Turgut Çamer

‘GA-DA-HI’ Tiyatrosu!!!



Değerli okurlarım, 28 Nisan’da Marmara ‘Akil’leri Çanakkale’ye geleceklermiş. Bir Çanakkaleli olarak merak ediyorum! Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin atıldığı; 250 bin şehidiyle şehitler diyarıÇanakkale’de ‘Akil’(yiyici)ler nasıl karşılanacak, nasıl uğurlanacak!? Bu ‘Gaflet-Dalalet-Hıyanet’ TiyatrosunaÇanakkaleliler nasıl tepki verecekler?.. “Barışın Kenti” “Direnişin Kenti” olduğunu da kanıtlayacak mı?
***
Bilindiği gibi Başbakan R.Tayyip ERDOĞAN 4 Nisan 2013 tarihinde İstanbul- Dolmabahçe’de 63 ‘Akil’(yiyici) insanlarla ilk toplantısını yaptı. Yine bilindiği gibi bu 63 ‘Akil’i Başbakan tek başına seçti! Hatta 7 bölgeye gidecek 9’ar kişilik heyetlerin; Başkan, Başkan Yardımcıları ve Sekreterlerini bile kendisi belirledi!..
***
* Karadeniz ‘Akil’lerinden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Başkanı Bendevi PALANDÖKEN ve heyet; Bolu, Düzce, Zonguldak’ta şöyle sorularla karşılaşmışlar:
- Af olacak mı? Barış sürecinde tavizler var mı? Ne gibi tavizler var?
- Bu sorulara Palandöken’in yanıtı: “Bunlar konusunda bizim bilgimiz yok…”
Soralım; Peki siz? Sizler? Necisiniz? Kimlersiniz?! Sizleri ortalığa salanlar halkı nasıl ikna edeceğinizi, onların sorularına nasıl yanıt vereceğinizi size öğretmediler mi???
* Kayseri’de Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneğini ziyaret eden Ahmet TAŞGETİREN başkanlığındaki ‘Akil’ler heyetine Şehit ve Gaziler:
“Benim kanım üzerinden pazarlık yapmayın! Defolun gidin! Utanmadan buraya gelmiş konuşuyorsunuz….”şeklinde bağırarak tepkilerini dile getirmişler.
Dernek Başkanı Ali YILMAZ; “Barış isteniyor ama biz bir ülkeyle savaşmıyoruz ki! Birileri hak istiyor, ne hakkı istiyor? Biz Türkiye Cumhuriyetini birlikte kurmadık mı?” diyor. Gazilerin hışmına uğrayan ‘Akil’ler apar topar araçlarına binerek Kayseri’yi terk etmek zorunda kalıyorlar.
* Kocaeli’nde Marmara‘Akil’leri Başkanı Deniz Ülkü ARIBOĞAN halkın yoğun protestoları üzerine: “Protestolar bizim beklemediğimiz şeyler değil…” demiş.
Şu vurdumduymazlığa ve pişkinliğe bakar mısınız!?. Programı yarıda bırakıp polis koruması altında kaldıkları otele sığınmışlar.
* Soyadı TÜRK olan Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet, Fransa’dan bakın nasıl mesaj vermiş: “Sokakta kazandık, masada da kazanırız.” Bu sözlerde pazarlık kokusu yok mu? Ancak neyin pazarlığı yapılıyor şimdilik bilinmiyor!..
İzmir’de Ege ‘Akil’lerinden Profesör Baskın ORAN bey:
“Cumhuriyet yanlış kuruldu. Yıkıyoruz.. Başımıza bela olan Ulus Devletten kurtuluyoruz… Yenisini kuruyoruz…” diye fetva vermişsiniz. Yani; “gün bu gündür, baskın basanındır” diyorsunuz.. Gazanız mübarek olsun!..
Ancak, yenisini kurarken - hazır eliniz değmişken - Türkiye adını da değiştiriverin! Değiştirebilir misiniz? Sanmıyorum; çünkü sizin gibilerin kafasına Türkiye kelimesi ne anlama geliyor, onun sokulması gerekiyor.. Türkiye kelimesinin anlamı; Türk’e ait, Türk’le ilgili, Türkçe konuşulan, Türklerin yaşadığı topraklar, Türk Devleti.
Anlam bu olunca, Başbakana sunacağınız raporlarınıza Türkiye’nin adının da değişmesi gerektiğini yazamazsınız herhalde(!) Çünkü tarihin her sayfasında TÜRK ve TÜRKİYE kelimeleri bulunduğunu - tarihçiler de böyle yazarken – inkar edemezsiniz. Yoksa eder misiniz? Ben yine de sanmıyorum..!
- Baskın Hoca siz bir yerde gerçekten haklısınız(!) “Yanlış kurulan Cumhuriyet” sizin gibileri profesör yapmış.. Yazıklar olsun o Cumhuriyete!!!
***
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, Başbakan “Çözüm Süreci”ni eleştiren muhalefet partileri CHP, MHP ve köşe yazarlarına öfkeli; ona göre “Türk Bayrağı açıp İstiklal Marşı okumak densizlik” oluyor!
T.C. ibareli tabelalar kaldırılırken haberinin olmadığını, ‘kaldırmışlarsa arkasında durmalıydılar’ derken ise, densizlik yapmamış oluyor!..
Soralım: Başbakanın haberi olmadan hangi Vali, hangi devlet görevlisi “T.C.”yi silmeye cüret edebilir? Halkı kör-sersem yerine koymanın ve inandırıcılığın dibe vurması hali budur işte!..
Basın özgürlüğü gerçek demokrasinin olmazsa olmazıdır. Demek ki; İleri (gerici) demokrasilerde(!) Başbakanların köşe yazarlarını aşağılama özgürlüğü ve yetkisi var!..
* Duyarlı okurlar, aslında Başbakanın Anayasamızın 6. Maddesine göre “Akil İnsanlar Heyeti’ gibi bir görevli kurul oluşturma yetkisi bulunmamaktadır.
- Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
- Başbakan, ancak Bakanlar Kurulu’na ve kendisine bağlı müsteşarlıklara görev yükleyebilir.
- Salt Anayasamız açısından değil, Türk Ceza Kanunu açısından da kurulan ‘Akil İnsanlar Heyeti’ yasadışı bir oluşumdur ve Anayasamızı ihlal suçuna iştirak etmişlerdir.
* Duyururum…
DİP NOT: ‘Tasma takılmış besleme’ köşe yazarı olmaktansa, ‘Çapulcu’ köşe yazarı olmayı yeğlerim.
KUTLAMA: Çanakkale Belediye Spor Bayan Voleybol takımının Türkiye Bayanlar Voleybol 1. Ligine yükselmesini kutluyor, gelecekte Çanakkale’mizi Avrupa Kupalarında temsil etmesini diliyorum. T.Ç