eşcinsel, …, …, …, daha onlarca nefret söylemlerinden biri yada birkaçının kullanıldığını mı?

            Toplum tarafından unutulduğunu mu?

            Bu katliamı yapanların siyasi mirasçılarının “Yetmez ama evetçiler” tarafından bir zamanlar demokrat olarak gösterilmeye çalışıldığını mı?

            Nefret söylemlerinden biri ile tanımlananlar yakılırken farklı nefret söylemleri ile karşılaşanların sıranın kendilerine gelmeyeceğini sanarak sessiz kaldıklarını mı?

            Nefret söylemleri ile tanımlananların güncel siyasette haklar, özgürlükler ve adalet için bir araya gelemediklerini mi?

            Söylemde büyük büyük laflar edenlerin yaşamlarında kapısının önüne çıkıp yalnızca “Duracak” sorumluluğu göstermediklerini mi?

            Daha önceki pek çok çirkinliği yaşatanların Çorum, Maraş, Sivas ile yetinmeyerek Ankara Katliamını gerçekleştirdiklerini mi?

            Bu kanlı çetelerin ve siyasi temsilcilerinin yeni ve daha büyük katliamları yaptıkları ve yenilerine hazırlandıklarını mı?

            Bu süreç engellenemezse Ortadoğu’nun Türkiye’ye taşınmış ve siyasi malzeme olarak kullanılan katliamların artarak devam edeceğini mi?

            Benim sıraladıklarımı kendini en azından demokrat olarak tanımlayan insanların söylediklerini mi?

            Bütün bunları bilmenin insanın acısını hafifletmediğini mi?

            Sivas katliamını yapanların artık ülkeye ve ülkedeki her farklı olana savaş açtıklarını mı?

            Bu karanlık güçlerin çirkinliklerini gerçekleştirmekte devletin bütün kurumlarını kullandıklarını mı?

            Diğer bir ifade ile kendi emeğimizden verdiğimiz vergiler ile katillerimizi besliyor olduğumuzu mu?

            Devletin varlık gerekçesinin ötesinde işler, katliamlar ve kişisel çıkarlar için kullanılabildiğini mi?

            Yaz yaz bitmiyor dostlar.

            Daha öncede pek çok kez ifade ettiğim gibi hiçbir kişi, siyaset, kurum, bakış açısını dışlamadan ortak değerlerden hareket edemezsek bunları yazmanın da bir anlamı kalmadı.

            Unutmayalım:

            Önce Sivas Katliamını unutmayalım.

            Bütün katliam ve insanlık dışı olayları unutmayalım.

            Unutmayalım ve unutturmayalım ki yetsin artık bu katliamlar.

            Unutmayalım ki:

            Sivas sönmedi ve yanmaya devam ediyor.

            Sivas’taki yangın ülkenin her tarafında.

            YETMEZ Mİ?

 

 


718

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun