1974 Kıbrıs namustur

21.07.2021         



Değerli okurlarım ;
Bugün konumuz 1974 Kıbrıs Harekatı. Sabah  televizyon haberlerinde bir kare gördüm. İnanın ki çok üzüldüm. Devlet Bahçeli ve Oğuzhan Asiltürk uçaktan inerken zor yürüyorlardı. Bunu tüm Türkiye görmüştür. Yaşlılık Allah`ın emri, o köprüden geçiceğiz ama Allah önce akıl, vicdan, iman versin. Bu Oğuzhan Asiltürk`ü pek sevmişler. Adamın ayakta yürüyecek mecali yok fakat istikbal korkusundan hala kurtulamamış. Erbakan Hocanın davasınada ihanet ediyor. Rahmetli Erbakan ölene kadar bunlara demediği laf kalmadı fakat bu Oğuzhan Asiltürk davasının adamı falan değilmiş. Bu uzay ve teknoloji çağında her haberi saniyesinde izleyebilen toplum ne düşünüyor acaba? Bu kadar mı halkı salak sanıyorlar? Halk sözlere kanabilir, o eski cahil kalmamış. Gazete bile okuyamayan, okumamış insanları bugüne kadar kandırdınız. Bugünden sonra zor kandırırsınız. Z kuşağı yalancıları biliyor, son noktayı koyacaktır. Kıbrıs Harekatı, ülkemizin gurur günlerinden bir gündür. Türk halkının kurtuluş savaşlarından biridir. Hiç bir partinin babasının hava atma yeri değildir. Parti siyasetinin yapılacağı bir arena değildir. Bu ne cürettir ki diğer parti genel başkanlarının çağrılmaması nedir? Bu kindarlık bu ayrımcılık bu ötekileştirme nedir? Ağalar Allah aşkına, müslüman bir ülkenin devlet yöneticileri, size hiç yakışmıyor halkın önünde birbirinizi aşağılamanız. Ben Türkiye Cumhurriyeti  liderlerine yakıştırmıyorum. Birbirlerine kinle, küfürle hakarete varan laflar... Birlik olun! Artık kimsenin kaçacağı bir dünya yok, artık hesap ta burda verilecek. Hesap ta burda sorulacak. Yok öyle artık! Ülkeyi küresel devletlerle iş birliği yapıp kaçmak. Daha dün fetönün haydutları kaçtı gitti. Yarın da başkası kaçamasın. Bizi dünyaya daha fazla rezil etmeyin. Dünya, ülkemize göre politikalar belirlerken, Türkiye aleyhine propakandalar yaparak, devlet başkanları ve başbakanlar seçiyor. Bunu görmüyor musunuz? Duymuyor musunuz? İstihbarat birimlerimiz uyuyor mu? Danışmanlarımız uyuyor mu? Danışman demek ne demektir biliyor musunuz? Devleti yönetenlerin danışacağı yerler demektir. Danışman seçerken  konunun uzmanı seçilmediği belli. Yağcılar ve torpilli adamlar seçiliyor. Onun içinde diplomasi çok zayıf ve sesi çıkmayan, itiraz edemeyen danışmanlar var. Devleti savunan yok. Kişileri savunan danışmanlar ve elçiler, bakanlar seçiliyor. Seçilirken ölçüleri alındığı için nereye kadar adım atabildikleri için fikirlerini soran bile yoktur. Orada öyle yüksek maaşlar alan koca koca adamlar, hepsinin çocukları Amerika`da okuyor. Geleceğin devlet adamları değil, geleceğin devlet başkanı adamlarının uşakları olarak geri dönüyor. Bir de orda FBİ yada CİA ajanlarına değmişlerse eyvah eyvah. Egemen Bağış gibi adama büyük elçilik verdiler, kovamıyoruz bile. Bu dönem umarım farklı olur. Onun bunun çocukları değilde, halkın çocukları adam gibi sınavlarına girer. Layıkı ile makamlara gelirler. Devlet başkanlarımızı da umarım artık yağ, salça, kömür, koli dağıtanlar değil de adalet dağıtan adamları seçeriz. Futbol takımı tutar gibi siyasi parti taraftarı olmayın. Türkiye Cumhuriyeti taraftarı olalım. Başka Türkiye yok beyler! Dünya, ülkemize elini kolunu sallıyarak geliyor. Avrupa, Amerika kimlikle geliyor. Biz vize alamıyoruz. Onlara gitmek için devletin tepesi ve yandaşları nasıl olsa gidiyorlar. Gri, yeşil, kırmızı pasaporlarla... Bize de bordo vermişler ancak üçüncü dünya ülkelerine gidebileceğimiz. Buna artık dur diyelim. Stop diyelim stop!!

771
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER