TÜKODER Şube Başkanı Berkit; "Sosyal önlemler alınmalı, vergiler düşürülmeli"

14.08.2018         

Tüketici Koruma Derneği (TÜKODER) Şube Başkanı Ali Rıza Berkit, yükselen döviz kurlarının tüketici üzerindeki etkisini gazetemiz Çanakkale OLAY'a değerlendirdi. Önümüzdeki günlerde tüketicileri zor günlerin beklediğini belirten Berkit, hem merkezi hükümetin, hem de yerel yönetimlerin sosyal önlemler alması gerektiğini söyledi. Berkit, önlem olarak tüketim dışında alınan bazı vergilerin alınmaması gerektiğinin altını çizdi.

 Son haftada yaşanan döviz kurundaki artış toplumun tüm kesimini tedirgin etmeye devam ediyor. TÜKODER Şube Başkanı Ali Rıza Berkit, döviz kurunda yaşanan artışın tüketiciler üzerindeki etkisini gazetemiz Çanakkale OLAY’a değerlendirdi. Tüketicilerin zor günler yaşayabileceğini belirten Berkit, kurlardaki artışın yaşanan dış siyasi gerilimlerin yanı sıra üretimin olmayışı ithalata dayalı ekonomi politikalarının da etkisi olduğunu söyledi. Bu tür krizlerde birçok devletin tüketiciyi destekleme programları uyguladığını ifade eden Berkit, ilk aşamada temel tüketim maddelerinden alınan yarı yarıya oranında vergilerin alınmaması gerektiğini belirtti. Berkit; “Hem yerel yöneticilerin hem de merkezi hükümetin tüketicilerin yaşamlarını kolaylaştıracak sosyal kararları almalarını bekliyoruz” dedi. Döviz kuruna bağlı olarak temel gıda maddelerine ciddi zamların gelebileceğini ifade eden Berkit; “Bir ülkede tüketim olmazsa çarkın dönmesi imkansız” dedi. 

 
“Tüketim 75, toplam ödeme 146 TL”
Ekonomi sıkıntıdan çıkılmasında en önemli kurtuluşun tüketicinin alım gücünün yükseltilmesi olduğunu belirten Berkit; “Toplumun tüm katmanları zor günlerden geçiyor. Üretimin az olması, ithalata dayalı bir politika izlenmesi geldiğimiz noktada doların çok yükselmesi. Ülkede de genel giderlerinin dolara bağlı olması, başkalarının dediği gibi artık biz dolarla iç içe olmuşuz. Dolar yaşam biçimimiz haline gelmiş. Bu anlamda da kurtuluşun, bunun yumuşamasının yolu da tüketicilerin ekonomik durumunun düzeltilmesinden geçiyor. Acil ilk aşamada yapılması gereken tüketicilerin ekonomik durumunun düzeltilmesi buda ilk aşamada vergilerin azaltılması ile başlayacak. Son günlerde hepimizin ortak görüşü ve düşüncesi hepimizin gözlemleri, en temel tüketim maddesi olan elektrik faturalarında rekabet özelliği olmayan elektrikte 146 lira fatura bedelinin yalnızca 76 lira tüketim bedeli. Yani elektrik tüketimimiz 76 lira ancak faturanın tamamı 146 lira. Acilen bunun sadece eklektik tüketiminin parasının ödenmesi lazım. Ülkede tüketicilerde para yoksa esnafın durumu da çok kötü oluyor. Tüketici para harcamayınca esnafta hiçbir şey yapamaz. Şu anda iflaslar başlayacak. Bu yerel yönetimlerden de bekliyoruz. Akıllı sayaçlardan aldığınızda bunun 35 lirası su tüketim bedeli ise geri kalanı ise vergi. Bunların hızlı bir şekilde çözülmesi lazım. Tüketicilerin ekonomik durumunun düzeltilmesi lazım. Tüketicilerde para olmazsa esnafta zor durumda kalacaktır. Vatandaşın parası olmayınca taksiye binemeyecek taksicinin burada yaşamını sürdürmesi imkansız hale gelecek. Gelişmiş ülkelerde bu tür krizlerde devlet vatandaşlar para dağıtarak piyasanın hareketlenmesini sağlıyor. Bizde ülkemizde bu kriz döneminde vergilen azaltılmasını ve tüketicilerin ekonomik durumunun biraz daha düzeltilmesini bekliyoruz. Bununla ilgili çok fazla sert şeyler söylemek istemiyoruz. Çünkü ülke zaten yeterince sert bir sürecin içerisinde. Bu anlamda da hızlı bir şekilde hem yerel yöneticilerin hem de merkezi hükümetin tüketicilerin yaşamlarını kolaylaştıracak sosyal kararları almalarını bekliyoruz” dedi.  
 
“Temel gıda maddelerine zamlar gelecek”
Yaşamımızın her alanı temel tüketim maddelerine bağlı. Geçtiğimiz günlerde süte 3 kuruşluk bir zam yapıldı ve hemen ithal yem ürün fiyatları yükseldi. Bazen insan ekonominin düzeltilmesinin kolay olduğunu gözlemliyor. Ancak nedense bazı insanlar sanki bunu istemiyor. Uzmanlar süte 50 kuruş zam yapılsın et fiyatları düşecektir diyorlar. Doğrusu mantıklısı da bu. Süte yapılan zam, sütün daha fazla olması demek. Hayvanların yeni doğum yapması, üretimin artması buzağıların ve danaların artması demektir. Bunlar otomatik olarak kendiliğinden artacaktır. Ancak süt fiyatları düşük olduğunda süt hayvanları kesiliyor. Bu sefer süt üretilmeyince hayvan üretimi de bitiyor. Bu defa da dışarıya bağımlı hale geliyoruz.  Dışarıya giden para, dolar olarak gidiyor. Doların yükselmesi de ülkemizde doların az olmasında kaynaklanıyor. Yaşamımızın büyük bir kısmı dolara bağlı. Her alanda temel tüketim maddelerine bu saatten sonra ciddi zamlar gelecek. Bunları durdurmak imansız. Yapılmazsa o firmalar iflas edecek ya da aracı kuruluşlar iflas edecek. Bu anlamda bizi zor günler bekliyor. Sosyal kararların alınması lazım. hem merkezi hükümetin hem de yerel yönetimlerin acilen sosyal kararları alması lazım. Bir ülkede tüketim olmazsa çarkın dönmesi imkansız. Çark olmayınca üretimde duracak yaşamın diğer alanları da duracak” dedi. 
(Eren Aşnaz)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER