Turgut Çamer

İHANET SÜRECİNE DAİR!..



Değerli okurlarım, kimilerinin “Açılım” dedikleri aslında bir “Barış süreci(!)” değil, Türkiye’yi bölme projesidir... Bu ihanet süreci bir hap gibi halkımıza yutturulmaya çalışılıyor. Yurttaşlarımız acı reçetelerin dayatıldığı günleri yaşıyor... İşte tam da bu günlerde; Ordu İl’inden Mustafa ÇEBİ adında bir okurumdan aldığım iletiyle, Çanakkale Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yrd. Doç. Dr. Necmi AKYALÇIN’ın “Çanakkale Kamuoyuna” yaptığı basın açıklamasının metni geldi.
Her iki iletiyi de paylaşmak istiyorum. Çünkü, Türkiye Cumhuriyeti’nin paradigması (sahip olduğu değerler) çöktü diye ilan edip İslam Cumhuriyetini kurmak fikrinde buluşan tarikat-cemaat çenebazları ile cahiliye devri medya mensuplarına da yararı olabilir diyerek!..
***
Önce okur Mustafa ÇEBİ’yi anlayalım;
- İmralı ile hükümet arasındaki mektuplaşma sürecinin daha sağlıklı bir zemine oturması için AKP’ye oy veren her vatandaşın Kandil’den bir mektup arkadaşı bulması barışa önemli katkı sağlayacaktır.
Misalen;
Çok kıymetli gerilla kardeşim “Botan” kod adlı Mahmut, sana çok sevineceğini umduğum bir haber vermek istiyorum. Ben sizin masum örgütünüzün taleplerini kırmayarak “Türklüğümden” vazgeçtim! Sen sakın “Kürtlüğünden” taviz verme! Hem artık ‘Türk bayrağına’ ‘Türkiye bayrağı’ demeye de başladık, için ferah olsun.. Umarım bizim askerler operasyon düzenleyip huzurunuzu kaçırmıyorlardır. Zaten bizim aramızı Türk askeri bozdu ama, merak etmeyesin aramızı bozanların çoğu cezaevinde.
Sevgili “Botan”, mektubumu burada sonlandırırken bazı faşist gurebaların sen ve arkadaşlarına “terörist”, “bölücü”, “hain”,.. demelerine sakın aldırma, ben sizin barışsever çocuklar olduğunuzu biliyorum, elhamdülillah.
İmza: DEMOKRAT MÜSLÜMAN ÖZGÜRLÜKÇÜ AKP’Lİ KARDEŞİN. gibi samimi duygular içeren yazışmalar ülkemizde silahları susturacaktır, hayırlı olsun.
AKP’li vatandaştan “Botan” kod adlı iyi çocuğa mektuplar – 2
- Canım kardeşim Botan, nasılsın? Mektubuma cevap vermeye tenezzül etmemişsin, canın sağolsun.. Herhalde mayın falan döşüyorsun, yoğunsun!..
Sevgili Botan, biliyorsun Türklükten istifa ettik, şu an ne olduğumuzu bilmiyorum ama Başbakanımız bulacak inşallah.. Gerçi aramızda kalsın ona da belli olmuyor; size de vaktiyle “Zerdüşt” demişti Allahtan Bülent ARINÇ, Öcalan’ın namazında niyazında olduğunu biliyormuş da, din kardeşi olduğumuz ispatlandı elhamdülillah!..
Botancığım, Öcalan ‘hepimiz özgür olacağız’ dedi ya kurban bayramına kadar dağdan inerseniz seninle‘ortak danaya’ girelim inşallah.. Kurbanımızı keser, derisini sizin örgüte bağışlarız.
Botancığım, mektubumu sonlandırırken dağdaki kardeşlerimin gözlerinden öper, bu barış sürecinin hayırlara vesile olmasını cenab-haktan niyaz ederim!
MUHAFAZAKAR, DEMOKRAT, ANTİ-DARBECİ, TÜRKİYELİ AKP’Lİ KARDEŞİN…
***
Şimdi de Çanakkale ADD’nin haykırışını bir kez daha okuyalım;
- Uzun bir zamandır ülkemiz üzerine oynanan oyunların artık halkımız tarafından anlaşılmaya başlaması umut verici bir durumdur. Uluslar arası aktörler ve yerli işbirlikçileri şunu çok iyi bilmelidirler ki biz Irak’a, Mısır’a, Suriye’ye... benzemeyiz. Bizim genlerimizde dünyanın en büyük devrimcisi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ‘bağımsızlık benim karakterimdir’ özdeyişinin kodları vardır. Bundan önce nasıl Çanakkale’de, Anadolu’da yedi düvelin eşkıyasının oyunlarını bozduysak; şimdi de bu oyunu bozanların torunları olarak ayni bilinç ve duyarlılıkla görev başındayız. Dün güzel ülkemizden bir ses yükseldi, bu sesin sahipleri dediler ki:
1- Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve sahibi olan Türk Milleti’nin adı, vatandaşlık tarifinden ve Anayasa’dan çıkarılamaz.
2- Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan aziz vatandaşlarımız, ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz.
3- Anadolu coğrafyasında Selçuklu ile başlayıp Osmanlı ile devam eden Türk Milleti’nin kesintisiz egemenliğini esas alan büyük ATATÜRK’ün kurduğu milli devlet yapısı ortadan kaldırılamaz.
Biz de Çanakkale Atatürkçü Düşünce Derneği olarak haykırıyoruz. Bu anayasa bölünme anayasasıdır. Böyle bir anayasadan derhal vazgeçin. Ülkemizin bütünlüğü ve birliği ile oynamaya kimsenin hakkı yoktur, olamaz; bu yanlış ve tehlikeli yoldan dönünüz.
***
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, bir okur ve bir sivil toplum kuruluşunun ‘ruh hali’ bu.. Öyle görünüyor ki; “Açılım.. Habur.. İmralı.. Kandil.. Mektuplu Nevruz.. Barış süreci.. Çözüm süreci..” derken süreç çözülme sürecine dönüşerek ; iş eyaletlere.. Türkiye bölünmeye kadar gidecek!..
Analar ağlamasın, sevgililer ağıt yakmasın.. Barış olsun kim istemez?..Ancak ne pahasına barış! Biliyor muyuz?
İnsanlarımızın içine yuvarlandıkları travmayı anlamak bu kadar zor mu???
Peki… Toplum bilinci yaratma ve halkına gerçek haberleri yansıtma görevi olan medyamız ne durumda?..Yüzde 90’ı vıcık vıcık yağdanlık, korkak, yalaka…Mütareke medyasından bile beter durumda. Ancak o medya ve ayağı yere basmayan ‘zamane ruhlu(!)’ aydın bozuntuları koalisyonu unutmasın ki, Türk Milleti önce sizleri ayakları altına alacak.. sonra sıra başkalarına gelecektir!..
* Umalım ve dileyelim ki; kuvvetler ayrımı esasını ortaya atan Fransız politik düşünür-filozof MONTESGUİEU’nun şu özlü sözü gerçekleşmesin!..
O ne demiş;
“Bir ülkede yalakalığın getirisi, dürüstlüğün getirisinden daha fazla ise, o ülke batar.”