Turgut Çamer

LAVOİSİER’in KAFASI!..



DEĞERLİ okurlarım, eğitim sistemimizi çağdışı ipe-sapa gelmez gerekçelerle “Din” eksenli formülasyonlara kurban etmeye çalışanları gördükçe, nedense aklıma Fransız Kimyacı Lavoisier geldi.1743’te Paris’te doğan Antoine Laurent Lavoisier Kimya biliminin dehasıdır. Asıl eğitimi Hukuk’tu. Bilimsel gözlem ve yorum üzerine yaptığı konuşmaları nedeniyle de tüm dünyada ün kazanmıştı.
 
***
 
LAVOİSİER’in  Kütlenin Korunumu Kanunu: “Kapalı bir sistemde var olan işlemler ne olursa olsun, kütle sabit kalır.
Diğer bir ifadeyle; “Kütlenin durumu yeniden düzenlenebilir, fakat kütle yaratılamaz veya yok edilemez.”
Yani, Lavoisier; hiçbir şeyin “yoktan var edilemeyeceğini” kanıtlayarak modern Kimyanın temelini atmıştır.
Henüz 22 yaşında iken; Paris’in sokaklarını aydınlatma proje yarışmasında birinci olur ve Fransız Bilim Akademisince altın madalya ile ödüllendirilir.
1794’te “solunum” üzerinde deneylerini yaparken, Devrim Mahkemesinin iki suçlamasına hedef olmuştur.
1- Devrim karşıtları ile ilişkisi,
2- Toplanan vergilerin küçük bir bölümünü laboratuar deneyleri için harcaması!
* Asıl tutuklanma nedeni, Kimya bilimini reddeden tutucu-yobazlar için:
- “Bu kelleler hiçbir şeye yaramaz!..” demesi idi.
 
***
 
Lavoisier’i kurtarmak için dostları Mahkemeye; “Yurttaş Lavoisier’in çalışmaları Fransa’ya onur sağlayan büyük bir bilgin olduğunda hepimiz birleşiyor, bağışlanmasını diliyoruz” dilekçesiyle başvuruyorlar.
Ancak Yargıç’ın verdiği yanıt kesin ve çok çarpıcıdır:
- “Fransa Cumhuriyeti’nin bilginlere ihtiyacı yoktur!..”
 
Lavoisier 51 yaşında iken, mahkeme giyotinle ölüme mahkum eder. Boynunun vurulmasını beklerken kitap okumaktadır. Cellat, onu giyotine götürmek için yanına geldiğinde Lavoisier, nerede kaldığını unutmamak için kitabın arasına bir “kitap ayracı” koymuştur.
Lavoisier, Giyotin’e giderken Matematikçi arkadaşı LANGRANGE’i yanına çağırır:
“Kafam sepete düştüğünde gözlerime bak. Eğer iki kere göz kırparsam, insanın kafası kesildikten sonra bir süre daha beyin düşünmeye devam etmekte demektir…” der.
 
Lavoisier’in kafası giyotinle kesilir, sepete düşer ve gülerek iki kere göz kırpar!..
 
Matematikçi Langrange diyor ki;
- “Lavoisier’in son saniyede ki ispat arayışı, bilimselliğin yüzyıllar sürecek meşalesidir.
- Ama o yobaz kafalar asırlarca karanlıkta sürünecekler, insanlığı da süründürecekler.”
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, ülkemizde ki gidişata bakınca Langrange’nin ikinci cümlesindeki öngörüsünün gerçekleşmemesi sanırım hepimizin dileğidir.
 
SÖZÜN ÖZÜ: Türkiye Cumhuriyeti’nin Din bezirganlarına ve bağnazlara ihtiyacı yoktur!..