Turgut Çamer

BİLİNÇLİ-BİLİNÇSİZ İHANET!



Değerli okurlarım, 23 Ocak 2013 tarihinde CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler TBMM Genel Kurul oturumunda “Türk ulusu ile Kürt milliyetini ‘eşit’ eşdeğerde gördüremezsiniz..” deyince deyim yerindeyse kızılca kıyamet koptu!
 
Bilinçli-bilinçsiz ihanet içinde olan, başta mütareke medyasından bile beter teslimiyette olan yalaka basın mensupları ve de ‘okumaktan ve bilmekten başka becerisi bulunmayan!’ Sorunlara çözüm yolu göstermeyen ayağı havada sözde aydınlarımız! Birgül Hanımı çarmıha germeye kalkıştılar!..
 
***
 
Birgül Ayman GÜLER’i yakından tanıyorum. 2001 Temmuzunda çağrılı olarak katıldığım Bağımsız Cumhuriyet Partisi(BCP)’de ben de Sn.Güler gibi BCP’nin kurucularındandım. 2001 Temmuzunda BCP’yi kurduk. Kurucuları arasında Prof. Mümtaz SOYSAL, Prof. Dr. Sina AKŞİN, Prof Dr. Cevat GERAY, Prof Dr. Birgül Ayman GÜLER, Doç. Dr. Attila ERDEN, ODTÜ Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi N. İlter ERTUĞRUL, Eğitimci Dr. Niyazi ALTUNYA, Eğitimci Feyzi COŞKUN, Eğitimci Erdal ÇALI, Yazar Cumhur ERDİN.. gibi alanlarında uzman kişilerle BCP’nin Parti Meclisi ve MYK’sında 7 yıl birlikte görev yaptım. Dolayısıyla Birgül Hanımı yakından tanıyanlardanım.
 
* Birgül Ayman Güler üniversitedeki görevleri nedeniyle, ben de “BCP’nin bir ‘düşünce kulübü’ ya da ‘dernek’ işlevselliğinin ötesine geçememesi nedeniyle 2008 yılında partiden istifa ettik. Daha sonra ben, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) kararıyla CHP Yenimahalle Örgütüne üye oldum.
 
***
 
Tanıdığım kadarıyla Birgül Hanım; “Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla!..” üslubuyla konuşmaz. Ağzından laf olsun diye sözcükler dökülmez, sorun yaratmaz, sorunlara çözüm yolu gösterir. Akademisyen kimliği-istemese de-ağır basar, dobradır. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetiminde ‘Mülkiye ekolü’nün temsilcilerindendir.
 
* Birgül Hoca Boşnak kökenli.. Ben, Çanakkale’nin Kepez köyünde doğdum. Anne tarafımın büyükleri Filibe’den gelmişler. Baba tarafım Makedonya Üsküp’ten, önce Adapazarı’na oradan da İstanbul’a göçmüşler. Dedem Yaşar ÇAMER Balkan Harbine katılmış. Dedemin halasının oğlu Kazım ÖZALP’tir. 1924-1935 yılları arasında TBMM Başkanlığı yapmıştır. Onun oğlu İTÜ’den emekli Profesör Teoman ÖZALP’tir.
 
* Şimdi benim milliyetim, etnik kökenim, etnik grubum ne ola ki?! Üstelik Kunta-Kinte gibi araştırmış da değilim!..Varsayalım ki Arnavut’um. Çok mu önemli? Ne önemi var? Önemli olan ‘insan olmak’ değil mi???
 
***
 
Sayın GÜLER Mecliste ne demiş:
“Kürt milliyetçiliğini bana ‘ilericilik’ ve ‘bağımsızlıkçılık’ diye yutturamazsınız. Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eşdeğerde gördüremezsiniz. Bunu yapamayacağınız gibi, Türk ulusu kavramından vazgeçiremezsiniz…”
 
Evet… Güler’in bu sözleri neden ırkçılık olsun ki? Türkiye Cumhuriyeti bir Türk Ulusu değil mi?
Öyledir… Tıpkı Amerika’da, Almanya’da olduğu gibi Amerikan ulusu… Alman ulusu… Yani bu şemsiyelerin-çatıların altında farklı milliyetler olabilir. Bu güneş gibi gerçeklik dünyanın her yerinde böyle değil midir?
 
Nitekim, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün tanımı apaçık: “Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti(Ulusu)denir.”
 
Birgül Ayman Güler de; “Bütün milliyetler, etnik gruplar bir siyasal birlik oluşturmuşlardır ve bu birlik ‘Türk Ulusu’ adı altında toplanan birliktir” diyerek; toprak-sanat-ekonomi ve daha birçok unsurları içeren ulusalcılığı(milliyetçiliği), değişik kökenli yurttaşlarımızı asla dışlamadan anlatma gereği duymuştur. Birgül Hanım aslında, birlikten-bütünlükten yana tavır koymuş, Türkiye’nin Yugoslavya gibi parçalanmasından kaygılanarak o sözleri sarf etmiştir. Ancak, sözlerinin çarpıtılması da ne denli ‘anlama özürlü’ bir toplum olduğumuzu göstermiştir.
 
BDP’li Muş Milletvekili Sırrı SAKIK Mecliste ne demişti:
“Sonradan bu ülkeyi kendisine vatan edenler, Boşnaklardan, Kafkaslardan gelenler, siz bu ülkenin sahipleri değilsiniz, kendinizi, haddinizi bileceksiniz…”
 
Soralım?
 
Bu sözlerinizle açıkça ırkçılık yapmıyor musunuz?.. Bal gibi yapıyorsunuz ve sıkılmadan bir gün sonra da ‘özür’ diliyorsunuz(!)..
 
Tam da bu nedenle Birgül Ayman Güler; “Anayasadan Türk sözünü kaldıracağız diyorlar. Türk Ulusunun siyasi birliğine açıktan saldırı var. Sinsi operasyonu halkıma duyurdum” diyerek “ver kurtul”culara,“özerkçilere”, “federasyonculara” karşı Türkiye Cumhuriyetinin “Tek Devlet, Tek Ülke, Tek Millet, Tek Bayrak” ilkesini anımsatmış oluyor.
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, öyle sanıyorum ki insanı en çok rahatsız eden tutum ve davranışlar şunlardır; biri ‘iyi niyetinizin suiistimal edilmesi..” Diğeri ‘yanlış anlaşılmak..’ Siz açık kalplilikle meramınızı anlatırsınız, fakat karşınızdakinin ya algılama sorunu vardır, sizi yanlış anlar… Ya da sizin ne demek istediğinizi çok iyi anlamıştır, ama; inadına anlamazdan gelir!.. İşte bu tavır sizi çok rahatsız eder.
 
* Birgül Hanım ise yanlış anlaşılmasına izin vermeyerek, bilinçli-bilinçsiz ihanet içinde olanlara gereken tavrı koyarak Atatürk’ün kızı olduğunu kanıtlamıştır.
 
Kutluyorum…