ATILGANLIK, ÇEKİNGENLİK VE SALDIRGANLIK

29.12.2022         

Atılgan davranış biçimi, kişinin kişisel haklarını kaygı yaşamadan savunabilmesi olarak nitelendirilmektedir. Aynı zamanda kendi haklarını savunurken başkalarının haklarının da çiğnenmeden uygun bir şekilde ifade edilmesidir.

Bunu yaparken kendinizi kötü hissetmeden, endişe duymadan iyi hissetmenize yardımcı olan bir davranış biçimidir. Atılganlık beceri eğitimi, bilişsel davranışçı kuram temel alınarak geliştirilmiş bir beceri eğitimidir. Duygu ve düşüncelerini ifade etmekte güçlük çeken ve kişiler arası ilişkilerde kişisel haklarını savunmakta yetersiz kalan bireylerin atılganlık becerilerini geliştirmesine yönelik yapılan çalışmalardan oluşur. Bu çalışmaların içerisinde atılganca düşünebilme becerisi, rol oynama, gevşeme eğitimi, davranışın pekiştirilmesi ve uygun davranışların model alınması vardır.
 
Atılganlık bir beceri eğitimi olduğu için doğuştan gelen bir özellik değildir. Dolayısıyla atılganlık becerisi kendini geliştirmek isteyen her bireyin öğrenebileceği bir davranış biçimidir. Bu eğitim, kişilerarası ilişkilerde zayıf olan kişisel özellikleri güçlendirmeyi hedefler. Kişinin yaşamında daha aktif, benlik saygısının arttığı, depresyon düzeyinin ve olumsuz duygulanımın düştüğü aynı zamanda karar verme becerisinin gelişmesine katkı sağlayan bir beceri eğitimidir.
 
Her birey atılgan, çekingen ve saldırgan davranışlara sahiptir. Bu davranışları gösterme şiddeti ve yoğunluğu; kişinin bulunduğu ortama, kişiye ve kültüre göre değişkenlik göstermektedir. Atılgan düşünce ve davranış biçimi konusunda farkındalık kazanabilmek için atılgan, saldırgan ve çekingen davranış biçimleri arasındaki farkın öğrenilmesi gerekir.
 
Her birey atılgan, çekingen ve saldırgan davranışlara sahiptir. Bu davranışları gösterme şiddeti ve yoğunluğu; kişinin bulunduğu ortama, kişiye ve kültüre göre değişkenlik göstermektedir. Atılgan düşünce ve davranış biçimi konusunda farkındalık kazanabilmek için atılgan, saldırgan ve çekingen davranış biçimleri arasındaki farkın öğrenilmesi gerekir.
 
Atılgan, Saldırgan ve Çekingen Davranış Biçimleri:
Saldırgan Davranış : Saldırgan davranış biçiminde, kişi kendi haklarını korumak isterken diğerlerinin haklarını göz ardı eder. Başkaları adına seçimler yapar. Bu nedenle saldırgan davranan, karşısındakinin incinmiş, önemsiz ve değersiz hissetmesine yol açar. Genelde cezalandırıcı, suçlayıcı ve aşırı talepkardır. Hatta fiziksel saldırıyı dahi içerebilir. Ses tonu kaba ve alaycıdır. Karşısındakini hakimiyeti altına alır. Küçümseyici bakışlarla etrafına bakar. Vücut dili gergin ve parmaklarını çok sık kullanır. Vücut mesafesi karşısındakine çok yakındır.
 
Çekingen Davranış: Çekingen davranış biçiminde, kişi kendini ifade edemez ve duygularını göstermekte tutuk davranır. Kendini suçlu ya da öfkeli hisseder. Konuşurken ses tonu oldukça yumuşak ve kısıktır. Konuşması kararsız ve duraksamalarla doludur. Göz teması kurmaktan kaçınır. Vücut biçimi hareketsizdir. Omuzlar düşük ve kambur durma eğilimindedir. Özellikle sözel ve sözel olmayan mesajların karşı tarafa aktarımı uygunsuzdur. Örneğin; kızgınlık dile getirilirken gülerek anlatır.
 
Atılgan Davranış: Atılgan davranış biçiminde, kişi kendi düşünce ve duygularını rahatlıkla ifade eder. Konuşma akıcı, açık ve söylemek istenen doğrudan ifade edilir. Ses tonu kullanımı duruma ve kişiye uygundur. Ne çok yüksek, ne de kısıktır. Konuşma sırasında göz göze gelmekten kaçınmaz. Yerinde ve uygun bir şekilde göz teması kurar. Vücut biçimi dik ve kendinden emin mesajı verir. Konuşma sırasında kişiler arası mesafesi duruma uygundur. Sözel ve sözel olmayan mesajların karşı tarafa aktarımı uygun bir şekilde yapılır. Diğerler insanlarla aynı fikirde olmadığını kabul edebilir ve kendi görüşlerini olumlu bir şekilde diğerleriyle paylaşabilir. Başkalarını küçümsemez ya da düşünceleriyle etki altına almaz. Olumlu ya da olumsuz duygularını uygun bir dille ifade edebilir. Kişilerarası iletişimde her iki tarafın eşitliğine önem verir.
 
Sözlü ve sözsüz davranış biçimleri atılgan davranışın en önemli öğeleridir. Hayır diyebilme becerisi, ricada bulunabilmek, duygularını olumlu ya da olumsuz karşı tarafa aktarabilmek, konuşmayı başlatma, sürdürme ve sonlandırma becerileri sözlü davranış biçimlerini oluşturur. Bunun yanı sıra vücut duruşu, göz ilişkisi, mesafe, beden duruşu, yüz ifadesi ve ses tonu sözsüz iletişim biçimlerini oluşturmaktadır.
 
Genetik özelliklerin çevresel koşullarla olan girift ilişkisi, bireylerin mizaç yapısının oluşmasında ciddi bir etkisi vardır. Genetik koşulların değiştirilemeyeceği gerçeğini kabullendikten sonra çevresel koşulların değiştirilmesinde etken durumda olan anne baba tutumlarının çocukların mizaçlarına etkisi incelemek en doğru yoldur. 
 
Azarlamada cömert, övgüde cimri olan anne baba tutumu çocuk üzerinde önemli boyutta olumsuz etkiye sahiptir. Onaylanılmayan ve değerli oldukları hissettirilmeyen bir ortamda büyüyen kişilerin elbette kendilerine güveni az olur. Otoriter eğitim biçimi kendi çaresizliğini ödüllendirirken aynı zamanda pasif, edilgen veya saldırgan bireyler ortaya çıkarmaktadır. İster pasif ister saldırgan sonuçta bu iki farklı tutum gelişen özgüvensiz kişilikten kaynaklanmaktadır.
 
Bireyin kendi değerini bilmesi için öncelikle insan olduğuna dair haklarının farkında olması gerekmektedir. Temel haklarını ailede öğrenmek ve bu haklarına saygı duyulan bir ailede yetişmek çocukların atılgan mizaçlı bir birey olabilmesine destekleyici unsur olacaktır.

937

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER