Turgut Çamer

KESK’in SESİ…



DEĞERLİ okurlarım, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK)’in bugün yapacağı 1 günlük grevine, eğitim emekçileri de destek vererek ders işlemeyecek. Öğretmenler, başta Ankara olmak üzere alanlara çıkacak. KESK’in 5 Aralık 2011 tarihinde; AKP Hükümetinin politikalarına karşı yayımladığı bildiriyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu bildiride kamu emekçilerinin verdiği onurlu mücadelenin neden ve gerekçelerini bulacaksınız.
 
***
 
AKP MÜCADELEYİ BÜYÜTMEKTEN BAŞKA SEÇENEK BIRAKMIYOR!
“Kamu Emekçileriyle Toplu Sözleşme Yapacağız” Söylemi Kocaman Bir Yalandır!
AKP Hükümeti, kamu emekçilerinin yıllardır verdiği mücadeleyi, uluslar arası sözleşmeleri ve Anayasayı yok sayarak grevli toplu sözleşme hakkımızı engellemeye devam ediyor. 2 milyon kamu emekçisinin geleceğini yandaş konfederasyonunu tek yetkili yaparak çalmak istiyor.
Hazırlanan yasa taslağında;
- Grev Hakkı, Örgütlenme Özgürlüğü, Özlük ve Demokratik Haklarımızın Toplu Sözleşmede Görüşülmesi YOK!
Yani bir sendika yasasında olması gereken vazgeçilemez düzenlemeler YOK!
- Kamu Görevlileri Sendikaları Heyetinin 7 üyesinden 4’ünün yandaş konfederasyona verilmesi, Toplu sözleşmenin kapsamını kuşa çevirerek sadece mali ve sosyal haklarla sınırlanması, Belediyelerde Toplu sözleşme yapılmasının imkansız hale getirilmesi, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun çoğunluğunun Hükümet tarafından atanması VAR!
 
KESK, Kamu emekçilerinin geleceklerini çalmayı hedefleyen 4688 sayılı yasa taslağına karşı mücadelesini sürdürecektir!
“Kamuda Devrim, Reform, Yeniden Yapılanma” Söylemi Kocaman Bir Yalandır!
 
- AKP, Kamuda esnek, güvencesiz ve performansa dayalı çalıştırmayı sürekli yaygınlaştırıyor. Taşeronlaştırma ve özelleştirme uygulamalarıyla kamuyu talan ediyor. Kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesi için çıkardığı yasalar yetmezmiş gibi Kanun Hükmünde Kararnameler ile sermayeye hizmette sınır tanımıyor.
 
Devletin yurttaşlar karşı anayasal sorumlulukları olan yeni istihdam alanları, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik olanakları yaratma görevlerini yapmıyor. Yurttaşı müşteriye, kamu hizmeti vermesi gereken kurumları ticarethaneye, kamu emekçilerini esnek, güvencesiz, performansa dayalı çalışan işletme görevlilerine çevirmeye çalışıyor. Çalışma Bakanı, 657 sayılı kanunu kaldırarak kamu emekçilerinin iş güvencesini yok etmeyi hedefleyen demeçler veriyor.
 
KESK, Kamu emekçilerinin iş güvencesini kaldırmaya yönelik her türden girişime karşı mücadelesini sürdürecektir!
“İleri Demokrasi” Söylemi Kocaman Bir Yalandır!
 
- Tüm kurum ve kuruluşları denetimi altına alarak devleti AKP’lileştiriyor. Hak ve özgürlükleri için mücadele eden bütün kesimleri düşman ilan ediyor. İnsanların özel yaşamları bile dinleniyor ve gözetleniyor. Özel Yetkili Mahkemeler ve TMK’nu kendisine kalkan yaparak insanları hukuksuz biçimde gözaltına alıyor, tutukluyor ve mahkemeye bile çıkarmadan aylarca hatta yıllarca cezaevinde tutuyor. Sendikal hakları için mücadele edenleri baskı altına alıyor, sürgün ediyor, gözaltına alıyor ya da tutukluyor. Kendisi gibi düşünmeyen ya da yaşamayan herkese karşı hınçla hareket ediyor. Bugün KESK’in toplam 33 yönetici ve üyesinin hala tutuklu olması sendikal hak ve özgürlükleri için mücadele edenlere tahammülsüzlüğün vardığı boyutları göstermektedir.
 
