Turgut Çamer

NARSİZM…



Değerli okurlarım, bu hafta size İsrailli Yazar Dr. Shmuel Ben David’in “Hastalıklı Kendini Sevme-Narsizm” adlı kitabından bir bölümü paylaşmak istiyorum.
 
Kendini beğenmiş, kibirli, küfürbaz, ağzı bozuk, empati yeteneği gelişmemiş insanlar için aşağıdaki saptamaları yapmış. Birlikte okuyarak kimilerinin ruhi tahlilini kolayca yapabiliriz kanısındayım.
 
***
 
Dr. S. Ben DAVİD “Kibirli İnsanlar” için önce şu saptamaları yapıyor:
“Fantezi veya davranışlarda en iyi bilinen örnek kendine hayran olmak, methedilme ihtiyacı duyan, empati kurma eksikliği gibi hususlara sahip kimseler.
Genellikle erken ergenlikte başlar ve farklı durumlarda kendini gösterir.”
Dr. DAVİD, bir kişinin “Patolojik Narsist” sayılabilmesi için aşağıda sıraladığı 9 kriteri karşılaması gerektiğine vurgu yapmış.
 
Şöyle ki:
1 – Kendini önemli, çok büyük ve ihtişamlı biri olarak hissetme.
2 – Limitsiz başarı, şöhret, kendini her şeye kadir gören, bir benzeri olmayan zekaya (parlak akıl, yetenek) sahip olduğunu düşünen (beyne dayalı narsizm), güzel beden ve yüksek cinsel performansa sahip olma (fiziksel duyuma dayalı narsizm), ideallerin adamı olma ve çok daha fazlası şeklinde kendini görme.
(Sürekli bir şekilde bahse konu hallerde olduğunu düşünmek.)
3 – Tamamiyle tek ve erişilmez, özel yaratılmış olduğuna kendini inandırma.
(Sadece kendisi gibi yüksek seviyede, eşsiz ve erişilmez, insanlar tarafından anlaşılabilir ve ikna edilebilir olarak kendini gören.)
4 – Aşırı derecede ilgiye, takdire ihtiyaç duyan, aşırı methedilen, sürekli doğrulanmak ve teyit isteyen.
5 – Kendini her şeye kadir gören, karşı taraftan sürekli olarak ve nedensizce öncelikli ve özel muamele görme isteği olan.
(Beklentilerinin talep etmeden ve anında tamamiyle ve otomatik olarak karşılanmasını bekleyen.)
6 – Başkalarını, kendi başarısı için kullanmayı iyi becerebilen ve bunda kendisi için hak gören.
7 – Empati kurma yeteneğinden mahrum.
(Başkalarının istekleri ve ihtiyaçlarını görme ve anlama konusunda isteksiz ve başarısız olan ve bunlara önem vermeyen.)
8 – Başkalarının fikirlerini ve inanışlarını(hükümlerini) ancak ve ancak kendisi ile ayni olduğunda (kendi fikirleri ile örtüştüğünde) destekleyen arkasında durankimseler ve kişilikler.
 
***
 
Sevgili Çanakkale OLAY okurları, Dr. David’in kitabındaki saptamalar adeta Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ı tariflemiyor mu?!. Halkı Gezi Parkı olayları nedeniyle isyan noktasına getirenlere birkaç masumane soru yöneltelim;
*Sayın Başbakan, Yasama-Yürütme-Yargının da tek muktediri sizsiniz.
- Kuvvetler ayrılığı masalını 10.5 yıl sonra artık kimseye anlatmayın! İsteyip te zorlandığınız, çıkaramadığınız bir kanun var mı?
- Cumhurbaşkanı da “güzel şeyler olacak” diye diye hükümetinizden gelen her kararnameyi, meclisten gelen her kanunu anında onaylıyor!
- Üniversiteleri YÖK aracılığıyla istediğiniz ‘kininin davacısı’ kişilerle Cumhurbaşkanı’nın desteğiyle doldurdunuz!
- Devletin bürokrasisini cemaat-tarikatların makbul elemanlarıyla adeta işgal ettiniz!
- Medyayı (HALK TV hariç) sustalı maymuna benzettiniz!
- Gezi Parkı olayları ile hoşgörüsüz olduğunuzu kanıtladınız.
- Binlerce kilometre uzaklıktaki Myanmar vb. kabile ülke insanlarını düşünüyorsunuz, ama gözlerinizin önündeki Reyhanlı’yı, Taksim’i göremediniz.
*Diyelim ki; siz görme engellisiniz! Peki… AKP’li 326 Milletvekilinin tümü de mi görme engelli?!.
- Size karşı çıkacak Bakan- Milletvekili var mı? (Pardon, Bakanlıktan ayrıldıktan sonra özüne dönmeye gayret eden Ertuğrul Günay’ı tenzih edelim!)
 
* Acaba diyorum; bu vekiller peşin peşin iradelerini size teslim ettiler de o yüzden mi sesleri çıkmıyor???
 
* Sayın Başbakan özellikle bu son soruya yanıtınız EVET ise, işte sözün bittiği bir yerde burasıdır… Artık bu saatten sonra karanlık sularda kulaç attığınızın farkına varmalısınız.. Kasımpaşalı efelenmesini, özellikle dediğim dedikçi’ tavrınızı ve ‘bizler-onlar’ ayrımcı üslubunuzu bir an önce terk ederek gerçekten devlet adamlığının gereklerini yerine getirmeniz ülkemiz hayrına olacaktır.
 
- HAYIR!.. ‘Ben değişmem’ demeye devam edecekseniz.. Bu da sizin ÖZGÜRLÜĞÜNÜZDÜR!!!
 
***DİKLENMEDEN NASIL DİK DURULURMUŞ ONU DA BİZE YAŞATTIĞINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER!