Konuk Yazar

Ruşen Fuat



POLİTİKA MESLEK MİDİR? ÇIKAR KAPISI MIDIR?
 
Başlığı okuyan sevgili okurlardan yüzde 99’u hep bir ağızdan politika ne meslek ne de çıkar kapısı değildir diye itiraz ettiğinizi duyar gibi oluyorum. Demokrasilerde politika ya sınıf çıkarı, yâda şahsi çıkar için yapıldığını siyaset bilimciler söylemektedir. Ülke’mizde sınıf bilinci tam oluşmadığından, şahsi çıkar maalesef daha ağırlık kazanıyor. Neden politikacılar bizim gibi kibarlık olsun diye gelişmekte olan (aslı geri kalmış) ülkelerde işi tadında bırakıp gelecek kuşaklara görev devredilemiyor. Bizde politikayı bırakırsanız politika sizi bırakmaz, kiminin kişisel ihtirası, kimileri aman sensiz bu seçim kazanılmaz gibi, şimdi bir de kamu araştırma şirketlerinin yoklamaları politikayı bırakmanıza engel oluyor.
               -Rahmetli Turgut Özal politikaya soyunduğu yıllarda Süleyman Demirel’e abi 30 yılı aşkın süredir politika da başrolü oynuyorsun bırakta birazda biz uğraşalım dediğinde, bak Turgut bu öyle bir haz verici iş ki mastürbasyon’dan daha tatlı diye yanıtladığı söylenir.
                -Rahmetli Sadi Fenercigil Belediye Başkan’ı olarak Belçika’nın başkenti Brüksel’e davetli olarak 15-20 günlük bir gezinin ardından, belediye meclis toplantısında e, Brüksel anılarınızı anlatırmısınız? Sayın Reis dediğimiz de, bakın çok kısa bir anımla her şeyi anlatmış olurum herhalde deyip  , bir gün yemekte Brüksel Belediye Başkanıyla yan, yana sohbet esnasından kendisine sordum, mesai saatleri içinde ne gibi sorunlarla karşılaşır ve çözmeye çalışırsınız? Dediğim de, suratıma manasız, anlamsız baka kaldı. Biraz sonra “ben yerel halkımı temsil ederim ve de dostlarımın evlilik nikâhlarını kıyarım” diye cevapladı demişti. Bizdeki gibi suyu akmayan, alt-üst yapıları olmayan, hele sokakta gezerken isteyen bir toplum olmadıklarından işte belediye başkanlığı diyesi geliyor, darısı bizim başımıza.
                -Belediye meclis üyeliği, parti yöneticiliği, belediye başkanlığı, milletvekilliği hep ben, neredeyse mahalle muhtarlığı da hep ben böyle bir ortamda yıllar önce parti gençlik kollarından gelen, Danış Doruk belediye meclisine ilk yedek üye olarak yerleştirilmişti. Bir gün asil üyelik sizler sağ olduğunuz sürece bizlere sıra gelmez diyerek büyük cami de her vefat selası verildiğinde acaba belediye meclis üyelerinden bizim partiden kim dünya değiştirdi diye kulak kabartır, meclis üyesi ağabeylerinden en yaşlısı bakkal Kemal’i en münasip kişi olarak düşünürüm derdi.
                Eski tuğlayla yeni yapı yapılmaz, topluma yararlı olmak yalnız ve yalnızca politikayla yapılacak diye bir kuralda yok. Sivil toplam kuruluşları (STK) deneyimli eski politikacılar bekliyor, ölesiye politika hiç olmaz, hepsi hüsranla sonuçlandığını yakın çevremizden ve geçmişimizde örnekleri sayılmayacak kadar çoktur.
                Hoşçakalın…