112699889 kişi ziyaret etti 28 Kasım 2014 Cuma  4:42
Abone Ol | Reklam Ver | Bize Yazın | İletişim


                                


21.03.2011

       
Yazdır Gönder
Paylaş    

 


Nusrat Mayın Gemisi
 

 
NUSRAT MAYIN GEMİSİ
Nusrat Nasıl Bir Gemiydi?
Nusrat Mayın Gemisi, 1912 yılında Almanya'nın Kiel şehrinde Germenia tezgahlarında inşa ettirilmiştir. Eni: 7,4 m. Boyu: 40m. Çektiği su: 2 m. Sürati: 15 mildir. Bu tekne dar alanlarda kolayca manevra yapabiliyor ve az su çektiğinden mayın alanları üzerinde güvenle dolaşabiliyordu. Gemi 3 eylül 1914'te Çanakkale'ye getirildi.

 

Nusrat'ta İki Kahraman Yüzbaşı
 
Hafız Nazmi Bey: Balkan Savaşı'ndan sonra Çanakkale Boğazı Mayın Grup Komutanlığına ve klavuzluğa atanmıştır. Balkan Savaşı'nda bir iki düşman gemisi batırmakla da ün yapmıştır. 18 Mart 1915 tarihinde kazanılan başarıda büyük pay sahibi olan Hafiz Nazmi binbaşılıktan emekli olmuştur. Son günlerine kadar denizden ayrılamayan Binbaşı Nazmi Akpınar 65 yaşındayken 5 Mayıs 1940 günü hayata gözlerini yummuştur.
 
Tophaneli Hakkı Kaptan: Nusrat Mayın Gemisi komutanıdır. Bu önemli görevden iki gün önce kalp krizi geçirdiği halde, bu tarihi görevi Hafız Nazmi Beyle paylaşmak istemiş hayatından fedakarlık ederek onunla birlikte ve Nusrat'ın komutanı sıfatı ile göreve çıkmıştır. Mayınları döşedikten sonra geri dönüş esnasında düşman gemilerinin projektörlerle denizi taraması sırasında Nusrat'ın görülebileceği endişesi ve üzüntüsüne dayanamayıp yeni bir kalp krizi ile Çanakkale'ye dönmeden şehit olmuştur. Diğer Nusrat personeli: Güverte Yüzbaşısı Hüseyin, Önyüzbaşı Çarkçı Ali, İkinci Çarkçı Ahmet, Üçüncü Çarkçı Yüzbaşı Hasan, Elektrik Zabiti Mülazım Hasan, Top Zabiti Mülazım Kadri Bey ve elli dört Nefer.
 
Mayınlar Nasıl Döşendi ?
 
6 Mart gecesi Cevat Bey, Mayın Grup Komutanı Hafız Nazmi Bey'e "Oğlum! Sana çok önemli bir görev veriyorum. Vatanın selameti bu görevin başarıyla yerine getirilmesine bağlıdır. Yarın akşam, Nusrat'ın son yirmi altı mayınını şu gördüğün karanlık limanda kıyıya paralel olarak dökeceksin. Düşman hareketinizi seçer, size saldırıya kalkışırsa kıyı toplarımız önceden aldıkları talimata uygun olarak hareket edecek ve sizi himaye ateşiyle koruyacaktır. Kendinizi göstermemeye çaba harcayın. Allah yardımcınız olsun".
 
Mayınların kıyıya paralel dökülmesi ve mahalin karanlık liman olarak seçilmesi son derece dahiyane bir fikirdi. Düşman gemileri boğaza giriyorlar, görevlerini tamamlayan zırhlı arkadakilerin yollarına engel olmamak için Karanlık liman' da dönüş yapıyorlardı. Nusrat'ın dökeceği mayınlar kıyıya paralel olup manevra hattına dik olarak yerleştirilecekti.
 
Nusdatın, büyük bir kahramanlıkla karanlık bir gecede, Karanlık Liman'ın, kapkara sularına serptiği bu mayınlar, Osmanlı Bahriyesi'nin elinde mevcut son mayınlardı.
 
