Turgut Çamer

DİL Bayramı!..



DEĞERLİ okurlarım, Dil bayramının 79. yıldönümündeyiz. 26 Eylül 1932’de Dolmabahçe Sarayında Birinci Türk Dili Kurultayı toplanmış ve bu tarih “Dil Bayramı” olarak ilan edilmişti. Ulusal Eğitim Derneği (UED)nin Dil Bayramı açıklaması ve kutlama mesajını, yeni öğretim yılının başladığı şu günlerde sizlerle paylaşmayı görev sayıyorum. Dil Derneği ve Ulusal Eğitim Derneği “Güzel Türkçemiz” konusunda ülkemizin en duyarlı kurumları. Onlar, Türkçemiz için “yetim dil” diyorlar!..
 
***
 
Gerçekten;
- Binlerce yıldır Türkçeyi konuşan, onu Orhun Yazıtları’na kazıdığımız en az 1300 yıldır yazan insanlar olarak bu bayramı hangi yüzle kutluyoruz? 
 
- Yunus Emre’ye, Karamanoğlu Mehmet Bey’e “ülkesini yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır” diyen Mustafa Kemal ATATÜRK’e hesap verecek yüzümüz var mı?
- Güzel Türkçemiz bugün ayaklar altındadır.
- Ülkemizin en seçkin üniversitelerinin kapısından Türkçe giremiyor, buralarda eğitim yabancı dilden yapılıyor.
- Hemen hemen tüm kentlerimizin ana caddelerinde, işyerlerinin adlarını yabancı bir dilden yazma modası giderek yaygınlaşıyor.
- Okuryazarlarda kitap okuma eğilimi gitgide düşüyor, halk kütüphaneleri örümcek bağlıyor!
- Ulusu bir arada tutan Dil’dir. Onu parçalamak istiyorsanız, önce dilini bozacaksınız. Kültürümüzün temeli anadilimiz Türkçe, ne yazık ki ülkenin devletinden, parlamentosundan, hükümetinden, belediyelerinden yetim muamelesi görüyor.
- Yabancı dille öğretime son verilmesini isteyen yasa önerileri TBMM genel kuruluna inememekte, milletvekilleri, iki satırlık bir yasa ile Türkçemizi korumayı düşünmemektedir!
- İktidarıyla, muhalefetiyle, bakanlıklarıyla Türkçemizin sorunlarına eğilmeyen herkes suçludur.
 
***
 
Ulusal Eğitim Derneği ve Dil Derneği, yıllardır halkımızı uyarıyor ve göreve çağırıyor, yetkililere çağrıda bulunuyor. Yabancı dille öğretimin kaldırılması için binlerce imza topluyor. Eğitimle ilgili panel, açık oturum ve kurultaylarda konuyu ele alıyor.
 
***
 
Ulusal Eğitim Derneği’nin Dil Bayramı kutlaması şöyle;
 “Dil Bayramınız Kutlu Olsun
Değerli öğrenciler, öğretmenler, veliler, yurttaşlar!
Dil, hem insanın hem toplumun kimliği, kişiliğidir. Onsuz ne birey ne yurttaş ne de ulus olunabiliyor. Dünyanın bütün dilleri, onu kullanan uluslar için güzeldir, biriciktir. Anadilimiz Türkçede bizim için öyledir. Masallarımızdan ağıtlarımıza, ninnilerimizden öykü ve şiirlerimize kadar her sözümüzde onun tadını, güzelliğini buluruz yüzyıllardır. 
Ancak zaman zaman dilimizin bilinçli/bilinçsiz yozlaştırmalarla, güzelliğini bozan yanlış tutumlarla karşı karşıya kaldığını görüyoruz: 
Kimi okullarımızın öğrencilerine yabancı dil kaygısıyla tüm dersleri başka dille vermesi, Türkçe karşılığı varken yabancı sözcükleri kullanma hevesi, iş-yeri tabelalarının yabancı sözcüklerle doldurulması, akademik yükselişlerde yabancı dille yazılan makalelere daha yüksek puan verilmesi, internet ve cep telefonları gibi iletişim araçlarında dil kurallarının tümüyle yok sayılması gibi.
26 Eylül 1932, güzel Türkçemizin yabancı diller boyunduruğundan kurtarılması ve dilimizle ilgili bilimsel çalışmaların yapılması amacıyla oluşturulan 1. Dil Kurultayının toplanma tarihidir. 79 yıldır DİL BAYRAMI olarak kutladığımız bu gün nedeniyle, dilimize daha özenle sahip çıkmamız, ulusal bilincimizin yok olmaması için dilimizin uğradığı saldırılara karşı daha duyarlı olmamız gereğini düşünüyor, bayramınızı kutluyoruz.”
* Türk Dil Kurumu özerkliğine EVET, kurumun iktidarlara bağlı devlet dairesi olarak çalıştırılmasına HAYIR…diyelim.
* Öğretim Kurumlarında yabancı dil öğretimine EVET, yabancı dille öğretim yapılmasına HAYIR…diyelim. *İşyeri tabelalarında Türkçe adlandırmalara EVET, yabancı sözcüklere HAYIR…diyelim.
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, Mustafa Kemal ATATÜRK, Osmanlıcayı tarihsel, kültürel birikimi olarak araştırmacılara, bilimcilere emanet ederken; “Türk dili dünyanın en zengin dillerinden biridir, yeter ki bilinçle işlenebilsin” demiştir. Yüce önderimiz dilin yapısını kimi dilcilerden iyi kavramış biriydi, sorunları çevresindeki dilcilerle, aydınlarla tartışıyor, çözüm üretiyordu. Türkçenin bilinçle işlenmesinde öncü olmuştu.
* Bize düşen de onun izinden gitmektir. 
Dil Bayramınız Kutlu Olsun…