Turgut Çamer

YEMİN…



DEĞERLİ okurlarım, CHP Genel Başkanı Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU altı gün önce CHP’ye gönül verenlere: “Halkımızın ak sütü gibi temiz oylarıyla seçilmiş milletvekillerimizin yemin etme hakkı gasp edilmiştir. CHP olarak Hukuk dışı bu uygulamanın bir parçası olmayacak ve halkın iradesinin korunması için sizlerinde desteğiyle mücadelemizi sürdüreceğiz. Milli iradeye ve hukukun üstünlüğüne saygımız nedeniyle yemin etmiyoruz” demişti.
Neden yemin etmeyeceklerini de 16 maddeden oluşturdukları gerekçelerle açıklamışlardı. Gerekçelerin sonunda, Genel Başkan olarak altını çizerek şöyle bir vurgu
yapmıştı: - “Sorun sadece CHP’nin sorunu değil, Türkiye’nin sorunudur.”
 
***
 
Süreci izliyorsunuz. 12 Haziran’da CHP listesinden Milletvekili seçilen “Ergenekon” tutukluları Mustafa BALBAY ve Mehmet HABERAL’IN mahkeme tarafından serbest bırakılmamalarının ardından CHP yemin etmeme kararı almıştı.
Yemin krizi nihayet iki gün önce çözüldü!
İşte “Mutabakat” metninden üç paragraf:
- “TBMM, Türkiye Cumhuriyetini kuran, Kurtuluş Savaşını yöneten ve olağanüstü durumlarda dahil bugün yaşadıklarımızla kıyaslanamayacak çok daha büyük sorunların üstesinden gelen bir meclistir. Halkın egemenliği ve halkın iradesi, seçilmiş ve vekalet verilmiş milletvekilleri aracılığı ile TBMM’de hayata geçirilir.
…………………………………………………..
- “Anayasa dahil tüm mevzuatın, hukukun üstünlüğü çerçevesinde ve kuvvetler ayrılığı ilkesi dikkate alınarak özgürlükleri genişletici bir anlayışla yorumlanması ve uygulanması gerektiğine inanıyoruz.”
Deniliyor.
Sizinle birlikte hem soralım hem de yorumlayalım ne dersiniz?
- İyi, güzel de “Tutuklu tüm Milletvekillerinin özgürlüklerine kavuşarak TBMM’de görevlerini yapmaları sağlanacaktır.” Gibi bir cümle mutabakat metninde niçin yer almıyor?!
“İnanıyoruz” demek başka…”Sağlanacaktır” demek başkadır…
* AKP ve CHP’lilerin imzaladığı anlaşılmaz mutabakat metninde niye her şey var(!) Metinde yok yok!!! Metnin tümünü aktarmıyorum.
 İkinci paragrafta apaçık niyet belli oluyor:
……son seçimlerle birlikte % 95 seviyelerinde yüksek bir temsil oranını yansıtan TBMM, milletimizin yeni bir Anayasa yapılması talebi ile birleştirilerek değerlendirildiğinde, tüm siyasi partiler için bir uzlaşma zemini oluşturmaktadır.” Denilmiş.
(Burada anlam kayması yok mu? Öyle kaleme alınmış ki; % 49.83! oy alan AKP’nin talebi, meclisteki temsil oranı ile özdeş varsayılarak, “milletimizin yeni bir Anayasa yapılması sanki talebiymiş gibi hap yapılıp yutturulmaya çalışılmış!)
Evet…Türkiye’nin yeni bir Anayasa’ya gereksinimi tabii ki var. Ancak, “değiştirilemez maddelerinin” korunduğu bir Anayasa’ya…
Ama; konumuz, şimdiki sorunumuz o değil ki.
Konumuz: “Tutuklu Milletvekillerinin Mahkeme tarafından serbest bırakılmamaları.”
CHP’nin yemin etmeme kararı spesifik bir konu. Ayrıca burada şaşılası olan MHP’nin böyle bir derdinin olmaması(!) Oysa, onların da tutuklu Engin ALAN isimli bir Milletvekili var değil mi?
 
***
 
Bu hafta, biraz şeytanın Avukatlığını yapayım izninizle! 
- Acaba diyorum; AKP, CHP’ye özel bir tuzak peşinde mi?
Nasıl mı? Şöyle:
- “Ey CHP sen benim hazırlayacağım Anayasa’ya destek ver, ben de senin içerdeki Milletvekillerinin Meclise gelmesine onay vereyim!..”
Sizi bilmem, ama; ben bu “takiyyeci”lerden her şeyi beklerim!
- “Ant içmek yetmez, Kuran’a da el basacaklar” derlerse!..
Sizce çok mu kuşkucuyum?...
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, haftanın sözünü İtalyan Filozof, Gökbilimci, Rahip Giordano BRUNO söylesin:
-“Tanrı, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah’ı kullanırlar.”