Turgut Çamer

YALAN ve ALDATMANIN TBMM BOYUTU!..



YALAN ve aldatmanın meclis boyutu varki, çok çirkin. Neymiş mecliste gizli oylama yapılıyormuş, milletvekilleri özgür iradeleriyle (!) oylarını kullanıyorlarmış.
Gerçekten böyle mi? İddia ediyorum, kesinlikle böyle değil.
Akıl almaz bir yalancılık ve aldatmaca, halkın gözlerinin içine baka baka sahneye konuluyor.
Nasıl mı? Şöyle:
TBMM içtüzüğüne göre, çapı gazoz (!) kapağından biraz büyük; beyaz, kırmızı ve yeşil renkli pullar ile oy kullanılıyor.
Beyaz    : Kabul
Kırmızı : Red
Yeşil : Çekimser, oyları ifade ediyor.
Milletvekilleri, mecliste oluşan sandık kurulundan 3 renkli pulu ve mühürlü zarfı alıp kapalı (Gizli) yerde oylarını kullanıyor; zarfın içine koymadıkları 2 pulu`da ıskarta! kutusuna atıyorlar. Bu 2 pulu kutuya atmadan önce de parti yöneticileri, Grup Başkanvekilleri “Atmaca” gibi vekilleri izliyor ve çetele tutuyorlar. Yani hangi rengi (oyu) zarfa koyduklarını saptıyorlar.
***
Böyle oy kullanımına da “GİZLİ OY(!)” diyorlar.
Değerli okurlarım, bir halkın aklıyla ancak bu denli alay edilebilir ve o halk bu denli  enayi! yerine konulabilir. Bunu yapanlar da o halkın vekilleri ise, işte “TUZUN KOKTUĞU” yer burasıdır.
Ancak, bu tutum ve davranışlara fazla şaşırmamak gerekiyor. Çünkü, halkın vekilleri yerine, Parti Genel Başkanlarının yani “Lider Sultalarının” “Kurşun Askerleri!” olursanız, parmaklarınız lider buyruğuyla kalkıp inerse başka davranışta bulunamazsınız!
Mevcut aday belirleme yöntemi, “Oligarşik Koltuklar”ı yarattığı için halkın çıkarına yönelik  tutum ve davranışları  doğaldır ki göremezsiniz.
***
Geçtiğimiz hafta, Anayasa değişikliği görüşmeleri sırasında Milletvekilimiz Sn. Mehmet DANİŞ`in mecliste Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer GENÇ`in sözlerine karşı takındığı tutum ve davranışı garipsedim. DANİŞ`in tepkisi ulusal basında fotoğraflarla yer aldı, görmüşsünüzdür.
Sn. GENÇ, Başbakan ve Cumhurbaşkanı`nın yurtdışı seyahatlerini eleştirerek şöyle demiş:
“ - Pisliklerinizi yüzünüze çarparım. Ülkenin şehit yakınları, gazileri açlıktan ölüyor. Siz sefa sürüyorsunuz.”
Soralım:
- Bu sözlerde hiç mi gerçeklik yok? Sn. DANİŞ`in “tutmayın beni(!)” dercesine kürsüdeki hatibe saldırmasının fotoğraflarını gazetelerde görünce, bir hemşehrisi olarak gerçekten üzüldüm. Bu davranışına anlam veremedim.
Bu höşgörüsüzlük - tahammülsüzlük niye?..
ATATÜRK`ün kurduğu 90 yıllık TBMM`ne o görüntüler yakışıyor mu?
***
Görüyorsunuz, başta Başbakan Tayyip ERDOĞAN olmak üzere her parti oylamada grubuna hakim olmak için her türlü önlemi alıyorlar. Talimatlar yağdırıyorlar. Nitekim Başbakan, Anayasa değişikliği paketi görüşmelerinden önce Grup Toplantısının basına kapalı bölümünde milletvekillerine;
“ - Herkesin hassasiyet göstereceğini biliyorum. Ben mecliste olacağım. Şaşırmayın(!) beyaz vereceksiniz.” buyruğunu veriyor.
Vatandaş da, sözde “gizli” Anayasa oylamalarında nasıl oy kullanıldığına TV ekranlarında tanık oluyor, ama; işin “püf noktası”nı bir türlü anlayamıyor!
Sevgili Çanakkale OLAY okurları; bu yalan ve dolanı aşmak, ancak halkın bunu kavramasıyla mümkündür. Bu konuda temel işlev ve görev de aslında siyasal muhalefete düşmektedir.
Örneğin; Meclisteki muhalefet partileri vatandaşın bu aldatmacadan kurtulması için, şu gerçeği ve yöntemi mecliste niye gündeme getirmiyor, dayatmıyor?
- Gerçek gizli oylama şöyle yapılır niye demiyor?
- Nedir o yöntem:
· Seçimlerde kullanılan oy pusulası gibi,
· Pusulaya; beyaz, kırmızı, yeşil yazarsınız. Her kelimenin altına da bir mühür yuvarlağı ile tek pusula hazırlarsınız.
· Milletvekillerine bir pusula, zarf ve mühür verirsiniz. Vekil, kabinde mühürü basar ve oyunu sandığa atar.
Böylece renkli gazoz kapaklarının (!) iadesi işlemi ve Grup Başkanvekillerinin “atmacalıkları” da ortadan kaldırılmış olur.
İşte gerçek gizli oylama budur. Yapılan ise “UTANÇ VERİCİ TENEZZÜL”dür.