Turgut Çamer

AKEPE’nin Dindar Kızları!..



DEĞERLİ okurlarım, geçen hafta bazı gazetelerde; İstanbul-Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi kız öğrencilerinin, Atatürk büstünün önünde sırıtarak ve parmaklarını Atatürk’ün burnuna sokarak onunla alay etme cüretini gösteren ‘o sözde dindar ve ahlaklı’ başları türbanlı genç kızların fotoğrafını gördüğünüzde, utandınız ve kanınız dondu değil mi?..
 
***
 
O pozu veren kızlarımızın davranışını mercek altına alalım. Bu genç kızlarımıza ‘dindar ve ahlaklı’ diyebilir miyiz?
Bence, İmam Hatip Liselerinin dindar değil; ülkesine, kurtarıcısına düşman nesiller yetiştirdiğinin kanıtıdır o fotoğraf…Tarihini inkar eden nankör nesiller, gerçek anlamda dindar olabilir mi?
O iğrenç pozu veren kızların ninelerinin namusunu işgal kuvvetlerinden kurtaran, hem de evlerde “erkeklerin kapaması” olma statüsünden, “özgür kadın” statüsüne yükselten kim?
O Mustafa KEMAL’ki, Türk kızlarını ve kadınlarını Avrupa’nın birçok ülkesinden önce özgürlüğüne kavuşturmuştu. 2012 yılındayız, 1934 yılında bile böyle poz veren ‘dindar gençliğimiz’ yoktu.
* Eminim ki, Mustafa Kemal ATATÜRK’ün kemikleri sızlıyordur!..
 
***
 
Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN’ın özlemini çektiği ‘modern dindar gençlik(!)’ böyle mi yetiştiriliyor? Eğer öyleyse, vatana millete hayırlı olsun! Bunlar bizim gençlerimiz olamaz! Bu satırları yazarken büyük üzüntü duymaktayım. Yazık, gençlerimiz ne halde…
 
O küstahça pozu veren kızlarımıza diyorum ki; - “Parmaklarınızı burnuna soktuğunuz, boynuz yaptığınız ATATÜRK olmasaydı, sizler gene dünyaya gelirdiniz. Ananız belli olurdu, ama; babanız kim olurdu bilinmez!..”
 
O kızlarımıza gerçekten acıyorum. Bu saygısızlığı, bu ahlaksızlığı size kim ya da kimler yaptırdı acaba? sorusu kafama takılmıyor değil. Size ders veren, sizleri yetiştiren hocalara yazıklar olsun..Lanet olsun…
 
Ben, şahsen sizlere öğretmenlerinizin ATATÜRK’ü nasıl tanıttıklarını merak ediyor ve şöyle bir çıkarsama yapıyorum; - “Demek ki; İmam Hatip okullarında ‘elif ba’ ile birlikte ‘Atatürk düşmanlığı’ öğretiliyor! Böyle tarih bilgisinden yoksun, zavallı nesil olacağına ‘tinerci’ olsaydılar keşke diyesi geliyor insanın!”
 
- “Atatürk olmasaydı da Türkiye İngiliz Mandasına girseydi…”,
- “Ben Atatürk’ü sevmiyorum. Humeyni’yi seviyorum…”
diyen dindar kızlarımızı da önceki yıllarda TV’lerde izlemedik mi?
- “Erkek hastaya bakmam…” diyen kadın Doktorlarımız yok mu?
 
Samanyolu TV’de yayınlanan yemek programında; - ‘Çay demlemeden önce aptes alınması, mutfağa sağ ayakla girilmesi, 25 kere estağfurullah denilmesi ve salavat getirilmesi’ istendi. Gözlerinize inanamadınız değil mi?! Bu nasıl akıldır, itikattır açıklamak mümkün değil.
 
***
 
Hafızamızı yoklayalım; böyle bir ‘dindar nesil’ nasıl yetişti? Nasıl olacak, yıllardır bazı siyasetçilerin arka bahçelerinde tohumlar ekildi, ekildi.. Şimdi de biçiliyor…
 
· Ne diyor bir AKP’li eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin ÇELİK ve benzerleri;
- “Atatürk’ü Koruma Kanunu Ayet mi?”
 
Andımız, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi, 19 Mayıs Bayramı gibi Ulusal Bayramlarımızı kaldırmaya kalkışan-dil uzatan ‘İmamdan Baş’lar olunca Cemaatın kızları da son 10 yılın unutulmaz cevherleri olurlar herhalde!..
 
· Pekiyi, Atatürk’ü Koruma Kanunu’na neden gereksinim duyuldu?
 
Bu kanunun açılımı şöyledir; (Atatürk aleyhine işlenen suçlar hakkındaki kanun)
Atatürk’ü bir türlü kabullenemeyenler, aslında bu kanunun niçin çıkarıldığını gayet iyi bilirler.
Bilmeyenlere anımsatalım; Bir gece de, Ankara ve İlçelerinde 17 Atatürk büstünün;
“Heykel puttur”,
“Laiklik dinsizliktir”,
“Hilafeti kaldıran ATATÜRK melundur…”
sloganları ile yobazlar tarafından parçalanması üzerine Kanun, 31 Temmuz 1951 tarihinde Demokrat Parti (DP) İktidarı tarafından çıkartılmıştı. Bu kanun kuşkusuz ki; bir Ayet değil, ama; tarihi bir gerçek…
 
Şunu artık iyice belleyin; - Atatürkçü düşünceyi özümsemiş gençlerimiz var oldukça, Atatürk’ü yok edemeyeceksiniz. Çünkü onlar, Necip Fazıl’ın değil ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİNİ rehber edinmişlerdir.
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları; kaldıysa, varsa eğer! Cumhuriyet’imizin Savcılarına şöyle bir soru ile çağrı da bulunabiliriz:
- “Eyy Cumhuriyet Savcıları, bu zavallı, küstah dindar kızlar ve onları yetiştiren öğretmenleri hakkında ne zaman işlem yapacaksınız??? “
 
SÖZÜN ÖZÜ: Tarihini, Kurtarıcısını inkar eden, nankör-küstah nesiller asla gerçek anlamda ‘Modern Dindar’ olamazlar!..