Turgut Çamer

Kılıçdaroğlu’nun Mektubu…



DEĞERLİ okurlarım, bildiğiniz gibi 12 Haziran seçimleri için CHP’den Çanakkale Milletvekili Aday Adayı idim. Milletvekilliği için, son kez yetki talebinde bulunmuş ve 3 Nisan’da yapılan “önseçim” sonucunda listeye girememiştim.

24 yıl sonra CHP’de üyelerin katılımıyla ve yargı denetiminde yapılan önseçim yöntemiyle adayların belirlenmesi, parti içi demokrasinin “olmazsa olmaz”  koşuludur. Önceki makalelerimde de değindiğim gibi aslında bu aday belirleme yöntemi tüm partiler için zorunlu olmalı ki; “oligarşik koltuklar(!)” ve “lider sultaları(!)” oluşmasın.
 
***
* CHP Genel Başkanı Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU’NUN şahsıma gönderdiği mektup bu haftaki yazımın öznesini oluşturuyor. 12 Mayıs 2011 tarihinde Genel Merkezden postaya verilen mektup Kepez’deki adresime, ancak 24 Mayıs’ta ulaşabildi!..

Ülkemiz özelleştirme talanına-ihanetine uğramazdan önce; şehir içinde postaya verilen bir mektup, ertesi gün yerine ulaşır, şehir dışına gönderilen bir mektup ise, en geç 3 gün içinde Türkiye’nin en ücra köşesine ulaşırdı. Her şey özelleştirme ihanetine uğrayınca, bundan posta hizmetleri de nasibini aldı(!)..

On iki günde Ankara’dan – Kepez’e ulaşabilen Sayın KILIÇDAROĞLU’NUN mektubunu birlikte okuyalım.
 
***

“Sayın Turgut Çamer
Sevgili yol arkadaşım, bu satırları size en içten teşekkürlerimi iletmek ve tarihe hepimizin adına bir not düşmek için yazıyorum. Siz, ülkemizin içinden geçmekte olduğu bu zor günlerde ayağa kalkıp, CHP’den milletimizin vekilliği için aday olarak, erdemli ve onurlu bir duruş sergilediniz. Ülkemizde bir korku toplumu yaratıldığı bu günlerde sizlerin özgürlük, sosyal adalet ve kardeşlik için gösterdiğiniz bu erdemli duruş, demokrasi tarihimizin aydınlık sayfalarında yerini alacaktır.

Tarih, özgürlük ve demokrasi için ayağa kalkanları unutmaz. Kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları bağımsızlık ve Cumhuriyet için ayağa kalktılar. Onları her gün artan bir minnetle anıyoruz. İsmet İnönü ve arkadaşları ülkemizde çok partili sistemi kurdular. Her seçime gittiğimizde onları şükranla hatırlıyoruz. Bülent Ecevit ve partililerimiz Türkiye’nin gündemine sosyal demokrasiyi oturttular. Aile sigortası derken, güçlü sosyal devlet derken onların mirasından ilham alıyoruz. İşte gelecek kuşaklar da sizleri, “Türkiye’ye özgürlükçü ve eşitlikçi demokrasiyi getirenler” olarak hatırlayacak.

Bugün, Türkiye’nin yakın zamanda özgür, adil ve demokratik olacağına her zamankinden de daha güçlü bir biçimde inanıyorum. Bu inancımın temelinde sizler bulunuyorsunuz. Sizlerin geçmişte yaptıklarınızı okudukça, sizlerin başarı öykülerinizi duydukça, CHP’nin ve Türkiye’nin geleceğine olan güvenim artıyor. Sizler gibi bir insan kaynağı olduğu sürece CHP, bu ülkenin en önemli değişim gücü olacaktır. İçinde sizlerin olduğu bir CHP, iktidarın en güçlü adayıdır.

Çıktığımız yol uzun bir yoldur. Türkiye’de özgürlükçü demokrasiyi yerleştirmek, tek bir çocuğun bile yatağa aç girmediği bir ülke kurmak zaman alacaktır. Bu uzun koşuda hepimize önemli görevler düşecektir. Aramızdan seçeceğimiz bir grup arkadaşımız, bu koşuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında devam ettirecektir. Bu grubu oluşturacak arkadaşlarımızı seçmek bizler için hem zor hem de mutluluk veren bir görevdir. Zordur, çünkü sizler gibi birbirinden değerli toplum önderleri arasında seçim yapmak bir sarraf özeni gerektirmektedir. Ama bir o kadar da mutluluk vericidir çünkü hepinizle bu uzun yolda birçok değişik görevlerle beraber olacağımızı biliyoruz. Bizleri bir araya getirenin ortak çıkar, mevki, makam aşkı değil; özgür, adil, demokratik Türkiye hedefi olduğunu görüyoruz. Bu ortak siyasi hedef çevresinde bir araya gelmiş sizlerin, bu mücadeleyi her ortamda kararlılıkla sürdüreceğinizi gördüğümüz için mutlu ve gururluyuz.

Sizlerin bugün sergilediğiniz erdemli duruş sayesinde Türkiye’de herkes görüşünü özgürce ifade edecek. Basın özgür olacak. Kimse hapislerde haksız yere yatmayacak. Cinsiyeti, etnik kökeni, inancı, kültürü ne olursa olsun tüm yurttaşlarımız tam eşit olacak. İşte o gün geldiğinde, işte Türkiye özgür ve demokratik olduğunda çocuklarımız, gençlerimiz dönüp bize soracaklar; “Bu demokrasi mücadelesinde siz nerdeydiniz?” diye. Bu soruya en rahat, en mutlu, en gururlu yanıtı sizler vereceksiniz. Çocuklara, gençlere bu satırları gösterecek ve “Evet ben de ordaydım” diyeceksiniz. Ben de özgür, adil ve demokratik Türkiye için ayağa kalkanların arasındaydım.

Sesinizi sesimize kattığınız için teşekkürler. CHP’ye güç kattığınız, Türkiye’de değişimi başlattığınız için teşekkürler.

Özgür ve demokratik Türkiye için göreve talip olduğunuz için teşekkürler. “
 
 
Kemal Kılıçdaroğlu
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı