Zaman

15.04.2015         tsavas@comu.edu.tr



Yıl dediğin geçiveriyor. Nereden duydum bilmem; gençlikte günler çabuk yıllar yavaş geçermiş, yaşlılıkta da günler yavaş yıllar ise hızlı... Şu anda her ikisinin de çok hızlı geçtiğini düşünüyorum. Tabi algımız bu yönde, hakikatten çevreme de dert yanarım zaman zaman, ya, derim, bir zamanlar hiçbir şey yapmamaktan canımın sıkıldığı anlar olurdu, çok zaman oldu, bu anlamda can sıkıntısını unuttum. Bir koşuşturmacadır gidiyor; tüm motivasyon düşürücü faktörlere rağmen.
Size de oluyor mu?
Zaman zaman hiçbir şey yapasım gelmiyor içimden... Ama duramıyorum.
Bazen aylak aylak oturmak ya da gezinmek istediğiniz olmuyor mu?
Benim pek sıklaştı şu günlerde. Yapacak o kadar çok şey var ki, her birine ne zaman nasıl yetişeceğimi düşünmekten aylak aylak oturmak geliyor içimden.
Ama zaman ilerliyor. Arkamızda bir şeyler bırakmak için zamanımız giderek azalıyor. Zaman su gibi akıyor. Pek klasik oldu be... ... sanırım şöyle daha iyi:
Üniversitede bir rektatör dönemi bile geçiverdi. Dönemi yaşarken çok acı çeken, çok sancılanan oldu. Yeni yeni oturmaya başlayan akademik teamüller ve gelenekler viran oldu. Üniversite sosyalitesi çok büyük yara aldı. İnsanların sağlıkları üzerinde muhtemelen kalıcı etkileri oldu.
Ama nihayetinde geçti!
Dört koca yıl geçti; bu dört koca yılın bir hesabı olacaktır muhtemel. Ama çok ilginçtir, ben yalnızca huzur istiyorum. Ben yalnızca çok sevdiğim işimi yapmak istiyorum. Umarım anlıyorsunuzdur.
Evet, yıllar geçiyor, istemesek de ve bu yıllar içerisinde fark etmediğimiz dönemlerimiz çok oluyor. Fark ederek yaşamaya başlamak istiyorum.
Biliyorum, yaşın gelmiş elliye, bundan sonra fark etsen ne olur, etmesen ne olur, diyorsunuz muhtemelen. Yok ya, öyle demeyin. Her yaşın kendine göre çok güzel tarafları oluyor. Yalnızca bunları fark etmek lazım ve farklı kılmak lazım. Günlük rutin diyorsunuz ama o günlük rutin dahi çok güzel olabiliyor. Hatta bazen o kadar güzel oluyor ki o rutinin dışına çıkmak istemiyorsunuz.
Gençlik dönemlerimizi, yıllar çok uzun geçtiği için çok iyi hatırlıyoruz. Sindire sindire yaşıyor gençliğini insan. Ama ondan sonrası, gelecek kaygısı, "ekmek parası", kariyer endişesi derken bir de bakıyorsunuz nasıl geçtiğini anlamadığınız yıllar... Yoğun hatırladığınız ergenlik ve gençlik yıllarımın üzerinden 30 yıl geçmiş...
Nasıl?
Yanıt genellikle yoktur.
Sizin yanıtınız var mı?
Yıllar geçiyor. Yıl kavramını biz insanlar yaratmışız ama somut bir olgu da var sonuçta; fiziksel bir olay, Dünya`nın kendi etrafında ve Güneş`in etrafında dönüşü...
Ne kadar ilginç değil mi? Dünya Güneş`in etrafında döndükçe bizim de saçlarımız ağarıyor, yüzümüzde kırışıklıklar beliriyor ve yakını görmekte zorlanıyoruz. Halbuki bizim ne ilgimiz var Dünya`nın Güneş`in etrafında dönmesiyle!
Fiziğe göre zamanda yolculuk etmek mümkün, en azından hipotetik olarak. Tabi bu işe aklım asla yatmamıştır. Hani şu zamanda yolculukla ilgili filmler vardır ya, hep sorgulamışımdır, iki farklı yaşta bir kişi aynı zaman diliminde nasıl bir arada olabilir, diye. Şu anki bilgilerimiz dahilinde mantıksız geliyor ama...
Einstein kesinlikle haklı...
...zaman göreceli...

902

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun