Turgut Çamer

Halkla Alay Etmenin Daniskası!...



MALİYE Bakanı Mehmet ŞİMŞEK, Referandum sonrası katıldığı bir uluslararası konferansta:
" - Halk fakirleşmedi, aksine zenginleşti. Haneler aslında kendi finansal servetlerini arttırdı, servetlerinde aşınma olmadı!.." demiş.
Şimdi bu sözleri söyleyen Sn. Bakanı biraz tanıyalım. Kendileri milletvekili yapılmazdan! önce Uluslararası Finans çevrelerinin temsilcisi. Mehmet Bey, İngiliz vatandaşı olmak istiyor. Genel seçimlerden bir yıl önce; 26 Temmuz 2006 gün ve 2422 sayılı kararla Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı İngiliz vatandaşı olmasına izin veriyor.
M. ŞİMŞEK : " - Majesteleri Kraliçe Elizabeth`e, varislerine ve haleflerine gerçek bir sadakatle bağlanacağım. Birleşik Krallık`a sadık olacağım..."diye yemin ederek İngiliz vatandaşı oluyor. Ayrıldığı eşi Amerikalı olan bu zat, 2007`de G.Antep`ten AKP listesine konularak milletvekili yapılıyor. Önce; Hazineden sorumlu Devlet Bakanı yapıldı. Şimdi de Maliye Bakanımız...
Değerli okurlarım, benim merakım şu: AKP`nin İngiliz vatandaşı da olan bu beyefendi acaba Majesteleri Kraliçe İkinci Elizabeth`in ülkesi İngiltere`ye mi, yoksa Türkiye Cumhuriyeti Devletine mi sadakatle bağlıdır? Buna benzer cevherler (!) biliyorsunuz,
Turgut ÖZAL zamanından bu yana Devlet aygıtımız içine yerleştirilerek ülkemize yazık edildi.
 
***
 
Günümüzden 22 yıl öncesine gidelim ve anımsayalım ; 1. ÖZAL Hükümeti sırasında ÖZAL`ın Başdanışmanı olan, sonra da Devlet Bakanı yapılan rahmetli Adnan KAHVECİ`de ; işçi ve memurların yapılan zamları protestoları üzerine aynen:
" - İşçi ve memur niye geçinemiyor? Aslında asgari ücretle bal gibi apartman da alınır!.." demişti. KAHVECİ ayrıca ; Turizmde develer ve fillerden yararlanmak, dilencileri devlet memuru yapmak! gibi ilginç fikirlerin de sahibi idi.
" - Zamların ücretli kitlede sebep olduğu huzursuzluğa katılmıyorum. Bu kitle refahın maliyetini ödemektedir." dedi ve 1988 yılında Devlet Bakanı yapıldı merhum KAHVECİ. Yani ona göre suçlu işçi ve memurlar idi, tepki göstermek hakları değildi.
 
***
Bakan ŞİMŞEK`te halkın zenginleştiğini sandığı için; kamuda servis araçlarından yararlanan memurlardan bile katılım payı alınmasını istiyor. Gerekçe neymiş? Bütçe açıklarını kapatmak! Belli ki, memurların mütevazi gelirlerine göz dikilmiş!..
Gerçek ne?
Haneler servetlerini arttırmadı. Hanehalkı Borcu : 2008 Temmuz`undan 2010 Temmuz`una kadar; yani 2 yılda borçları % 34 artarak 153 Milyar TL`ye çıkmış. Yaklaşık 2 Milyon kişi bankalara borçlarını zamanında ödeyemediği için takipte. Batık kredi tutarı son 2 yılda % 135 artarak 8.2 Milyar TL`ye çıktı. İşsizler ordusuna, yeni 450 bin kişi eklenmiş. Tarımda yoksullaşma sürüyor. Genç işsiz sayısında dünya ortalamasının iki katına ulaşmışız.
Her yeni doğan bebek 2002`de 5 bin dolar borçla doğuyordu. Borcu, 8 yılda 10 bin dolara çıkaran AKP iktidarı aradaki bu parayı acaba hangi tüyü bitmeyenlere yedirdi!
Gerçek tablo böyle iken; Maliye Bakanı hem Türk hem de İngiliz Mehmet(!) :
" - Halk fakirleşmedi, aksine zenginleşti!.." diyebiliyor.
Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN ve Bakanları da; " Kişi başına düşen milli gelir 10 bin dolara çıktı!.." demezler mi. Hocalarının bile başının tasını attırdılar!
* Hocaları ERBAKAN: "Milli gelir 10 bin dolara çıkmış, hadi oradan (!) Çocuk mu kandırıyorsun? Herkes ay sonunu nasıl getirecek onu düşünüyor." diyerek tepkisini gösteriyor. Niye kızıyorsunuz? Sn. ERBAKAN, bu beyefendiler sizin rahlei-tedrisinizden geçmediler mi? Olamaz! Aynı anda hem haklı-hem haksız olamazsınız...
 
***
 
Halkla alay eden politikacılar için, ünlü düşünür Francis BACON`un sözleriyle bu haftaki mektubumu sonlandırmak istiyorum:
" İkiyüzlülük tabansızlara yaraşan bir davranış yolundan başka birşey değildir; Çünkü gerçeğin ne zaman söylenmesi gerektiğini bilmek, yeri gelince de söylemek, güçlü kafa isteyen bir iştir; dolayısıyla, küçük politikacılar, büyük ikiyüzlülerdir."