Zafer, sabırla kazanılandır

11.08.2017         

Toplumun büyük bir kesimi Hak, Hukuk, Adalet, Demokrasi dedikçe iktidar ve yanlıları bunların nasıl olması gerektiği konusunda kafa yormaları gerekirken çarkı tam tersine çeviriyorlar, haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe, anti-demokratik uygulamalara daha fazla alan yaratıp bunlara zirve yaptırıyorlar. Mafya usulü yol ve yöntemle kendilerinden olmayanlara karşı koro halinde ‘tehdit’ unsurunu kullanıyorlar.

 

 
Mafyanın kaba güçten kaynaklı o bildik usulleri var ya;
Hani o son nokta, ‘eylemden’ önceki son hamle sözlerinin artık her alanda toplum üzerinde hâkimiyet kurduğunu görüyoruz. İşin içinden çıkamayınca, ‘Seni bitiririm’ ya da ‘onu bitireceğim’ sözcüklerinin sık kullanıldığına tanıklık ediyoruz. ‘Niye’ diye sorduğunuzda da, gerçekte bir cevabı yok bunun, güç gösterisinin bir tezahürü!
Yönetenlerin kullandığı jargon son derece önemlidir, çünkü bir süre sonra yönetilenler üzerinde, toplumun her kesiminde olmasa bile önemli bir kesiminde, onların üzerinde bir hâkimiyete neden oluyor. Bir süre sonra da bu jargon oturuyor. Hak, hukuk, adalet, insan hakları, demokrasi, insan hak ve hürriyetleri gibi kavramların içselleştirilmediği, taca atıldığı, dikkate alınmadığı toplumlarda ‘arabesk’ bir anlayış ortaya çıkıyor. Ondan sonra ‘ayıkla pirincin taşını’ atasözünün de çok fazla bir anlamı kalmıyor.
Tonlarca pirincin taşını ayıklamak gibi bir maharetin harekete geçmesi gerekiyor ki, iyiler bunu yapmaya gayret gösterse de, ayıkladıkça, ayıklamak istedikçe birileri gelip yeniden karıştırıyor, taşla pirinci yeniden buluşturuyor. ‘Dön başa’ sayısı artıkça da doğru atılmak istenen, atılan adımların anlam ve önemi de ortadan kalkıyor.
Kim kimi bitiriyor, niye bitiriyor, neden bitiriyor, en önemlisi de ne hakla bitiriyor?
Tartışma, müzakere etme, dinleme ve dinletme adabının varlık nedenini ortadan kaldırma gayreti ile saldırgan pozisyon alanların sayısı giderek artıyor. Altyapısız pratik çözüm anlayışını ‘tehdit’ ve ‘güç gösterisi’ mantığı ile buluşturuyorlar, anı kurtarıyorlar.
O anın kurtulmuş olması ‘Milli zafer’ olarak görülebilir, ancak kişisel kurtuluşun anlık zaferi olan bu durumun geçici olduğu gerçeğini değiştirme imkânı yoktur. Çünkü bu mantığın toplumsal karşılığını yakalamak mümkün değil.
Anlık ve kişisel zaferler, sabırla kazanılmış uzun vadeye yayılmış toplumsal zaferlerin esiri olmaya mahkûmdur!

147

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Maç D Smart’ta
23.08.2017    38