Konuk Yazar

Ezgi YAVUZ



EFENDİLER(!)
 
Durun efendiler(!) durun!
 
Gemicikleri olan çocuklarınızın yanında yiyecek ekmeği olmayan binlerce, milyonlarca çocuğa biraz daha ekleyip; açlığı, yoksulluğu, sefaleti daha da büyütmeye mi çalışıyorsunuz?
 
Kendi çocuklarınızı Amerika’lara kaçırırken; birbirlerini öldürecek gençler mi yetiştirmeye çalışıyorsunuz?
 
Yapmayın efendiler(!) yapmayın!
 
“En az 3 çocuk” diyerek, “kürtaj cinayettir” diyerek; yeni düzensizliklerinize, yepyeni kobaylar mı arıyorsunuz?
 
Bu ülkede yaşlılar, çocuklar, bebekler çöp kutularına atılırken “yapmayın” mı diyorsunuz?
Utanın efendiler(!) utanın!
 
İktidarlığınız boyunca kadına yönelik taciz, tecavüz, şiddet 3 katına çıkmışken “3 de yetmez, daha fazla çocuk” diyerek; kendinize dövecek, sövecek, hor görecek yeni nesiller mi yaratmaya çalışıyorsunuz?
 
Farkına varın efendiler(!) farkına varın!
 
Bütün bu söyledikleriniz ve yaptıklarınız, hayat kadınlarını ortadan kaldırma çabasının göstergesi mi?
 
Yapmanız gereken hayat kadınlarını yok etmek değil, onları bu yola iten, açlığı, yoksulluğu, muhtaçlığı ortadan kaldırıp, müstakbel devletinizin sahici kollarıyla sarıp, koruyup kollamak.
 
Bakın efendiler(!) bakın!
 
Sağınıza solunuza, işsiz genç sayısının alıp başını gittiği ülkenizdeki, çöpten ekmek toplayan, açlıktan bayılan çocuklara bakın.
 
Sokakta oyun oynayarak geçirecekleri zamanları, dört duvar arasında, üç kuruşa, sağlıksız ortamlarda ve de sigortasız çalışan evlatlarımıza bakın.
 
Unutmayın efendiler(!) unutmayın!
 
“İstenmeyen çocuğa devlet bakar” diyenler, Malatya çocuk esirgeme kurumunda olanları unutmayın.
Gittiniz mi? Baktınız mı o çocukların gözlerinin içindeki sevgi hasretine?
 
Sahi! Siz biliyor musunuz; onlar için tüm kadınlar ANNE, tüm erkeklerde BABA.
 
Bu kadar basit mi bu iki kelime? Herkese söylenebilir mi?
 
Düşünün efendiler(!) düşünün!
 
Pozantı’yı Sincan’ı… Yapılan tüm çocuk istismarlarını düşünün.
 
Etmeyin efendiler(!) etmeyin!
 
Daha fazla çocuğu gelin etmeyin.
 
Bırakın efendiler(!) bırakın!
 
Masallarınızı, palavralarınızı bir yana bırakın. Ya da anlatın ama gidip para babalarına, sözcüsü olduğunuz kapitalist düzenin savunucularına anlatın. Anlatın ki içlerindeki para sevgisini kürtaj ettirip, ucuz iş gücü olarak gördükleri, henüz olmayan evlatlarımıza bile göz dikmekten vazgeçsinler…