Yoruyoruz, ölüme göndermiyoruz

02.07.2017         

Yazıma yürüyüş sırasında tanık olduğum bir diyalogla başlayayım istedim. Yürüyüş sırasında yanımızda tek sıra yürüyen jandarmalara paralel seyreden araç konvoyundan gelen bir sesle döndüm.

‘Yazık değil mi Mehmetçiği bu yolda yürütüp yoruyorsunuz’ biçiminde suçlayıcı sözler sarf eden bir tiple yüz yüze geldim. Cevap vermeme, muhatap olmama geleneğini bir saniye için olsa da bozmak istedim, bozdum.

Cevabım; ‘Daha iyi ya sadece yoruyoruz, ölüme göndermiyoruz, yorulmak geçicidir, ölüm ebedidir’ oldu. Bir cevap alamadım, aracın kapısı ise usulce kapandı. Mehmetçiğin yüz ifadesini inceledim, mağrur bir gülücük hâkimdi yüz ifadesine. Mutluydu, yorgunluğu ölüme tercih eden yüz hatları geleceğin umuduydu. O Mehmetçiğin terhisine sadece 21 gün kalmıştı, ‘21 günüm kaldı, yürüyüş bittiğinde terhis olacağım’ diye mırıldandı.
&
Halk yürüyor,
Yığınlar yürüyor,
Herkes yürüyor
Herkes için, Herkese, hepimize lazım olan/olacak için yürüyor.
ADALET İÇİN.
&
‘Biz yolları teröristler yürüsün diye yapmadık’ diye buyurmuş hazret!
Babasının tapulu arazisi işgal edilmiş, üzerinde yürünüyormuş gibi algılamış Gümrük Bakanı hazretleri!
Anlamadığı/anlamadıkları şey bu işte!
Yönettikleri, yönetmeye çalıştıkları gerçeğin, bu gerçeğin unsurlarının farkında değiller.
Bir ulusu, devleti, o devletin sınırları içinde yaşayan halkların geleceğini, gelecek kaygısının sorumluluğunu üstlendiklerinin, bu sorumluluğu kötüye kullandıklarının, bu unsurların tamamını harlanmış bir ateşin içine sürüklediklerinin ya farkında değiller ya da bilerek sürüklüyorlar.
&
İnsan hak ve hürriyetleri ayaklar altında
Basın özgürlüğü yok
İş güvenliği yok
Yaşam hakkı gasp edilmiş
Cezaevleri haksız yere yaşam hakları ellerinden alınmış insanlarla dolu.
Yargıda Adalet uzun süreli tatilde!
Sıradan insanlar dahi ‘terörist’ damgası ile yaftalanarak yaşam alanından taca atılmış.
Kendisi dışında herkesi köşeye sıkıştırıp ‘terörist’ ilan eden bir yönetim anlayışının başarılı olduğuna inanmış bir kesim ısrarla bıçağı kemiğe dayıyor, buna karşı direnç gösterenleri ise ‘terörist’ ilan ediyor.
&
ADALET yürüyüşünün ruhu Cumhuriyet Halk Partisinin başlattığı noktanın artık çok ilerisinde, toplumun ötekileştirilmiş bütün kesimlerinin ruhuna hitap eden bir anlayış ve vakurlukla devam ediyor. Katarak, çoğalarak, büyüyerek devam eden ADALET arayışı finale yaklaştıkça
Adaletsizlerin huzuru kaçıyor, sağlığı bozuluyor, ruh hali psikopatlaşıyor, doğal saldırganlık devreye giriyor.
 
Önceden organize edilmemiş bir yürüyüşün katlanarak büyüyeceği ihtimalini gözden kaçıran iktidarın ruh halini anlamak mümkün ancak, yol yürüyenleri ‘terörist’ ilan etmek gafletini tercih etmiş olmaları ne kadar sıkışmış olduklarının bir göstergesi.
&
Nuriye ve Semih’i ölüme ‘uğurlamanın’, gölgesinde oturdukları İnsan Hakları Anıtını onların şahsında tutsak hale getirmenin mutlaka ödenecek bir bedeli olacaktır.
&
Adalet yürüyüşü Mehmetçiği yoruyor, ancak ölüme göndermiyor.
Gencecik çocukları Ortadoğu topraklarında ölüme sürüklemenin bir bedeli olacaktır. Hamasetle ayakta duranlar, hamaset nutukları ile insanları etkileyerek saldırgan hale getirenlerin, ölümleri şehitlik mertebesi ile kutsayarak aileleri kandıranların ödeyecekleri bir bedel olacaktır.
 
İşte o gün; onlarda bu Adalet yürüyüşünün herkes için, hatta onlar için olduğunu anlayacaklar.

394
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

"Umarız bu olay son olur"
17.10.2017    600