7 Mart'ı 8'e bağlayan gece yarısı Nusrat Çanakkale'den demir aldı. Gemide sessizlik hakimdi. Tüm ışıklar söndürülmüştü. Gemi Karanlık Liman'a yol aldı. Düşman projektörleri denizi tarıyordu. Anadolu yakasındaki Akyarlar'a birer birer sessiz bir şekilde mayınlar bırakılmaya başlandı. Birkaç dakikada tüm mayınlar planlandığı gibi sulara indi. Geri dönüş esnasında düşman devriyelerinin Nusrat'a doğru projektör yakması tüm gemi personelinin yüreğini ağzına getirmişti. O an bir mucize gerçekleşti. Nusrat'ı korumakla görevli Türk devriyelerinin projektörleri Nusrat'ı düşmana karşı karambole getirdi. Bu ışık kavgası esnasında sessizce Çanakkale'ye yol alan Nusrat Mayın Gemisi görevini tamamlamıştı. Ancak gemi komutanı Hakkı Bey daha öncede bahsedildiği gibi Çanakkale'ye dönmeden şehit düştü.
 
Mayınların döşenmesinden on gün sonra düşman saldırıya geçmişti. İkmal için geri dönen gemiler onları bekleyen sürpriz'den habersizdiler. Ardı ardına patlamalar meydana gelmeye başladı. 7-8 Mart gecesinde dökülmüş, tüm taramalara rağmen fark edilememiş mayınlar sayesinde savaşın kaderi değişmişti. İlk olarak 639 kişilik mürettebatıyla Bouve adlı zırhlı battı. Ardından İnflexible ve Bolva sulara gömüldüler. İngilizler 18 Mart günü meydana gelen bu talihsizliğin mağlubiyetin acısını son taramasını yaptıktan sonra mayın yoktur raporunu veren pilottan çıkardılar.
 
Müttefikler Açısından 18 Mart Zaferi
 
İngiliz General Oglander'in "Çanakkale-Gelibolu Askeri Harekatı" adlı eserinin 1. cildinde: "Pek uygun başlamış olan gün bu meçhul mayın hattının olağan üstü ve ortalığı kırıp geçiren başarısı yüzünden, tam bir başarısızlıkla sona erdi. Bu yirmi mayının seferin talihi üzerindeki etkisi ölçülemez."
 
Bahriye Nazırı Winston Chuchill 1930'da "Revue de Paris" dergisinde olayı şöyle yorumlamıştır: "Birinci Dünya Harbi'nde bu kadar insanın ölmesine harbin ağır masraflara maal olmasına, denizlerde onca ticaret ve savaş gemisinin batmasına başlıca neden, Türkler tarafından bir gece önce atılan o incecik çelik halat ucunda sallanan yirmi altı adet mayındır."
 
"Nusret'in gizlice döktüğü bu 26 demir kap, savaşın devamı ve dünyanın geleceği bakımından, diğer tüm çabalardan daha tam ve daha kesin sonuçtu. Hedeflere varmak içindi. Bu engel, İngilizler tarafından başarıyla başlatılmış olan Çanakkale Operasyonunu durduran bir çok psikolojik karışıklıklar doğurdu. Yalnız başına bu mayın engelidir ki Türkiye'yi bir yenilgiden kurtardı ve savaşı uzattı."

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Bugün Biraz Karışık 11.04.2011
Balıkçılarımız ve Denizler 04.04.2011
Martılar ve Sarıçay 29.03.2011
Nusrat Mayın Gemisi 21.03.2011
Gelibolu Mevlevihanesi 14.03.2011
Aslan Handa 08.03.2011

 

 

Köşe Yazıları
Evrensel ve Birgün gazetelerini destekliyorum.
Sermet Atadinç
2015’ten niçin korkuyorum?
Haluk Şahin
‘İSRAFA’ Üzülene Bak!
Turgut Çamer
Sürü…
Telat Koç
“Baba-m”
Gemici
USTA ÇIRAK BULUŞMASI
Naci Sapan
Çanakkalespor kazandı, ama;
Cahit Göveren
TARİHLE GERÇEK YÜZLEŞMEYİ KİMLER YAPABİLİR!?
Ensar İlyasoğlu
AZ SONRA
Ruşen Fuat
Laptop
Türker Savaş
HİMALAYA DAĞLARI - AMA DABLAM (6856 m.) TIRMANIŞI
Ercan Karaman
MİLLİ GELİR DAĞILIMINDA MAKAS AÇILIYOR
Hasan Küçükoba
Tribün anarşisi!
Konuk Yazar
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ BELİRTİLERİ
Hakan Şahintürk
 
 

 

 

2613