Turgut Çamer

Hoş geldin ‘DORUK’ Bebek...



DEĞERLİ okurlarım, üç gün önce olağanüstü bir olaya tanıklık ettim!.. İnsan yaşamının 50’li, 60’lı yaşlardan sonraki en mutlu ve en önemli olayı sanırım “torun” sahibi olmak.
 
***
 
Neden en mutlu ve en önemli olay??
Çünkü, o çok değerli oğlunuzun veya kızınızın çocuğunu görmek, onun ilklerini yaşamak ve bunları çocuklarınızla paylaşmak (ilk gülücüğü-kahkahası, ilk adımı, ilk sözcükleri) müthiş bir duygu…
Evet…bunları çocuklarımızla da yaşadık, ama; ya çok gençtik ya da hayli zaman akıp geçti.
Kuşkusuz, çocuklarımızı büyütürken sorumluluğumuz büyüktü; onların eğitimi, sağlığı, beslenmesi, terbiyesi…
 
Onlarla arkadaş olmaya çalıştık, kimimiz başarılı, kimimiz başarısız olduk, ama sorumluluğumuz hep ön plandaydı. Oysa, torunlarımızı terbiye etmek, eğitmek anneanne-babaanne ve büyükbaba (Dede)ların birinci görevi değil, anne ve babasının sorumluluğudur.
 
Bizler, büyükler olarak torunlarımıza “doğruyu” öğretebiliriz, çünkü deneyimimiz var, “iyiyi güzeli” gösterebiliriz çünkü vaktimiz var.
 
Her şeye karşın, torunlarımızla geçirdiğimiz kısıtlı zamanların olabildiğince keyfini çıkaralım, çünkü çok çabuk büyüyecekler.
 
Onlarla arkadaş olalım; olalım ki büyüseler de arkadaş kalalım…
 
***
 
Torun sahibi olmak çocuklarını yeniden büyütmek gibi bir şey galiba!..
Tüm canlılar nesillerini sürdürmek isterler, o nedenle çok seviliyor torunlar..
Torun sevgisini özel kılan da sevginin çokluğu ile birlikte gösterilen sabırdır sanırım.
Kendi çocuğunuzu yetiştirirken sorumluluk duygusu ile hareket ediyorsunuz.
Torunda ise sorumluluk anne-baba da oluyor. Size de sadece “sevgisi” kalıyor.
* Büyüklerimizin “çocuğunuz sermaye ise, torununuz kardır” sözü torunların değerini iyi anlatır herhalde.. Allah cümlemizinkini bağışlasın, kaderini iyi çizsin ve acılarını göstermesin, olmayanlara da nasip etsin.
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, ilk torunum Doruk’un baba olduğunu görmek istiyorum!.. Sakın yanlış anlaşılmasın, Allah’la haşa pazarlık falan yapmıyorum! Tabii ki ne kadar yaşayacağımızı Allah bilir. Tek dileğim bu.Doruk’un babası 32, ben ise 62 yaşımdayım. Bakalım, bekleyelim görelim! Görebilecek miyim?!
 
Şükürler olsun… Torun sahibi olduk, ama 35 yıllık eşimi de bir süreliğine kaybedeceğim herhalde!.. Doruk’un annesi işe başlayınca ona biz bakacağımız için şimdiden alışmalıyım!..
 
Onunla henüz üç gündür beraberiz; anladım ki evlat sevgisinden bambaşka, çok farklı seviliyormuş torun.. Bu tarif edilemez sevgi, sanırım son olgunluk dönemimizde torunumuzun dünyaya merhaba demesinden kaynaklanıyor.
 
Onlar bizim yaşam kaynağımız, yeniden hayata tutunma nedenimiz, iyi ki varlar
 
- İyi ki doğdun; sağlıklı, başarılı, mutlu ol sevgili torunum..
 
* Hoş geldin ÇAMER ailesine DORUK…