Turgut Çamer

Gönüllü Olmayan Veliler!..



DEĞERLİ okurlarım, 2012 AKP Türkiye’sinde yaşananlar aslında yenilir, yutulur cinsinden değildir! 19 Mayıs 1919 Ulusal kurtuluş mücadelemizin başlangıç tarihidir. Bu kuruluş iradesini içselleştiremeyenler, o bayramın da gerektiği gibi kutlanmasını istemezler!..
 
***
 
12 Ocak 2012 tarihinde, Müsteşar Emin ZARARSIZ’ın Milli Eğitim Bakanı Ömer DİNÇER adına İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gönderdiği yazıda:
“Kutlama törenlerinin hazırlık döneminin mevsim olarak soğuk bir zamana denk gelmesi nedeniyle sağlık sorunlarına yol açmasına, çalışma süresinin uzun olması nedeniyle öğrencilerin derslere ilgisinin azalmasına, motivasyonlarının düşmesine, gönüllü olmayan öğrenci velilerinin okullarla olan ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğu yönünde duyumlar alınmaktadır..” denilmektedir.
 
- Asıl gerekçeyi anladınız değil mi?!.
(74 yıldır hiçbir Cumhuriyet Hükümetinin aklına gelmeyen) “Gönüllü olmayan öğrenci velilerinin okullarla olan ilişkilerinin bozulması(!)”
- Herhalde, o gönülsüz velilerin gönlü olsun diye Atatürk heykelleri önüne çelenk koymayı da yasakladılar(!)
- 19 Mayıs Bayram coşkusunu “matrakçı-şaklaban(!)”gösterileriyle bir tutan zihniyet, bilin ki o gönülsüz velilerin gönlünü fethetmiştir!
- Belki de Atatürk rozetli vatandaşları camilere sokmayan, darp eden imamlar da o gönülsüz velilerin gönlü olsun diye öyle davranıyorlardır(!)
* Bu tutum ve davranışlardan şöyle bir çıkarsama yaparsak, haksızlık etmiş olur muyuz?
- İran’ı Mollalar, Türkiye’yi İmamlar yönetiyor!..
 
***
 
14 Mayıs 2012 tarihli yerel “Özgür KOCAELİ” gazetesinde çıkan bir haberi paylaşmaktaki amacım; bazı gençlerimizin ne halde olduğunu sergilemektir.
 
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Kocaeli Şubesi Başkanı Ahmet ÖZEN, “Kutlu Doğum Haftası” etkinliklerinde yaptığı konuşmada:   
- “Okullarda dans yarışması, liselerde balo düzenlenmesini ve üniversitelerde şenlik yapılmasını anlayamıyorum. Osmanlı dansı yasaklamıştır. Fransa’ya dans yüzünden kafa tutmuştur, biz böyle insanların torunları olamayız” deyince kalabalık “tekbir” getirmiş.
- Dünya eğlenme yeri değil, eğlenmesinler, dans etmesinler, buna izin veren Milli Eğitim Müdürleri ve Valileri anlayamıyoruz…” diyerek sözlerini tamamlamış.
 
Gençlerimize “yaşam yobazlığını” kimler dayatıyor, aşılıyor?!
 
Üzülerek ifade ediyorum ki; bu çağda-2012 Türkiye’sinde bu gençlerimize “yaşam yobazlığına ne gerek var!” demenin bir yararı olacağını sanmıyorum. Çünkü, onlara ortak aklın ve coşkunun paylaşılmasının gerekliliği belletilmemiş! Ama, yine de yanılmak isterim…
 
***
 
Mustafa Kemal ATATÜRK Söylevine, “1919 yılı Mayıs ayının 19. günü Samsun’a çıktım. Genel durum ve görünüş” diye başlar. “Genel görünüş” içler acısıdır. Emperyalist devletlerin tüm isteklerini kabul etmiş halife padişah; halkının geleceğini yok sayarak ordunun dağılmasına ve yurdun her köşesinin işgaline izin vermiştir. Ama, yurtseverler örgütlenerek direnir. Saltanata karşı bu onurlu direnişin önderi Mustafa Kemaldir!
 
19 Mayıs’ta Bandırma vapuru ile Samsun’a çıkılan gün direnişin-şahlanışın başladığı gündür. Üç yıl süren savaşlar sonunda ülkemiz yabancı güçlerden kurtarıldı. 29 Ekim 1923’te de Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi.
 
19 Mayıs, 20 Haziran 1938 tarihli kanunla “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlana gelmiştir. Atatürk bir söyleşi sırasında: “Ben 19 Mayıs’ta doğdum” demiştir.
 
1981 yılından bu yana da 19 Mayıs, “Atatürk’ü Anma Günü” olarak ta kutlanmaktadır.
 
***
 
Atatürk, Türkiye’nin geleceğini gençlerin ellerine bırakırken kaygı duymuyordu. Gençliğe hitabesinde: - “Ey Türk Gençliği! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel senin en değerli güven kaynağındır” demiştir.
 
Ayrıca Atatürk, “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur!” sözü ile de başarılı olabilmenin önemli bir koşulunun da sağlıklı olmak olduğunu, sağlıklı olmak için de spor yapmak gerektiğini vurgulamıştır.
* “Gönüllü olmayan veliler” alınmasın, ama; onların büyük bir bölümü spor özürlü de olabilirler diye düşünmekteyim! Yanılmayı yeğlerim…
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları;
- 19 Mayıs bağımsızlık, özgürlük, demokrasi demektir.
- 19 Mayıs TBMM demektir.
- 19 Mayıs ATATÜRK demektir.
- 19 Mayıs çürüyüşten dirilişe geçmek demektir.
*** Tüm gençlerimizin ve devrimci ruhla genç kalmayı başaranların 19 Mayıs bayramını bir kez daha kutluyorum…