Yılbaşını kutlamayın!

30.12.2014         tsavas@comu.edu.tr



Yine stres içerisindeyim. Yıl bitiyor.

Eee n`olmuş?

Ne olacak yeni yıl başlıyor.

Eee n`olmuş?

Ya işte bir şey bitiyor, bir şey de başlıyor.

Aslında biten ve başlayan bir şey yok. Yaşamlarımız süreğen, yıllar kesikli... Yaşamlarımız açısından yılın bitimi ile başlangıcı arasındaki günün de diğer her hangi bir gün gibi farkı yok; sadece farklı algılıyoruz.

Ama biraz daha yaklaşmıyor muyuz sona?

O sona her yıl değil; her ay, her hafta, her gün, her saat, her dakika, her saniye, her salise, velhasıl her an biraz daha yaklaşıyoruz. Şöyle hesaplar yapmaz mısınız:

Dedem kadar yaşasam 30 yılım var daha, babaannem kadar yaşasam 20 yılım... Ya amcam kadar? Ooo ölmüş olmalıydım çoktan...

İsteyen kutlasın canım, bana ne. Yaşamlarımızda bizleri depresyona sokacak o kadar çok aptalca olay var ki eğlenmek için her tür bahaneyi kullanmak lazım. Ha ben sevmiyorum, ha beni strese sokuyor, o başka. Benim sevmemem herkesin de sevmemesini gerektirmez. Birçok olumsuz yanını sayabilirsiniz belki, en başta tüketim çılgınlığını daha da bir çıldırtmasını...

Ha yok Hıristiyanların bayramıymış, yok onlar bizim Kurban Bayramımızı kutluyorlar mıymış, bu bir olumsuzluk değil. Ne o, her şeyden karşılık mı bekleyeceğiz; siz bizim Şeker Bayramımızı kutlayın biz de sizin Noel`inizi... Geçin bunları, hem zaten Noel ile yılbaşı aynı tarihlere denk gelmiyor. Aslında umurumda da değil, isterse aynı tarihlerde olsun. Daha ne istiyorsunuz, sanırım tüm dünya kutluyor, başka var mı tüm dünyanın ortaklaştığı bir bayram? Ben bilmiyorum.

Siz bakmayın onlara, bana da bakmayın kutlayın kutlayın. İsterseniz de kutlamayın. O kadar çok sorun var ki yaşamlarımızda bir de bunu takmayalım kafamıza...

İyi seneler...

Zeytin

Yırca zeytinliklerinin kesilmesine Danıştay`dan "hayır" çıktı. Bayram yapıyor Yırca köylüleri. Antiparantez Manisa`da köylü yok artık, herkes mahalleli. Yakında tüm Türkiye`deki köyler mahalle, köylüler de haliyle mahalleli olacak. Hiç düşündünüz mü, acaba "Ülkenin efendilerini" daha kolay öldürmek için mi yapılıyor bütün bunlar? Neyse, ben kültürümüzü yansıtan ve geldiğimiz yeri unutturmaması açısından köylüye köylü, çiftçiye çiftçi, çobana çoban demeye devam edeceğim.

Yırca zeytinliklerinin kurtulması (!) sadece Yırca köylülerini değil, bizleri, çevrecileri, hatta Türkiye Halkının büyük bir kesimini sevindirdi sanırım. Ancak Danıştay kamulaştırmaya dur dedi demesine de garantisi var mı? Ne yazık ki yok.

Egemenlerin kâr hırsı, egemenlerin dünyaya sahip olma hırsı, sömürme içgüdüleri zeytinliklerin aleyhine. Çünkü biliyorlar ki enerji talebi çok büyük; çünkü biliyorlar ki yok satacak malları... Ama malları yaşamları söndürüyor. Her termik santral “söylentisi” binlerce dram barındırıyor, her faal termiğin yanı başında onbinlerce dram yaşanıyor; bu gün, şu anda...

Dramlar hep var. Ancak egemenlerin iradeleriyle oluşan dramlar, düşünsenize, seninle aynı hak, hukuk ve sorumluluklara sahip olmasını beklediklerin kaderini tayin ediyorlar.

İşte bu isyan nedeni...


1144

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2530
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    1261
Kaza mı, kasıt mı?
23.01.2017    1197