Konuk Yazar

Fuat Gökhan



KENDİNİ İNKÂR ETMEK
                Pek çok olayda insan kendi durumunu kabullenmek istemez. Karşısındaki kişinin kendisine yakıştırdığı sıfatı yersiz bulur, inkâr eder. Örneğin alkollü içeceği fazla kaçırana sarhoşluğa başladın denildiğinde ben sarhoş değilim diyerek itiraz edilir. Deliye dahi deliliğini kabullenmez akıllıları deli olarak görür.
                Ancak deliliğin, sarhoşluğun, iyi ve kötü huyluluğun bazı ve içgüdü davranışları vardır. Örneğin yakın tarihimizde ikinci Dünya Savaşı’nın mimarları Alman Nazi diktatörü Adolf Hitler’in simge işareti sağ elin yarıya kadar kaldırıp Hall Hitler gösterisi meşhurdur. Üst dudaktaki kesme bıyık o günün pek çok ülke insanını da moda olmuştur. Çatık kaş, gülmeyen suratlar diktatörlüğün göstergesi, astığım astık, kestiğim kestik anlamı taşırdı.
                İkinci diktatör faşist İtalyan şefi Musolini şehvetli konuşması, güzel vücut dili, siyah gömleği dazlak başıyla tam bir faşo görüntüsü sergiler tüm İtalyan toplumunu arkasına takıp İkinci Dünya Savaşının ateşine atmayı başaran ender yetenekli diktatörlerden biridir.
                Daha yakın tarihimizde, Şili’de Pinohce, Portekiz de Salazlar, İspanya’da Franko, düne kadar Laik, Demokratik, Sosyal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) hariç tüm İslam ülkeleri krallıklar ve de adı Cumhuriyet Suriye-İran gibi ülkeler diktatörlerce yönetiliyor.
                Bugün ülkemizde Rabia selamı, Dolmabahçe Saray’ının ikinci başbakanlık köşkü, Boğaziçi Huber köşkünün cumhurbaşkanının diğer yerleşkesi olarak kullanılması, Amerika’nın Tarabya başkonsolosluğunun kale içinde geleceğin büyük elçilik olarak tasarlanmış ve yapılaşmış olması her şeyi açık seçik gösteriyor. Bereket Atatürk temeli sağlam atmış, bina yıkılıyor, temel duruyor.
                Hoşçakalın.