Turgut Çamer

TALKIN ile SALKIM!..



DEĞERLİ okurlarım, bundan iki yıl kadar önce AKP payandası; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)`un, TV reklamlarını anımsayın. TOBB’nin iktidar yalakası projesinde şöyle bir vurgu vardı: “Vatandaş harcamıyor, o yüzden kriz yaşıyoruz!..” iddia buydu.
Slogan neydi? – “Alın, verin, ekonomiye can verin!..”
AKP’nin son seçim sloganı neydi? “İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün!..”
Peki ne oldu da şimdi “Fazla harcamayın, Dünya’da kriz olacak Türkiye’de bundan etkilenebilir. Pembe tablo çizmiyoruz, gerçekleri konuşuyoruz.” diyorlar. Bu sözlerin sahibi AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli. Başbakan Erdoğan’a gazeteciler soruyor; -Kriz gelir mi? Yanıt: -“Bu kez teğet bile geçmeyecek!!!”
 
***
 
AKP 12 Haziran seçimlerinde “istikrar var” diyerek oyları aldı.
Şimdi “Kemer sıkın tasarruf edin” diyor.
* Türkiye önce sıcak para bağımlısı haline getirildi. Böylece ekonomi adeta sıcak paraya teslim edildi ve ilk kriz, teğet geçerek atlatıldı denebilir. Ancak, ders alınmadı. Gerekli ekonomik önlemler alınmayarak, Türkiye adeta tüketim çılgınlığı hastalığına tutuldu. Türkiye’ye gelen; ancak istihdam yaratmayan, yüksek faiz ödediğimiz oluk-oluk dövizler nedeniyle “Ekonomik kriz bizde teğet geçti” böbürlenmelerini, bakalım bu kez yapabilecek misiniz? Her zaman olduğu gibi; böyle düşünenlere “Felaket tellalı” yakıştırması şansını bulabilecek misiniz? Bakalım bu kez teğet bile geçmeyecek mi?! Göreceğiz…
 
***
 
Bugün “Harcamayın!” diyenler sonradan “Biz uyarmıştık!” demek için bir kılıf hazırlığında olmasınlar? Minareyi çalan kılıfını hazırlarmış ya! Bakalım sıcak parayla pompalanan yapay büyüme daha nereye kadar gözleri kamaştıracak!...
Oysa, ürküten tablo açık seçik neyi gösteriyor?
· Türkiye 2011 yılının ilk 6 ayında 65 milyar dolarlık ihracat yapmak için 119 milyar dolarlık ithalat yapmış. Bu şu demek değil mi?
- “ Astarı yüzünden pahalıya mal olmuş”
- Söyler misiniz, bu nasıl bir ekonomi yönetimidir? Bunun varacağı yer iflas değil de nedir?
1923-2002 yılları arasında yaklaşık 80 yıllık dönemde Türkiye’nin cari açığı 57 milyar dolardı. Bu açık AKP yönetiminde 9 yılda; 300 milyar dolar oldu. Bu rakamlar Hazine Müsteşarlığınındır. Bu kara tabloyu sürdürmek olanaklı mıdır? Bunun yaklaşık 200 milyar doları özel ve de güzel sektörümüze ait!.. İflasa giderken en büyük kambur bu değil mi? ailelerin borç yükü 2008’in Mayısında 106 katrilyon iken, 2011 Temmuzunda 200 katrilyon TL’yi geçti. Yani ortam “toz-pembe” değil.
 
***
 
Halka verilen talkın ne? “Aman harcama yapmayın!” Yapan yapıyor! Milletin harcama yapacak halimi var. 17 milyonu aşkın kişi yoksul, ayda 352 liraya ve daha da azına talim etmeye mahküm.
 Siz o aklı; Başbakanınıza, Cumhurbaşkanınıza verin! 2002’de Başbakanlığın bir uçağı vardı, şimdi 4 uçağı 1 helikopteri var. Uçaklardan biri 25 kişilik, fiyatı 60 milyon dolar. Diğeri havada yakıt ikmali yapmadan kıtalar arası uçabilen, 200 milyon dolarlık bir uçak. Her yıl yenilenen makam arabalarını da biliyorsunuz.
* Bu değirmenin suyu, bin bir güçlükle toplanabilen bizim vergilerimiz. Sadece iki uçak için ödenen 260 milyon dolarla; 10’ar milyon dolarlık, 26 adet fabrika kurmak mümkün. Oysa; ülkemizin okumuşu işsiz, okuyamamışı işsiz! Ama, kimin umurunda!..
Sizi bilmem, ama; ben bu Başbakan’ın 9 yılda 1 adet fabrika açtığına tanık olmadım. Ama, Ankara’da Bakanlarıyla birlikte pastane (!) açtığını biliyorum.
Gelelim, Sn. Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL‘ün tasarruf anlayışına!
Çankaya Köşküne; Yüce Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK, İsmet İNÖNÜ sığdı. Onlardan sonra Cumhurbaşkanı olanlar da sığdı, ancak GÜL sığamadı?!
- Neymiş? Köşkün merdivenleri darmış! 2.5 yıldır tadilat sürüyor, kimin parasıyla?
Bitmedi… Köşke 37 milyon dolara bir yat siparişi verildiğini gazetelerden okumuşsunuzdur!..
Soralım yönetenlerimize:
- Bu ne savurganlıktır, israftır? İslamiyet’te Müslümanlıkta bize hep şu belletildi:
- “İsraf, savurganlık haramdır-günahtır” diye.
Ancak, bizim başımızdakilerin dinimizin bu çok güzel etik kuralından demek ki haberleri yok!
Çankaya Köşkünde Fahri KORUTÜRK ve Ahmet Necdet SEZER’de bulundu. Hele SEZER, oğlunun düğünü süresince Köşkte harcanan elektriğin parasını bile cebinden ödemişti.
Neredeeen Nereyeeee!!!
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, hep birlikte büyüklerimize aşağıdaki soruları sormak hakkımızdır sanırım.
Soru 1- Vatandaş olarak bizim savurganca harcama yapacak halimiz zaten yok. Sizin yaptığınız savurganlıklarla mı büyüyecek Türkiye?
Soru 2- Kimi kandırıyorsunuz?!
Soru 3- Sizin kılıfınız hazırdır. O da dolaylı-dolaysız vergilerdir değil mi?
 
***
 
-“ Ele verir talkını kendi yutar salkımı!..” türünden tavır ve tutumlarınızı bir an önce değiştirirseniz, Türkiye’miz kazançlı olur.
* Bu da bizim size TELKİNİMİZ!..