Yuvam Anadolu

23.10.2017         tkoc@comu.edu.tr

Merhaba sevgili dostlar. Merhaba. Sizleri yani aslında hem sizleri hem de sizlerin aracılığı ile kendimi gerçekleştirme arayışını özledim.

 

 
Sizinle en son 3 Temmuz 2017 tarihinde dertleşmiş ve ülkemizin sıkıntılarından ve 2 Temmuz Sivas katliamından konuşmuştuk.
Sonra.
Sonra kaçtım.
Evet kaçtım.
Ben çok şanslıyım.
Her sıkıştığımda sevgi, enerji ve huzur sunan Anadolu üzerinde yaşıyorum.
Bu kadar mı?
Hayır, buna ek olarak ömürler harcasan üretmek ve öğrenmekten bıkmayacağım bir mesleği yani coğrafyacı olma mutluluğunu yaşıyorum. Bir de coğrafyacı olma keyfini Anadolu’da yaşıyorum.
Bütün bunlara bir de sizler gibi dertleşebileceğim dostların varlığı eklenince yaşamı Munzur’un gözelerinden, her damlasını hissederek, kana kan su içmek gibi yaşamanın tadına varıyorum.
Tam da bu aşamada coğrafyacı olmama büyük katkısı olan Prof. Dr. Ayhan SÜR’ün ölümünü öğreniyorum ve değerli bilim insanın yaşamı, ürettikleri ve öğrettiklerinden hareketle yaşama heyecanım daha da artıyor. Çünkü değerli hocamın emek ve üretim dolu yaşamını tam bir insan olma mücadelesini biliyor olmak bana insan ve bilim insanı olma sorumluluğumu bir daha hatırlatıyor. Yaşamını Sayın Prof. Dr. Ayhan SÜR gibi insanlaşma çabası doğrultusunda doldurarak tamamlamak ne büyük onur.
 
Dostlar Anadolu’yu yaşamak ve anlamaya çalışmak insana çok iyi geliyor. 
Nasıl ifade etsem bilmiyorum.
Hani eğilip su içmeye susuzluğunu dindirmeye çalışırsın da suyun “kirletildiğini” anlarsın ve inatla kaynağa ulaşıp buz gibi ve tertemiz sudan kana kana içersin ya o duygu işte. Bu duygu da;
“kirliliğin” farkındalık, 
“kirliliğe” teslim olmamak,
temize/doğru olana ulaşmak için verilen emek sürecini yaşamak, 
her aşamada doğruluğunu sorguladığın sürecin her defasında seni haklı çıkarması, 
her adımında dost yüzü,
her köşesinde emek ve mücadele ile güzelleşmiş dostların varlığı,
… ve daha neler neler var.
Bu kendini arama yolculuğuna beş güzel insan ile birlikte çıkmak ama kendini ararken aynı zamanda yola çıktığın insanların güzelliğini keşfetmek büyük bir heyecan idi.
Daha önce bir başka meslektaşım ile çıktığım bu Anadolu’ya/kendime yolculukta her adımda insanlar ile birlikte olmak ve her birinde hem yeni bir insanı/güzelliği ve/veya kendini keşfetme çabası içinde olmak harika bir süreç.
Evet, Anadolu bütün değişkenliği, çeşitliliği ve zenginliği ile her güzelliğini bizimle paylaşıyor.
Şimdi her zamankinden daha kararlı bir şekilde üretmeye yani mücadeleye devam.
Onlar, yani koltukları büyüdükçe küçülenlere inat Anadolu.
Yuvam Anadolu ışığım bilim…
 
ANADOLU
   Beşikler vermişim Nuh`a
   Salıncaklar, hamaklar,
   Havva Ana`n dünkü çocuk sayılır,
   Anadoluyum ben,
   Tanıyor musun?
   Gör, nasıl yeniden yaratılırım,
   Namuslu, genç ellerinle.
   Kızlarım,
   Oğullarım var gelecekte,
   Herbiri vazgeçilmez cihan parçası.
   Kaç bin yıllık hasretimin koncası,
   Gözlerinden,
   Gözlerinden öperim,
   Bir umudum sende,
   Anlıyor musun ? (Ahmet Arif).

440

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Bu nasıl Müdür?
17.11.2017    9203
O Müdüre suç duyurusu!
19.11.2017    2412
Dev ihale nefes kesti!
16.11.2017    2174
Yılın nikahı
20.11.2017    1926