112098811 kişi ziyaret etti 25 Ekim 2014 Cumartesi  3:35
Abone Ol | Reklam Ver | Bize Yazın | İletişim


                                tsavas@comu.edu.tr


16.05.2012

       
Yazdır Gönder
Paylaş    

 


Bülbül
 

...
Müjde ey güzel kuşum
Bahara erdi kışım
Gülüyor içim dışım
Çile bülbülüm çile
...
 
Üç haftadır evimizin yanındaki koruda şakıyan bülbülleri dinliyorum. Dur durak bilmiyorlar. Nadiren ara veriyorlar; muhtemelen yiyecek ve su bulmak için. Tüm kuşların sustuğu gece dahi devam ediyor muhteşem konserleri. Gece yarısı, sessizlikten de yararlanarak şakımaları doruğa ulaşıyor. Bir iki saatlik bir aradan sonra saat 03 civarında tekrar başlıyorlar.
 
Bülbül, Latince adıyla Luscinia megarhynchos, Dünya halklarının neredeyse tümünde, yukarıda bir dizesi verilen ve güftesi Ali Vecdi Bingöl'e, bestesi Saadettin Kaynak'a ait muhayyer şarkıdaki dizelerde de anlamını bulduğu gibi, baharın müjdecisi olarak görülür.
 
Birçok şaire, bestekara, atasözlerine ilham kaynağı olan bülbül, Yusuf Nalkesen'in hicaz şarkısında da dillendirdiği, özellikle güle olan aşkıyla ünlüdür.
 
Bülbülün çilesi yanmakmış güle
Ömürler geçiyor ağlaya güle
Yolcuyuz cümlemiz hep o meçhûle
İçelim a dostlar neş'e dolalım
İçelim bu akşam sermest olalım
...
 
Farklı bir türün "sesi" diğer bir türü neden bu denli etkiler?
 
Bu soru alelade bir soru değildir. Çünkü bülbül sesi insana neşe ve hüznü aynı anda verir. Hem neşeli şarkılarda ya da şiirlerde hem de hüzünlü şarkılarda ya da şiirlerde bülbüle atıf bulabilirsiniz.
Bu ses insanı o denli çekiyor ki; hatırlıyorum gençliğimde gece yarısı Sarıçay boyuna, bülbül dinlemeye giderdik arkadaşlarımla. Ne yazık ki "ömrü" çok kısadır bu sesin, yılda 4-6 hafta ya sürer ya sürmez. Bu süreyi uzatabilmek için bülbüller yakalanıp kafese konur, ancak nafile...
 
"Bülbülü altın kafese koymuşlar ille de vatanım demiş"
 
Bülbül, kafeste yetiştirilmesi en zor kuş türüdür desek yanlış olmaz; hele ki kafeste ötmesini sağlamak neredeyse olanaksızdır.
 
Kayıtlı bülbül sesi de asla canlısı gibi olmuyor. Belki kafeste kolay yetişen başka bir kuşa öğretsek... Kanaryaları büyütürüz kayıtlı bülbül sesiyle; neredeyse aynı sesi taklit edebilecek kanaryalar çıkar, bir tek farkla bunların bülbüldeki gibi "nağme" aralarında "esleri" yoktur. Bunlar da aynı tadı veremezler.
Sanırım bülbülün ötüşünü sunduğu ortamın akustiği ve ilkbaharın gönüllerimizde yarattığı hoşluk da bülbülün sesinin çekiciliğinde etkili...
 
Toplumsal gerginliğin gerek genelde gerekse yerelde tepe yaptığı şu günlerde bülbül sesi adeta terapi etkisi yaratıyor. Bu süreci daha yoğun yaşamak için geceleri dahi uyumak istemiyorum.
Bülbül sesini tanıyan insanlar şu günlerde bülbülü dinlemek istiyorlar. Yaşamın huzur veren yönlerinden birisidir bu. Herkes kendine göre yaşamını sürdürmek istiyor. Aslında kimsenin yekdiğerinin yaşamından istediği bir şey yok. Normal olan budur. Ancak birileri durmadan "yaşamlarımızı" yönlendirmek, planlamakla meşgul. Dün Ali yaptı bunu, bugünse Veli sırada...
Bülbüllerimizi rahat bırakın kardeşim; yaşam alanlarına girmeyin. Biz bülbülleri dinlemeye devam etmek istiyoruz. Biz çocuklarımızın da bülbül dinlemelerini istiyoruz. "Demokraside" bülbül dinlemek isteyen varsa bülbül dinler!
 
Ortak yaşamda bu güzelliklerin yaşaması için mücadele etmeliyiz; çirkinlikler, müdahaleler durmalı...
Bülbülün tüm bunlardan haberi var mıdır bilinmez. Ancak ne kadar güzeldir ki en ünlü insanların (!) dahi seveni ve sevmeyeni bulunur da bülbülün sevmeyeni bulunmaz. Bülbül tüm gönülleri birbirine bağlar.
 
Keşke bilebilse bunu; keşke biz anlayabilsek bunu...
 
...
Bülbül olup öteyim, dost bahçesinde yatayım
Gül oluben açılayım, ayruk dahi solmayayım
Aşkdır derdin dermanı, aşk yoluna koydum canı
Yunus Emre eydur bunu, bir dem aşksız olmayayım

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Konya 22.10.2014
Kobane 12.10.2014
Akademisyenin saygınlığı 08.10.2014
"Birleşik mücadele zamanı" 01.10.2014
Ziraat Mühendisleri Odası 28.09.2014
Çöp 24.09.2014
Nüfus patlaması... 21.09.2014
Nasıl bir Rektör? 14.09.2014
Us 10.09.2014
Rektör adayı 07.09.2014
Değerli (!) mutsuzluk 03.09.2014
İsimler ve kişilikler 31.08.2014
“Suriyelileri istemiyoruz” 27.08.2014
Roşia Montană Çevre Şenliği 23.08.2014
Balkanlar 21.08.2014

 

 

Köşe Yazıları
Gelinen nokta; ‘yönetemezlik’
Sermet Atadinç
Bozcaada'nın yazgısı
Haluk Şahin
VALİ ÇINAR’A AÇIK MEKTUP – 2
Turgut Çamer
İz !!!
Telat Koç
"Ben seviyorum..."
Gemici
Seba'nın ardından
Cahit Göveren
DÜNYAYI BAŞLARINA YIKMAK!...
Ensar İlyasoğlu
YETTİ GARİ
Ruşen Fuat
Konya
Türker Savaş
Bulutların Üzerinde Bir Kadın!
Ercan Karaman
BARIŞ DİLİ
Hasan Küçükoba
Başarı mı? Ahlak mı?
Konuk Yazar
Çocuk ve Yalan
Hakan Şahintürk
 
 

 

 

1588