KESK, Sendikal hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve ülkenin demokratikleştirilmesi mücadelesini sürdürecektir!
“Kimseyi Enflasyona Ezdirmeyeceğiz” Söylemi Kocaman Bir Yalandır!
 
- AKP iktidarı, açlık sınırının 1.000 TL, yoksulluk sınırının 3.000 TL olduğu ülkemizde bizi ortalama 1.500 TL maaşla yaşamaya mahküm ediyor. Milyonlarca insanımıza 659 TL’lik asgari ücreti layık görmesi yetmezmiş gibi bu sefalet ücretinden bile vergi kesintisi yapıyor. Elektriğe, suya, doğalgaza, temel tüketim mallarına yılda % 40’a varan zamların adını halkla dalga geçer gibi “güncelleme” koyuyor. Gerçek enflasyon rakamlarını çarpıtarak maaşlarımıza %3 – 4 gibi sefalet artışı yapmaya devam ediyor. Yıllardır kamu emekçilerinin maaşlarına yapılan yüzdelik zamları Ek Ödeme adıyla vererek emekliliğe yansıtılmasını engelliyor. Kayıt dışılığı çözerek vergide adaleti sağlamak yerine vergi yükünü emekçilerin sırtına bindirmeye devem ediyor. Çıkardığı 666 sayılı KHK ile bürokratlarının maaşlarını arttırırken başta öğretmenler olmak üzere 1.8 milyon kamu emekçisinin maaşlarında herhangi bir iyileştirme yapılmıyor. Bunu da “eşit işe eşit ücret verdik” diyerek yutturmaya çalışıyor.
 
KESK, Kamu emekçilerinin insanca yaşayacak bir gelire kavuşturulması mücadelesini sürdürecektir!
İnsanca Bir Yaşam İçin 21 Aralık’ta;
· Grev hakkımızın yasal teminat altına alındığı bir Toplu Sözleşme düzeni için,
· Kamu hizmetlerinin ticarileştirilmesine son vermek için,
· “KHK Demokrasi”sine son verilmesi için,
· 4/c, 4/b, 50/d, 4924 veya taşeron adı altında sürdürülen güvencesiz çalıştırmaya son verilerek tüm çalışanlara iş güvencesi sağlanması için,
· Tüm çalışanların insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşullarının, çalışma yaşamının demokratikleşmesi için,
· Emekçilere dayatılan angarya ve zorunlu fazla mesaiye son verilmesi için,
· Temel ücretlerin artırılarak, gerçek bir eşit işe eşit ücret sistemi için,
· Ek ödemelerin tüm emekçiler için eşitlenerek emekliliğe yansıtılması için,
· Net asgari ücretin 1.000 TL’ye çıkarılarak tüm ücret ve maaşlarda bu tutarın vergi kesintisi dışında bırakılması için,
· Hukuksuz, haksız ve mesnetsiz biçimde yapılan gözaltı ve tutuklamalara som verilmesi, tutukluların serbest bırakılması için,
GREVDEYİZ!
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, işte size demokrasilerde “baskı grupları” olarak nitelenenlerden bir sendikanın çığlığı…Bana birisi, öğretmen kimdir? Nedir? Necidir? diye sorsa yanıtım şudur: - “İnsanı insan yapan insan!!!”
 
Öğretmenlerimizden hiçbir şey esirgenmemelidir. Tüm kamu emekçilerine onurlu mücadelelerinde başarılar diliyorum.
 
* Her Şey Gönlünüzce Olsun…