Yurdumuz nerede/nereye?

18.04.2016         tkoc@comu.edu.tr

Haydi, Türkiye’nin konum özelliklerini sayalım. Başlayalım; üç tarafı denizler ile çevrili, Asya ile Avrupa arasında geçiş konumunda diye saymaya.

 

 

            Bana göre bu günlerde Türkiye’nin konumundan bahsedilirken 17-25 Aralık ile 17-23 Nisan arasında ifadesi de kullanılmalı.

            Ne demek “17-25 Aralık ile 17-23 Nisan arasında” olmak?

            Uzun uzun anlatılabilir ama kısaca bu tarihlerin ifade ettikleri anlamları hatırlatmak yerinde olur.

            17-25 Aralık 2013 denildiğinde akla gelenler;

            Yolsuzluk,

            Hırsızlık,

            Rüşvet,

            Soygun,

            Para kaçırma,

            Üç beş kuruş,

            Sıfırlama,

            Faizi ile geri alınan paralar

            ….

            ….

            Bu konuda tanımlamaları istediğimiz kadar çoğaltabiliriz. Her türlü pislik oluk oluk akıyor.

 

            Zaten 17-25 Aralık yeterince sorun çıkardı birde 17-23 Nisan nereden çıktı şimdi demeyin. 17-23 Nisan yeni değil. Aksine ülkenin unutturulmak istenen hedefleridir.

            Ne demek 17-23 Nisan?

            Haberlerde okumuşsunuzdur. Ülkede oluşturulan kan gölünden hiçbir şekilde rahatsız olmayanlar terör saldırılarını gerekçe göstererek 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları iptal edildi.

            Haksızlar mı?

            Bayramın ismine bakın “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”.

            İşin içinde hem ulusal egemenlik var hem de çocuk var.

            Ne demek efendim; küreselleşmenin piyasa yaptığı koşullarda ulusal egemenlik. Öncelikle belirtelim ki evrensellik ile küreselleşme tamamen ayrı kavramlardır. Evrensellik kavramı birey, halk, halklar, insanlık ve hatta bütün canlılar devamında cansız ortamı kapsayan bir kavramdır. Küreselleşme ise emperyalizmin pazarını bütün dünya olarak ilan ettiği kavramdır.

            Bak birde çocuk kavramından bahsediliyor.

            Çocuklara nasıl bir hastalıklı bir kafa ile bakıldığı pisliğin bir kısmı olarak ortaya dökülen çocuk istismarı konularından anlıyoruz.

 

            İşte değerli dostlar ülkemizin güncel sosyal konum özelliklerinden birisi de budur. Bir tarafta kendini bütün potansiyeli ile tanıyan ve gerçekleştiren bireyden harekete emek vererek, üreterek dünya barışını gerçekleştiren insan. Diğer tarafta ise kişilik özelliklerini tamamen yitirmiş, piyasa ihtiyaçlarına göre şekillenmiş, altta kalanın canı çıksın mantığı ile hareket eden canlı (insan demeye içim elvermiyor).

            Türkiye’nin bu günlerde bu arada kaldığı ve hatta emperyalizmin bataklığına doğru savrularak kan gölü haline geldiğini birlikte gözlemliyoruz.

            Bu yazı burada biter mi?

            Bitmez dostlar, bitmez.

            İnsan oldukça daha güzelin umudu hep oldu ve olacak.

            Yoksa 23 Nisan gerçekleşmezdi.

            Dostlar biliyorsunuz ki 1 Mayıs geliyor.

            1 Mayıs

            Emeğin ve umudun bayramıdır.

            Sohbetin bu aşamasını da gelecek yazıda devam edelim.

            Umutla kalın.

            Unutmayın 1 Mayıs geliyor


847

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun