Turgut Çamer

‘Bunları Anımsa!..’



DEĞERLİ okurlarım, zaman zaman bir yerlerde okuduğum özlü sözler ya da öyküleri not ettiğim bir arşiv defterim var. Gündemden az da olsa uzaklaşmak istediğimde, o defterin yaprakları arasında kaybolurum! Bu hafta o notlarımdan bir anonim derleme ile karşınızda olmayı yeğledim. İlginizi çekeceğini umuyorum.
 
***
 
- İyi ol, fakat çok iyi olma. Birazcık terbiyesiz ol, fakat çok değil!
- İçinden geliyorsa dua et. Ama sana rahatlık veriyorsa arada bir küfür et!
- Etrafındakilere karşı mümkün olduğunca müşfik ol, dostça davran. Ama hoşlanmadığın kişileri çekmek zorunda değilsin, onlar seni bırakmıyorlarsa sen onları bırak!
- Eğer bir gün kötü davranmanı gerektiren bir durum karşısında kalırsan, bağır çağır, kır dök, fakat unut! 
- Her zaman gülümse. Dudaklarından tebessüm eksik olmasın, hatta acı bile olsa!
- Her zaman her yerde eline geçen bütün mutluluğu yakala, en ufak bir parçasının bile kaçmasına izin verme!
- Yaşa, her şeyden önce yaşa ve sırf tesadüfen bu dünyaya gelmiş olduğun için “laf olsun diye” günlerini geçirme!
- Eğer gerçek aşkı tanıyacak kadar talihli isen; bütün kalbin, ruhun ve vücudunla sev!
*  İnsanlar ikiye ayrılır; Doğuştan kayıpçılar ve doğuştan savaşçılar.
* Doğuştan kayıpçılar, neredeyse – keşke önüme bir engel çıksa da, yapmamak için bir özrümüz olsa – derler ve gerçekten ilk engelde savaşı terk ederler.
* Doğuştan savaşçılar ise; - engel ne kadar çoksa, zafer o kadar büyük olur – derler ve önlerine çıkan her engeli aşmak, sonuna dek yenilmemek için savaşırlar.
- Hayatı o şekilde yaşa ki; her an kendi kendinin elini sıkabilesin ve hiç olmazsa her gün faydalı ufak bir şey yap ki; geceleri uykuya dalmadan önce kendi kendine;
“BEN ELİMDEN NE GELDİYSE HEPSİNİ YAPTIM, SINIRLARIMI UCUNA KADAR ZORLADIM” diyebilesin. O iç huzuru yaşayabilesin!
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, bu hafta ki “Ankara Mektubu” mu böylece sonlandırmış oldum. Mektuba yanıt gelir mi? Bilemem ki!..
 
* Her şey gönlünüzce olsun…