Turgut Çamer

“Çıraklık!-Kalfalık!-Ustalık!..”



DEĞERLİ okurlarım, çıraklık ve kalfalık dönemlerini bitirip, “ustalık(!)” yapmak isteyenlerin ülkemizi nereye götürdüklerini görmeye çalışalım! Devletin resmi kurumlarının bazı rakamlarını mercek altına alarak bunu yapalım. Bakalım neredeeen nereye varacağız! Hangi gerçeklere ulaşacağız?
Söz konusu edeceğim rakamlar, Türkiye’nin 2011 yılındaki rakamlarıdır.
 
***
- Türkiye’nin 1923–2002 yılları arasında, yani; 79 yılda gelmiş-geçmiş tüm hükümetler zamanındaki Dış Ticaret Açığı 247 Milyar Dolar idi.
- Ülkemiz, AKP İktidarında; son 8 yılda, 397 Milyar Dolar Dış Ticaret Açığı verdi.
- Bugün, Türkiye’nin iç-dış borç toplamı: 644 Milyar Dolar.
- 2011 yılı Ocak-Şubat ayında ihracat % 22 artarken, ithalat % 46 arttı. Yalnızca, 2 aylık Dış Ticaret Açığımız 14.7 Milyar Dolar oldu.
· (Astarı-yüzünden pahalıya geldi hep! Dikkatinizden kaçmamıştır, iktidar sahipleri genellikle ihracat rakamlarını ağızlarına alırlar, ama; ithalat rakamlarından ise hiç mi hiç söz etmezler!..) 
AKP Döneminde doğan her bebek, 9 Bin Dolar borçla dünyaya geliyor!..
- Türkiye’de ki sıcak para tutarı: 140 Milyar Dolar.
· (Bu sıcak para da maalesef, ne yatırım ne de istihdam yaratıyor. Yabancılar hiçbir ülkede kazanamayacakları parayı bizden “taş atıp kolları yorulmadan!” kazanıyorlar. Çünkü, biz onların paralarına çok yüksek faiz veriyoruz. Yatırımla, istihdamla niye uğraşsın adamlar! Bu paranın bir özelliği de çok narin ve ürkek olmasıdır! Bir gece bir bakmışsınız, alıp başını gitmiiiş(!)
- 2010 yılında, 2009 yılına göre; Buğday üretimi % 4.6, sebze üretimi ise % 2.9 azaldı.
* (Hani, kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik! Maalesef, ülkemizde ne yetişiyorsa, her şeyi dışarıdan ithal eder hale geldik.)
 - Sadece, 2010 yılında tarım ürünleri ithalinde, 6.5 Milyar Dolar ile “Cumhuriyet Tarihinin Rekorunu” kırdık. Yabancı ülkelerin çiftçisine hayli para kazandırdık!..
 - Son 8 yılda Et % 77, Süt ve süt ürünleri % 142, Hububat % 198, Şeker % 260, Yağ % 310 zamlandı.
* (Soralım: -  Bunları üretenler mi? Yoksa, bu ürünleri tüketiciye satan aracılar mı kazandı? Üretenler ve tüketenler ne halde ?!)
* Türkiye’de, köylerimizin birçoğu bankalara ipotekli hale gelmedi mi?
 - AKP İktidarı, 2011 bütçesinde tarıma % 2, faize ise % 23 pay ayırdı.
* (Hani bu beyler faize karşı idi!..Pardon “gömlek değiştirmezden önceydi(!)..”
 - AKP İktidara geldiği 2002 yılında; en düşük memur maaşıyla 30 çeyrek altın alınıyordu. Günümüzde ise, 13 adet çeyrek altın alınabiliyor.
 - 2002 yılında 300 Bin yeşil kartlı varken, bugün ise, 9 Milyon yeşil kartlı var.
* (Bu tablo yoksullaşmanın, fakirleşmenin göstergesi değil mi? Yaklaşık 15 Milyon yurttaşımız yoksulluk sınırının altında sürünerek yaşıyor.)
 - OECD Ülkeleri arasında yoksul nüfus oranı % 11.1’dir. Türkiye % 17 ile Dünya’da 3. sıradadır. İşçi, çiftçi, memur, esnaf, emekli yarınını asla göremiyor. İşsizlik bir kabus gibi çökmüş, ama AKP’nin umurunda mı?
***
Sevgili okurlarım, yukarıda kaleme aldıklarım apaçık görünen gerçekler. Ancak, benim ve birçoğunuzun da anlamakta güçlük çektiğimiz bir garip aldatmacaya sarılanlar var.
Neymiş: “Çıraklık ve kalfalık” dönemleri bitmiş. Sırada, “Ustalık” yapmak varmış(!)..”
“2023’te Lider Ülke, Türkiye” imiş! 
· Çıraklık ve kalfalık dönemlerinde; Türkiye’yi 8.5 yılda bu duruma düşürenler, nasıl oluyor da bir 12 yıl daha ülkeyi yönetme talebinde bulunabiliyorlar? Pes doğrusu!..
· Demek ki, AKP 2023 yılına kadar iktidarda kalacağını sanıyor. Belli ki bir şeylere güveniyorlar. “Güvendikleri dağlara kar” yağmayacağını biliyorlar!
· Güvendikleri dağ, sakın; Amerika’nın sabıkalı-şaibeli yazılım ve data firması “Sun Microsystems” olmasın!!!
***
Sevgili “OLAY” okurları, 2002 ve 2007 seçimlerinde de kullanılan söz konusu “Sabıkalı Bilgisayar Programı!”ından çok kaygı duyuyorum. Umarım, 12 Haziran 2011 seçim sonuçları bu kaygımın yersiz olduğunu kanıtlar, ben de yanılmış olurum! 
Sevgi, sağlık ve dostlukla kalın.